alpertasbeyoglu

Af mı, uzlaşma mı?

Olağan hale geldiği üzere, beş yıl dolar dolmaz tam bir vergi affı ya da sempatik adıyla vergi barışı gibi olmasa da onlara benzer bir yasa yürürlüğe konuldu. 5736 sayılı “Bazı Kamu Alacaklarının Uzlaşma Usulü İle Tahsili Hakkında Kanun.


Yasa özet olarak, yürürlüğe girdiği tarihten önce idari yargı organlarında dava konusu yapılmış olup henüz karara bağlanmamış tarhiyatlar ile dava açma yolu henüz bitmemiş olup uyuşmazlık konusu yapılabilecek tarhiyatlar için yasada öngörülen şekilde uzlaşma talebinde bulunulur da uzlaşma sağlanırsa, uzlaşılan tutarların 18 taksitte ödenmesine olanak sağlamaktadır.


Bu defa, genel bir vergi affı yerine mahkemelik olan uyuşmazlıkları bitirmeye yönelik uzlaşma uygulaması seçildi. Öyle görünüyor ki, Maliye Bakanlığı Gelir İdaresi Başkanlığı, 4811 sayılı Vergi Barışı Yasası uygulamasından sonra yoğunlaştırılan vergi incelemelerine dayanılarak yapılan ikmalen ve re’sen tar-hiyatlara karşı mükelleflerce açılan idari davalar nedeniyle idari yargı organlarında biriken dosyaları biran önce kapatmayı düşündü.


Son yıllarda vergi gelirlerinde beklenen artışlar sağlanamazken, idarece idari yargıda bulunan tarhiyatlara konu vergilerin uzlaşma yolu ile tahsili uygulaması gibi sınırlı bir vergi affının tercih edilmesi, umut kesilen tarhiyatlar-dan ne koparırsam kâr anlayışıyla hareket edildiğinin bir göstergesi olarak kabul edilebilir.


Vergi daireleri, başta takdir komisyonu kararlarına dayanılarak yapılan tarhiyatlar olmak üzere, vergi incelemelerine dayalı tarhiyatlara karşı mükelleflerce açılan davaların yüzde 90’ından fazlasını kaybetmektedir. Bunun sonucu olarak da söz konusu tarhiyatlardan beklenen vergi gelirleri elde edilememektedir.


O halde, bir yandan mükellefle olan uyuşmazlıkların sonlandırılması, diğer yandan da belki de elde edilebilecek olanın onlarca katı gelir elde edilmesi elbette karlı bir iş olacaktır. Üstelik, davacı vergi mükelleflerince yasaya beklenen ilgi gösterilirse önlerinde yığılı dava dosyalarından kurtulacak olan idari yargı organlarının rahatlatılması da ayrı bir kazanım olacak.


Adlarına yapılan tarhiyatları vergi mahkemelerinde idari dava konusu yapan mükellefler, az da olsa davayı kaybetme riskinden ve devlet ile olan ve uykularını kaçıran uyuşmazlıktan bir an önce kurtulma arzusuyla bu yasa ile getirilen uygulamaya ilgi gösterebilirler. Buna karşın, Danıştay aşamasındaki uyuşmazlıklara taraf olan mükelleflerin bu yasadan yararlanmaya sıcak bakmaları beklenmemelidir.


Sonuçta vergi idaresi, en azından sözde öyle kabul edilmese de kısmi bir vergi affını daha uygulamaya koydu. Eğer, vergi yasalarındaki ortalama beş yılda bir sistemin tıkanmasına neden olan hükümler tarafsız bir gözle yeniden düzenlenmez, gerekli önlemler alınmazsa bu ve benzeri yasalara her zaman gereksinim duyulacaktır.


Asıl yapılması gereken, vergi sisteminin daha adil bir vergilemeyi sağlayacak şekilde yeniden yapılandırılmasıdır. Kısa vadede ise vergi inceleme elemanlarının incelemelerde ne olursa olsun bir vergi matrah farkı bulmalıyım yaklaşımından kurtarılmaları kaçınılmaz zorunluluktur.

BİZİ TAKİP EDİN

359,930BeğenilerBeğen
55,851TakipçiTakip Et
1,086,879TakipçiTakip Et
7,819AbonelerAbone

BİRGÜN ÖZEL