Adaleti kim sağlayacak?

Yerel seçimlere 110 gün kaldı. AKP ve MHP’yi bir telaş aldı. Bu kez iktidar partisi zor durumda! Nedenine bakarsak; Önce AKP değiştirdiği rejime uyum sağlayamadığını gördü. Sonra, devleti kullanma yetkisini tam olarak eline geçmiş olsa da halkın talepleri parti örgütünün istekleri ile örtüşmüyor. Ayrıca, yılların verdiği kanıksama, vurdum duymazlık, kibir ve o kadar da rant elde etme hırsı yönetime bakışlarında büyük çelişkiler yaratıyor.


•••

17 yıllık iktidarlarının güç kaynağı olan İstanbul ve Ankara ellerinin arasından kayıp gidiyor! Özellikle İstanbul’u kaybetmeleri iktidarlarının ve de bilinmeyen 2023 hedeflerini yok edecek! Malum, iktidar belirlediği bu hedef tarihinde ne yapacağını açıklamayı sır olarak saklıyor!

•••

Yani durum kritik. Bu nedenle AKP yana yakıla MHP ile ortak olmaya çalışıyor! Öyle ki şimdiye kadar burnundan kıl aldırmayanlar Bahçeli’ye jestler yapabiliyor. Ülkenin belli başlı kentlerinde hatta birinci olduğu illerde MHP istedi diye, aday bile çıkarmıyor. Bir çırpıda Adana, Mersin, Manisa gibi büyük şehirlerden vazgeçebiliyor. Bu İktidar olma çıkarı ne menem şeymiş ki, karizmayı çizdirme pahasına olsa da her ödün verilebiliyor!

•••

Diğer yandan; AKP o kadar aciz duruma düştüğünü hissediyor ki, seçime giderken artık “kabak tadı” veren “türban” kartını yine gündeme taşımaktan kendini alamıyor. Adalet Bakanı, yüksek yargı mahkemesinin verdiği kararı diline dolayarak günlerdir, anayasaya aykırı, laikliğe karşı, sanki demokrasi adına konuşuyormuş gibi toplumu ayrıştıran, kin ve nefrete yönelten tehlikeli mesajlar veriyor. Söylemleri bir Adalet Bakanı ciddiyetiyle bağdaşmıyor. Türbanı bahane ederek her zaman ki gibi oy toplamaya çalışıyor. “Müflis tüccar eski defterleri karıştırırmış.” derler! Yapılan iş, bu deyimi anlatıyor!

•••

Oysa ülkemizde hukuka uymayan o kadar iş var ki; Adalet Bakanı’nın siyaset yerine bu haksızlıkları önlemeye vakit ayırması gerekir.

•••

Örnek mi? İşte size bir örnek! Ankara’dan bir okurumun gönderdiği mektubu paylaşarak, yurttaşlarımızın nasıl haksızlıklara uğradığını görelim. “…. Sayın Sağlar bildiğiniz gibi Melih Gökçek, kartlı gaz sayacı almaya bizleri zorladı. O zaman 300 dolar karşılığı bizden para aldı. Sonra CHP Genel Başkanı Kemal Kılçdaroğlu’nun televizyondaki tartışması nedeniyle bu gaz sayaçlarının değerinden fazlasıyla bize satıldığı ortaya çıktı. Mahkeme herkese paralarının iadesi kararını verdi. Bize bu bakiye gaz olarak ödendi. … Sonra Melih Gökçek gaz dağıtımını özelleştirdi. İhale sonrasında türlü şaibe olduğu söylendi. Neyse. Şimdi “Başkentgaz A.Ş’den ” gaz alıyoruz.

Bu firma bizim kartlı sayaçlarımızın zarar ettikleri gerekçesi ile değiştirilmesini istiyor. Sebebi gaza gelen zamları kartlı abonelerden alamıyormuş. Bu nasıl anlayış. Biz daha gazı kullanmadan peşin para yatırıyoruz. Bizim paramız günlerce satmadıkları gaz adına kasalarında duruyor. Biz bunu sineye çekiyoruz. Beyler bizim üzerimizden daha fazla kar etmek istiyor. Bu nasıl adalet.

… Şimdi yeni bir yöntem oluşturdular. Aldığımız ve sayaca yüklediğimiz gazı gelip sayaçtan zam yaptıkları oranda siliyorlar.

Eğer sayaçları ayarlayamıyorlarsa, yeni gaz alırken peşin paramızdan o miktarı düşerek gaz veriyorlar. Zammı mutlaka bizden alıyorlar. Ayrıca açıktaki sayaçlarımızla rızamız olmadan oynuyorlar. Mülkiyetimize tecavüz ediyorlar.
Yani Alenen bizi soyuyorlar!

Elimizden tutan yok. Tüketici haklarını koruyan STK’ler duyarsız. Ankara Belediyesi bizi bağlamaz diyor. Bu ülkede hak, hukuk, adalet kalmamış. Bize sahip çıkın.

Saygılar. Ali Tiryaki

•••

Yazılanlara bakınca alenen Ankaralıları soyuyorlar!

Adalet Bakanına duyurulur!

•••

Yerel seçimler, sadece yerel yöneticileri belirlemeyecek, demokrasi, hak, hukuk ve adaletin oluşması için bağımsız yargının ve halk adına görev yapacak gerçek siyasetçilerin de ortaya çıkmasını sağlayacak!


BİZİ TAKİP EDİN

358,885BeğenilerBeğen
54,839TakipçiTakip Et
1,079,930TakipçiTakip Et
7,375AbonelerAbone

BİRGÜN ÖZEL