ABD’de gençler sosyalizme yakın
13.08.2017 11:24 BİRGÜN PAZAR
Yeni Amerika için Öğrenciler ve Gençlik (SYNA) örgütünün kurucularından Dakotah Lilly, "ABD’de gençler eşitlikçi düzenden yana" diyor

ÖMÜR ŞAHİN KEYİF Washington @omurkeyif

Dakotah Lilly, Yeni Amerika için Öğrenciler ve Gençlik (SYNA) örgütünün kurucularından. 19 yaşında. ABD’nin hem ekonomik hem sosyal açıdan en hareketli kenti olan New York’ta yaşıyor. Politika okuyor. Sol eğilimli hareketleri genellikle kimlik siyasetiyle boğulmuş olan ABD’de ise, sınıf odaklı bir hat izlemek kolay değil.

Ancak şu bir gerçek ki Soğuk Savaş izlerinin hissedildiği ABD gençliği sosyalizme sıcak bakıyor. Geçen yıl yapılan Harvard Üniversitesi çalışmasına göre örneğin, yaşları 18 ila 29, arasında değişen gençlerin yüzde 51’i kapitalizmi desteklemiyor, yüzde 33’ü sosyalizmden yana görüş bildiriyor.

Dakotah Lilly’le bu nedenle konuşmak istedik. ABD’yi ve son dönemde eşitlik karşıtlığının somutlaştığı Venezuela krizini, bir de ondan dinledik.

» Yeni Amerika için Öğrenciler ve Gençlik (SYNA) nedir?
SYNA’yı kurduk; çünkü ortalama bir ABD’li işçinin kurumsal politikacılardan ve Hilary Clinton’da somutlaşan kurulu düzenden bıkmış olduğu, Donald Trump’ın yükselişiyle açıkça ortaya çıkmıştı. Kapitalizmin kurulu düzenin ta kendisi olduğuna dikkat çekerek insanları kendi hakları ve sosyalizm için savaşa davet ediyoruz. Sağcılar işçi sınıfının sorunlarının kaynağının dini ya da kişilerin rengi olduğuna inanmasını istiyor, fakat suçlular, büyük bankalar ve finansal kurumlar, yozlaşmış kurulu düzen politikacıları, CEO’lar ve yatırım fonu sorumluları… Kısaca oligarşi.

Çoğunluk sosyalizmden yana
» ABD gençliğinin dikkate değer bir kısmının, sosyalizmden yana olduğunu gösteren anketler var. Sence de öyleler mi?

Bence halkın çoğunluğu sosyalizmden yana, ancak etiket onlara itici geliyor. Soğuk Savaş’ın ve McCarthyci dönemin kalıntıları sürüyor. Yoksa işçi sınıfına mensup hangi kişi işlerin nasıl yapılacağı konusunda söz sahibi olmak istemez? Hangisi sömürünün durmasını istemez?

» Sence neden ABD Venezuela’yı düşman olarak görüyor?
Çünkü Venezuela ABD hükümetinde somutlaşan her şeye tehdit. Bunlar; savaş, işçi sınıfının talanı, zenginin ve güçlünün egemenliği, vb. Venezuela iyi bir örnek ve ABD’nin tek kutuplu dünya tasavvuruna direnme konusunda diğer ülkelere esin kaynağı. Venezuela’da yükselen hareket, daha iyi bir dünyanın mümkün olduğunu, işçi sınıfı gücünün farkına varırsa ve insanı kârın önüne koyarsa iyi şeylerin olabileceğini gösterdi.

Diğer bir neden ise Venezuela’daki büyük petrol rezervleri. Bence pek çok ABD’li işçi Venezuela ve Hugo Chavez’i bir şekilde olumlu olarak görüyor. ABD’deki yan kuruluşu CITGO aracılığıyla, Venezuela petrol kuruluşu PDVSA ve Bolivarcı Devrim, düşük gelirli ABD’liler için milyonlarca litre yakıt sağladı. Bu kendi hükümetimizin bizim için yaptığından fazlası! Fakat bence işçi sınıfının çoğunluğu muhtemelen, anaakım medyanın Venezuela’ya ilişkin kurgusal tasviriyle doldurulmuş durumda.

Özgürlük savaşçısı gibi gösterilirler
» Anaakım medyanın rolünü nasıl tanımlarsın?

Rezil. Bu ülkedeki anaakım medya altı kadar büyük şirketin elinde. Bu ülkedeki medya, Venezuela’daki muhalefetin halka ve hükümete karşı kullandığı terörü asla haberleştirmez. Haberleştirseler bile bunu muhalefetten yana tavır alarak yaparlar.

Muhalefet medya tarafından özgürlük savaşçıları olarak gösterilir. Oysa onlar zenginlerdir ve kuklaları halkı terörize ederek devrimi yenmek ve devrimin ellerinden aldığı sömürme güçlerini ve saltanatlarını geri almak isterler.

Ama tabii, Venezuela’da uygulanan taktiklerin çok daha fazlasını tarihte gördük; ABD’nin hükümet üzerine hükümet devirdiğini, lider üzerine lider öldürdüğünü, devrim üzerine devrim sabote ettiğini… Sorgulamaya başladığınızda, bize söylenen yalanları ayıklamak zor değil.

» ABD Venezuela’ya nasıl müdahale ediyor?
ABD’nin Bolivarcı devrime sabotaj girişimleri Chavez’in ilk kez seçildiğinden bu yana devam ediyor. CIA, Chavez karşıtı darbede etkiliydi. Wikileaks belgeleri ABD’nin muhalefet tarafında yer aldığını doğruluyor. Ulusal Demokrasi Vakfı (National Endowment for Democracy) üzerinden, ABD hükümetinin içinde en vahşilerinin de olduğu muhalefet gruplarına yardım sağladığı kanıtlandı. Chavez sonrasında muhalefet ilk kez 2015’te seçim kazandığında Hillary Clinton “Biz kazanıyoruz, bizim tarafımız kazanıyor” demişti. ABD’deki, çıkarları tehdit altında olan yönetici elitlerin, bu savaşta payları var. Büyük ABD kurumları stoklama, üretimi reddetme ve tahrifat gibi yöntemlerle Venezuela’ya karşı ekonomik savaş yürütüyor. Aynı zamanda Venezuela hükümetinin üst düzey yetkililerine yaptırımlar uygulanıyor.

ABD’de ekonomik koşullar iyi değil
» ABD’nin Venezuela konusunda en çok kullandığı sözcükler ‘demokrasi’ ve ‘ekonomi’. Bu vurgu senin kulağına nasıl geliyor?

Bunlar moda sözcükler. ‘Demokrasi’ye prensipte çok az insanın karşı olabilir. (Demokrasi adına rejim değişikliği için bastıran elitlerle gerçek demokrasiden nefret edenler aynı). Moda olma durumu ‘ekonomik başarısızlık’ için de geçerli. Bu taktikleri daha önce de bir hükümet ABD’den bağımsız şekilde hareket etmeye çalıştığında ya da bu ülkede petrol bulunduğunda gördük. 1973’te Allende yönetimi altındaki Şili’de, Kontralar’ın fonlandığı Nikaragua’da, 2003’te Irak’ta… Liste devam edip gider…

» Özellikle ‘ekonomi’ konusunda bize ABD’deki koşulları anlatır mısın?
İşçi sınıfı çok zor durumda. Yetersiz beslenme, evsizlik tavan yapmış durumda, gerçek işsizlik oranı (hükümetin açıkladığı oran değil) iki haneli rakamlarda. Geçindirebilecek işler yok denecek kadar az. Kredi kartları ve öğrenci kredisi borçları trilyonlarca. Gelirler yerlerde sürünürken; gıda harcamaları, kira, ilaç, eğitim, giysi, ulaşım, elektrik, su ve ısınma faturaları kapıda. Okuma yazma bilmeme hâlâ üzeri örtülen bir sorun. Sosyal Güvenlik ödemeleri yaşlıları yoksulluğa teslim ediyor, gıda güvencesizliği artıyor. Temeli diğerlerinin emekleri üzerinden kâr sağlamayı gerektiren kapitalizm hiçbir zaman herkes için iyi bir yaşam sağlayamaz. Kapitalizmde kâr halktan ve onların ihtiyaçlarından önce gelir. Bolivarcı devrimin kısa zamanda yaptıkları en hafif ifadeyle muhteşem. Ücretsiz eğitim ve sayısız okul inşası, üniversiteler, okuma yazma oranındaki yükselme, toplum programları, yoksullar için inşa edilen yüzbinlerce ev. Sosyalizmin ABD’de neler başarabileceğini hayal edin.

Sıkıyönetim ilan edilirdi
» ABD’de muhalefet Venezuela’daki ABD destekli muhalefet gibi şiddet eylemleri yapsaydı ABD devletinin tutumu ne olurdu?

Sıkıyönetim ilan edilirdi. İnsanlar süresiz şekilde hapse konulurdu, en temel insan haklarından mahrum bırakılırlardı, sokaklarda dövülürler, polislerce vurulurlardı. Venezuela’da hükümet binaları ateşe veriliyor, Siyah Chavistalar diri diri yakılıyor, hükümet destekçileri vuruluyor, helikopterler kaçırılıyor, askeri üsler saldırıya uğruyor, polisler öldürülüyor ve onlara karşı el yapımı bombalar kullanılıyor. Hükümet buna karşılık ne yapıyor? Anayasaya uygun olarak Kurucu Meclis seçimlerine çağrı yapıyor ve muhalefeti bu seçimlere katılmaya çağırıyor. Bu nasıl bir diktatörlük? ABD bir diktatörlüğe Venezuela ise gerçek demokrasiye çok daha yakın.