alpertasbeyoglu

ABD’nin Suriye planı

Geçen hafta, IŞİD’e Karşı Koalisyon’un 79 üyesi, Başkent Washington’da bir araya geldi. ABD’nin askerleri Suriye’den çekme kararı üzerine gelen istifalar sonrası yapılan bu ilk koalisyon toplantısı, yönetimin müttefikleri bölgedeki varlığın sürdürüleceğine dair ikna turları kapsamında değerlendiriliyor. İstihbarat ve ordu yetkililerinin IŞİD’in bir tehdit olarak varlığını sürdürdüğü açıklamaları üzerine, ABD Başkanı Donald Trump ve Dışişleri Bakanı Mike Pompeo, konuşmalarında IŞİD’le mücadeleye devam edecekleri konusunda garanti verdiler.

Toplantıdan bir gece önce ise Donald Trump, Kongre’de yaptığı yıllık “Birliğin durumu” konuşmasında “ABD çıkarlarını ön plana koyan bir dış politika izleyeceklerini” hatırlattı. Çekilme kararına karşın Suriye, Trump’ın ABD’nin çıkarlarını binlerce kilometre ötede aradığı emperyalist dış politikasını uygulamaya çalıştığı alanlardan biri. Çekilme kararı sonrası ise merak edilen, bu alandaki politikalarını nasıl sürdüreceği.

Güvenli bölge

Çarşamba günkü koalisyon toplantısı öncesi yönetim yetkilileri, bir telekonferans düzenleyerek, gazetecilere bilgi verdi. Açıklamada, Suriye’de güvenli bölge için Türk yetkililerle görüşmelerin sürdüğü, planlanan durumla ilgili bilgi vermeye hazırlıklı olmadıklarını belirtildi. ABD Dışişleri Bakanı Mike Pompeo, aynı gün Fox’a verdiği röportajda ise Suriye’den çekilmenin Rusya’nın Suriye hava sahası üzerinde kontrol fırsatı verip vermeyeceğine ilişkin soruya da bölgedeki müttefikleri hatırlatarak yanıt verdi: “Oradaki düzenlemenin nasıl görüneceğiyle ilgili diyalog halindeyiz. Orada, Türklerle diyalog halinde olan arkadaşlarımız, Suriye’deki Kürtlerle diyalog halinde olan arkadaşlarımız var. Aynı zamanda İsraillilerle, Ürdünlülerle, bölgedeki tüm partnerlerimizle yakın ilişki içindeyiz…” Gazetecilerin sorularını yanıtlayan ABD’li yetkililer, Suriye’de politik çözüm hedefini de yineledi. Bush yönetimi döneminde, Dışişleri Bakanı Colin Powel’ın özel kalemi olan Lawrence Wilkerson, ABD’nin Suriye konusunda bir stratejisi olmadığı kanısında: “Bizim İran’a karşı sert retorik kullanmak, özellikle Yemen’de Suudiler’in gaddarlığını görmezden gelmek, Katar, Suudi Arabistan, Kuveyt, Bahreyn ve bölgenin başka yerlerinde büyük ölçüde askeri kuvvet bırakırken, Suriye’den küçük bir grubu çekmekten başka stratejimiz yok. Dahası eğer Trump’a inanırsak, Irak’ta İran’a karşı casusluk yapmak için askeri güç bırakacağız. Bütün bunlara strateji demek çok zor.” Suriye’nin geleceği ve güneybatı Asya’nın istikrarı konusunda asıl önemli olanın Soçi’de yapılacak olan görüşme olduğunu ileri süren Wilkerson’a göre, ABD’nin de bu görüşmede yer alması gerek. Yönetim yetkilileri arasındaki görüş ayrılıkları da yönetimin stratejiden yoksun olduğu kanısına destek. Dış Politika Yazarı John Feffer’e göre, İstihbarat yetkililerinin Suriye ve Afganistan’dan çekilme politikası konusundaki memnuniyetsizlikleri, “ABD siyasetinin bütün aygıtlarının yanıldığını itiraf etme konusunda” zorlanmalarından kaynaklanıyor.

***

Hastane faturası iflas ettiriyor

2010-2016 arasındaki 910 kişisel iflası inceleyen Tüketici İflas Projesi (CBP), iflasların yüzde 66,5’inin ailelerin ödeyemediği hastane faturaları ve hastalıkların neden olduğu iş kayıplarına bağlı olduğunu ortaya koydu. Araştırmayı yürüten Dr. David Himmelstein, Truthout’a verdiği röportajda, “Eğer Bill Gates değilseniz, iflasa tek bir ciddi hastalık uzaklıktasınız” dedi. ABD’de sağlık sistemi tamamen özel sigorta şirketlerinin eline bırakılmış durumda. Ülkede 29 milyon kişinin sağlık sigortası bulunmuyor.

Ay başında yapılan başka bir araştırmada ise ABD’nin yüzde 40’ının nakit birikimi olmaması dolayısıyla, iş kaybı gibi finansal bir kriz durumunda, yoksulluk sınırının altına düşeceği belirtildi.

***

Yeşil yeni anlaşma

Temsilciler Meclisi’nin Demokratik Sosyalist Üyesi Alexandria Ocasio-Cortez ve Senatör Ed Markey, geçen perşembe, kamuoyuna “Yeşil Yeni Anlaşma” başlıklı politika paketini açıkladı. ABD’nin küresel iklim değişikliği üzerindeki rolünün altını çizen 14 sayfalık politika önerisinde, sera gazı salımının sıfıra indirilmesi öngörülürken, temiz enerji altyapısına yatırım yapılarak, iş imkanlarının çoğaltılması hedefleniyor. Franklin D. Roosevelt’in 1930’larda ekonomik krize karşı benimsediği “Yeni Anlaşma”dan esinlenerek isimlendirilen ‘Yeni Yeşil Anlaşma’nın oluşturulacak bir yasa teklifi için çerçeve niteliğinde. Öneride, Yeşil Yeni Anlaşma’nın dezavantajlı topluluklar, işçi sendikaları, işçi kooperatifleri, sivil toplum kuruluşları akademi ve iş çevreleri arasındaki müzakereler sonucunda oluşturulması gerektiği belirtiliyor. Kongre’nin iki kanadının da gündemine oturan Yeşil Yeni Anlaşmanın yasa teklifi haline gelmesi için Kongre’deki komiteler tarafından onaylanması gerekiyor.

BİZİ TAKİP EDİN

359,916BeğenilerBeğen
55,851TakipçiTakip Et
1,086,766TakipçiTakip Et
7,818AbonelerAbone

BİRGÜN ÖZEL