Açlık!
ÖZLEM KÜÇÜK ÖZLEM KÜÇÜK
Bırakalım futbolu, memleketin sorunu saymakla bitmiyor. Milletçe genetiğimize kazınmıştır bir şeyleri kurtarmak ki bunların başında da önce memleket sonra futbol gelir

Bırakalım futbolu, memleketin sorunu saymakla bitmiyor. Milletçe genetiğimize kazınmıştır bir şeyleri kurtarmak ki bunların başında da önce memleket sonra futbol gelir. Bu nedenle hepimiz siyaset ve futboldan anlarız desek yanlış olmaz. Üzerine ne kadar konuşsak ikisinin de pek kurtulacağı yokken siyaset ve futbolun birleştiği olaylar neresinden tutsak elimizde kalıyor. 80 sonrası apolitik dediğimiz gençlik yetişirken, futbol neredeyse tarafsız olmanın sembolü sayılırdı. Belki de bu yüzden çıkmıştı “Ne sağcıyız ne solcu, futbolcuyuz futbolcu” lafı. Şimdi ise siyaset futbol dahil her şeyin içinde.

Memleketin ve futbolun ortak derdi ne deseler sanırım cevabım “açlık” olur. Büyüklerimiz eskiden “Aç insan her şeyi yapar” derdi. O zamanlar, o kafayla denmek istenenin sadece gerçek açlık olduğunu sansam da vasatlık, şuursuzlukla ve tabii ki cehaletle birleşen her türlü açlığın tehlikeli olduğunu sonradan anladım. Ve gördüm ki biz milletçe hep “açtık. ”Acıktıkça da saldırdık. Cinselliğe açtık, tecavüz ettik; eğlenceye açtık, düğün sonrası kurşun yağdırdık; galibiyete açtık, yenilince olay çıkardık; zenginliğe açtık, çaldık; başarıya açtık, doping yaptık... İşin en kötü yanı istenilenler elde edilse de açlığın geçmemesi; olsa olsa yerini “açgözlülüğe” bırakması. Ne kadar zengin, ne kadar kariyerli, ne kadar güçlü olunursa o kadar açgözlü olmaya...

Geçen hafta oynanan Bayburt Grup Özel İdare Gençlikspor-Fenerbahçe maçından sonra yaşananlar da hiç farklı değildi. Maç sonunda Fenerbahçe oyuncusu Diego formasını adet olunduğu üzere karşı takımdan bir oyuncuya veriyor. Tam o sırada AKP Bayburt İl Başkanı ve takımın asbaşkanı olduğunu öğrendiğimiz takım elbiseli kişi gelip futbolcunun elinden formasını almaya çalışıyor. Durumu fark eden Diego engel olarak, Bayburtlu sporcuya formanın onda kalmasını işaret ediyor. Fakat sonradan anlaşılıyor ki eninde sonunda Asbaşkan Hakan Kobal kendi oyuncusu Hakkı Helvacı’nın elinden formayı alıyor. Durumu havaalanında öğrenen Diego, meslektaşına imzalı forma yollayacağıNı söylüyor.

Son haberlere göre Asbaşkan Hakan Kobal, Profesyonel Futbol Disiplin Kurulu’na sevk edilmiş. Futbol açısından bakarsan disiplin suçu, hukuken bakarsan neredeyse gasp! Olay futbol diyeceksiniz, değil! Sahayı memleket yapın, futbolcuyu vatandaş ne kadar da tanıkdık manzara. Anlıyorum aç insan her şeyi yapar da açgözlü insan neler yapar?