Adalet Bakanı açıkladı: Çiftlik Bank CEO’su Aydın’ın iadesi istenecek
17.03.2018 10:36 GÜNCEL

Adalet Bakanı Abdülhamit Gül CNN Türk’te Hakan Çelik’in programına katıldı ve burada Çiftlik Bank CEO’su Mehmet Aydın’ın Uruguay’dan iadesinin isteneceğini söyledi. Türkiye’nin suçlu değişim anlaşması yaptığı ülkeler arasında Uruguay yok.

Adalet Bakanılğı’nın internet sitesinde yer alna bilgilere göre Türkiye’nin şu ülkelerle suçlu değişim anlaşması bulunuyor: Amerika Birleşik Devletleri, Cezayir, Fas, Irak, İran, Kazakistan, Kırgızistan, Kuveyt, K.K.T.C., Libya, Lübnan, Mısır, Moğolistan, Özbekistan, Pakistan, Suriye, Tacikistan, Tunus, Ürdün.

Adalet Bakanı Gül, CNN Türk'te Hakan Çelik ile Hafta Sonu programının konuğu oldu. Bakan Gül, gündeme ilişkin soruları yanıtladı.

'BİZİM ÇOK UYANIK OLMAMIZ LAZIM'

"Yargı bu Çiftlik Bank vakası üzerine titizlikle gitmektedir. Bu hususta vatandaşlarımızın daha duyarlı olması, özellikle sanal ortamlardan dolandırıcılığa bir takım kişilerin tevessül ettiğini görüyoruz. İstanbul Anadolu Başsavcılığı, bu Çiftlik Bank'ın bulunduğu yerlerin yaptığı soruşturmalar da var ama merkezi İstanbul'da olduğu için Anadolu Savcılığı soruşturmayı yürütüyor. Her türlü çalışmalar yapılıyor. Öncelikle bizim çok uyanık, titiz olmamız gerekiyor. Bu tip sanal ortamlar, bir anda türeyip de vatandaşlarımızın iyi niyetlerini sömürenlere izin vermemek lazım. Burada hukuken kayyum boyutu, uluslararası hukuk boyutunda neler yapılabilir yargı makamlarımız gereğini yapıyor. Şikayete konu olunca, çıkış yasağı konuldu. Şikayetler olunca konu yargıya intikal etti. Yurt dışı yasağı konulunca da ilgili kişinin dışarıda olduğu anlaşıldı. İlgili bakanlıkların çalışmaları sürüyor. Yargı mensuplarımız, savcılarımız konuyu titizlikle takip ediyor. İlgili kişinin Türkiye'ye iade konusunda da ne gibi imkan varsa savcılarımız gerekli takibatı yapıyorlar."

'CEZAEVLERİNİN YARISI HIRSIZLIK VE UYUŞTURUCU SUÇLULARIYLA DOLU'

"Türkiye'de 5469 kişi dolandırıcılıktan, hırsızlıktan 41.434 kişi cezaevinde olan kişi sayısı. Uyuşturucuda çok yoğun bir şekilde hem cezaları hem de uygulamaları artırdık. Uyuşturucu suçlarından dolayı cezaevlerinde 51.359 kişi var. Cezaevinin neredeyse dörtte biri uyuşturucudan, hırsızlık ve yağmayı koyduğumuzda yarısı bu suçlardan dolayı cezaevinde. Hiçbir hükümet cezaevlerinin dolu olmasını arzu etmez. Biz isteriz ki hiç kimse tutuklu olmasın, mahkum olmasın. Ama bir realite var."

adalet-bakani-acikladi-ciftlik-bank-ceo-su-aydin-in-iadesi-istenecek-440006-1.

'GÜNDEMİMİZDE AF YOK'

"Bizim cezaevlerindeki tutuklu ve hükümlü sayılarının artmasının temel nedeni, AKP hükümetlerinin öncesinde aflar ve bir takım uygulamalar nedeniyle farklı infazlar vardı. Daha önce bir cezanın infazıyla ilgili, 2005'ten sonra AKP hükümeti, daha önce yüzde 40'ını yatınca çıkabiliyordu, bu yüzde 66'ya çıkarıldı. Dolayısıyla bunun getirmiş olduğu, iki cezalar çok artırıldı. Vatandaşımızın malına, canına, hayat hakkına kim kastediyorsa cezaların artırılması, uyuşturucu, hırsızlık gibi vatandaşımızı mahallede hangi konu rahatsız ediyorsa, bunlara tahammül gösterilmiyor. Bunlardan dolayı cezaevlerinde bir artış var. Hükümetimizin gündeminde her hangi bir şekilde af bulunmamaktadır."

SARI TAKSİ-UBER TARTIŞMASI

"Öncelikle şunu ifade etmem lazım. Adalet bir lütuf değildir, yargı organları ve bu mekanizmada bulunan herkesin neyi hak ediyorsa vermesi, görevidir. Vatandaşların ve tüzel kişiliklerin de hukuk sistemine uyması bir lütuf değildir. Bir hukuk sistemine tabiyseniz bunun gereğini yapacaksınız. Aksi takdirde hukuk devleti olmaz, anarşi, keyfilik olur. Bir başka vatandaşın hakkına tehdit oluşturur. 'Şöyle yaparım, böyle yaparım' gibi açıklamalar hukuk devletinde tasvip edilemez. O beyanlardan çok bilgim yok, genel ifadeyle söylüyorum. bu konuda suç teşkil eden husus varsa, savcılarımız gerekli çalışmayı yapmışlar ya da yapacaklardır. Bu konu yargının kendi takdirinde. Diğer husustaki tartışmalar da (Uber-Sarı taksi) çok yoğun bir şekilde arttı. İlgili bakanlıklarımız, hem ulaştırma hem Ticaret bakanlığımız takip ediyor. Açılan bir dava devam ediyor, benim bir şey söylemem de nezaket olarak etik olarak uygun olmaz. Dolayısıyla hükümetimiz, ilgili bakanlarımızla, vatandaşlarımızın hayatını ilgilendiren boyutuyla ilgileneceğiz. İstenmeyen görüntüler oluşuyor, hukuk dışı görüntüler kabul edilemez. Bir haksızlık varsa, yasa dışılık varsa gereğini yapacak ilgili mercilerdir. Bir haksızlık varsa ilgili makamlara şikayet edilir, kimse kendiliğinden 'Ben bir haksızlık gördüm, elimle düzelteyim' şeyine giremez. Ben akıllı telefonla bu tip ulaşım hizmetini kullanmadım ama etrafımda kullananlar oldu."

'MAGANDALARA KARŞI ÇALIŞMA YAPIYORUZ'

"Bazı görüntüleri trafikte görüyoruz, yolu kesiyor, silahını gösteriyor ya da düğünlerde bir takım maganda görüntüleri görüyoruz. Bir kadın sürücü, magandalar makas atıyor, yeri geliyor el freni çekip önünde duruyor; bunlar hayatı tehlikeye atacak davranışlar. Bu tür uygulamalarla ilgili de bir düzenleme düşünüyor, çalışıyoruz. Magandalara, vatandaşlara havai fişek veya kuru sıkı tabancayla vatandaşlarımızı rahatsız eden, yaşam tarzını tehdit edenlerle gili hem akademisyen görüşleri hem de ilgili birimlerimiz bir çalışma içerisinde. Ek tedbirler ve daha caydırıcı hükümler üzerine arkadaşlarımız çalışıyor."

'TUTUKLAMA ŞARTLARI AĞIRLAŞTIRILDI'

"Tutuklama şartları ağırlaştırıldı. Eskiden toplumda infial yaratan fiiller tutuklama sebebiydi, bunlar kaldırıldı, tutuklama zorlaştı. Bazı vakalar meydana geliyor ve gerçekten toplumda infial yaratıyor. Bu sefer de 'Niye tutuklanmıyor?' Bu elbette bir iradedir, bu konuda eskiye dönüş, gerçekten tutuklama daha da kolaylaştırılabilir. Ama orada da 'Tutuklamalar artırıldı, herkes tutuklanıyor'. Eskiden toplumda infial oluşturan olaylar tutuklama nedeni oluşturuyordu, AB kapsamında 'tutuklama istisnadır' diye düzenleme yapıldı. Böyle olunca savcıların istemleri ve mahkemelerin tutuklama kararları daha farklı olabiliyor. Bu konuda da vatandaşların talepleri ve uygulamalar gözden geçiriliyor."

BOOKİNG.COM VE WIKIPEDIA

"Ekonomi Bakanlığımız konuyu yakından takip ediyor, yargı süreci de devam ediyor. Elbette ticari hayatın, rekabetin önemli olduğunu düşünüyoruz. Turizme de canlılık katan bir konuydu. İlgili bakanlığımız konuyu takip ediyor, serbest rekabet ortamı önemlidir, doğrudur ama hukuk çerçevesinde de rekabetin haksızlığa uğramaması gerekiyor. Elbette enformasyon, erişim, ulaşım herkesin temel hakkı aynı zamanda. Ama burada haberleşmeyle, devletin ya da ülkenin ulusal çıkarlarını da dikkate alan bir çalışma yapmak lazım. Bu bir mahkeme kararıyla yapıldı. Biz de hükümet olarak bu meselelerle gündeme gelmek istemeyiz. Ama, ilgili kurumların da Türkiye'yi töhmet altında bırakan, tanımayan bir algı oluşturacak fiilere girince de her ülkenin egemenlik hakkıdır, bunu da yargı makamları kullanıyor. Dolayısıyla şirketler bunu telafi ederse, bizim de ümidimiz odur, bunun mahkemelere yeniden müracaat ederek erişime açılması mümkündür.

'İSTİSMAR VE KADINA ŞİDDET KONUSUNDA ASLA TOLERANS GÖSTERİLMEMESİNİ BEKLİYORUZ'

"Adana'da yaşanan hadise sonrasında gerçekten bu menfur fiille ilgili nasıl daha caydırıcı önlemler alınır bu konuda çalışma yapıyoruz. Bu arada dün Adana'daki o fiile ilgili o sanığa 51 yıl ceza verildi mahkemece ve ilk celsede karar verildi. Ben yargı mensuplarımıza da bu konuda gösterdikleri titizlik için teşekkür ediyorum. Çünkü geç gelen adalet adalet değildir… Mahkeme takdiri indirim de kullanmadı. Bu da önemli. Takdiri indirim, 62. maddedeki bu indirimlerle ilgili mahkemelerce de uygulamada aslında bazı istisnai yanlış uygulamalar var. Dünyanın her yerinde buna benzer hükümler var. Biz de istismar ve kadına şiddet hususunda asla bir tolerans gösterilmemesini bekliyoruz."

'KRAVAT TAKTI, İNDİRİM. BÖYLE BİR YAKLAŞIM DOĞRU DEĞİL'

"Türkiye'de Yargıtay içtihatları mahkemelerin genel içtihatlarına yön veren kararlardır. Burada da Yargıtay'ın ilgili dairesinin nasıl davranılmasına gerektiğine dair içtihatları bellidir. 'Kravat taktı indirim'… Böyle bir yaklaşım doğru değil, asla bir hakim de böyle karar vermez, kanunda da böyle bir ifade yazmaz. Milyonlarca dosya, mahkeme var; elbette yanlış bulduğumuz kararlar var ama ben hukuk sistemimize, mahkemelerimize güveniyorum. Mahkemede bir eksiklik olursa Yargıtay'dan, İstinaftan döner. Ama denetimleri eksik bırakmayacağız, Akademi Merkezinde, Yargıtay içtihatları konusunda sürekli hakim savcılarımızı eğitiyoruz. Hem meslek içi hem de meslek öncesi eğitimveriyoruz. Her türlü farkındalığı oluşturmaya gayret ediyoruz."

ŞAHİN ALPAY'IN TAHLİYESİ

"Öncelile şunu ifade etmek lazım. Hem Anayasa Mahkemesi hem ilk derece mahkemeleri, anayasa ve kanunlarca kurulan görev ve yetkileri belirlenen mahkemeler. Dolayısıyla tüm mahkemelerin ve vatandaşların hukukun itibarını korumak görevidir. Burada anayasanın 153. maddesi gayet açık: 'Anayasa Mahkemesi kararları, yasama, yürütme, yargıyı bağlar'. Dolayısıyla Anayasa Mahkemesi'nin kararının bağlayıcılığı konusunda hiçbir tereddüt bulunmamaktadır. Bu kararda iki noktayı tespit etti Anayasa Mahkemesi. Birincisi; bir hak ihlali tespit ettiğinde, sadece tahliyeyle sonuç ortadan kalkar diye bir tespite gitmiyor. Yerel mahkeme tutukluluğun devamına karar verdi ama ihlalin ortadan kalkmadığı yönünde bir karar verdi. Yani diyor ki: 'Sen tahliye ederek bu ihlali ortadan kaldırırsın'. Dolayısıyla mahkeme de tahliye ederek bu karara uymuştur. AYM nihai karar vermiyor, tutukluluğa dair durum tespiti yapıyor. Sanığın suçluluğuna dair kararı görevli mahkeme, istinaf ve Yargıtay erecektir. Türkiye'de hukuk sistemi işlemektedir, bu nedenle de mahkeme kararının gereği yerine getirilmiştir.

Türkiye'de bireysel başvuru hakkı aktif bir şekilde kullanılabilen etkin bir yoldur. Bireysel başvuru hakkı işlemektedir. AYM de bu konudaki kararlarını uluslararası hukuk ve anayasa çerçevesinde vermektedir. Son kararı da AYM vermiştir. Bir ihlal tespit etmiştir, yerel mahkeme de buna uymuştur. AYM gibi bir mekanizma aktif işler vaziyettedir. Böyle bir şeyin gündem olacağını düşünmüyorum. Türkiye'de hukuk mekanizması işlemektedir.

Türkiye'de bireysel başvuru hakkı aktif bir şekilde kullanılabilen, etkin bir yoldur. Hükümetimizin de önemli bir reform olarak getirdiği bireysel başvuru hakkı işlemektedir. Anayasa Mahkemesi de bu konuda kararlarını vermektedir. Son kararı da Anayasa Mahkemesi vermiştir. Tespitin nasıl giderileceğine ilişkin bir karar vermiştir, yerel mahkemede buna uymuştur. Türkiye'de bu mekanizma aktif işlemektedir."