Afrin operasyonunda 19'uncu gün
07.02.2018 10:09 GÜNCEL
TSK'nin Suriye'nin Afrin bölgesinde yürüttüğü ve 'Zeytin Dalı Harekatı' adı verilen operasyon, 19'uncu gününde devam ediyor

Türk Silahlı Kuvvetleri'nin (TSK), YPG denetimindeki Suriye'nin Afrin bölgesinde Özgür Suriye Ordusu (ÖSO) ile birlikte yürüttüğü ve 'Zeytin Dalı Harekatı' adı verilen operasyon bugün 19'uncu gününde.

TSK'DEN YENİ AÇIKLAMA

TSK, sabah saatlerinde resmi sitesinden 2 haftayı aşkın süredir yürüttüğü operasyonun son durumuna ilişkin bir açıklama yayınladı.

TSK'nin yaptığı yeni açıklama şu şekilde:

"Zeytin Dalı Harekâtı kapsamında bölgeden elde edilen bilgilere göre; 07 Şubat 2018 tarihinde, 29 PKK/KCK/PYD-YPG ve DEAŞ terör örgütü mensubu etkisiz hale getirilmiştir.

"Harekâtın başlangıcından itibaren etkisiz hale getirilen terörist sayısı 999 olmuştur. Zeytin Dalı Harekâtı planlandığı şekilde başarıyla devam etmektedir."

SON 5 GÜNDE 11 ASKER YAŞAMINI YİTİRDİ

- 5 Şubat'ta gece saatlerinde ise TSK, İdlib'de tesisine devam edilen 6 numaralı gözlem noktasındaki TSK unsurlarına roket ve havanlı saldırı düzenlendiğini, 1 askerin hayatını kaybettiğini, 5 asker ve 1 sivil görevli personelin yaralandığını duyurdu.

- 5 Şubat'ta Türk Silahlı Kuvvetleri'nin Suriye'nin kuzeyindeki Afrin'e yönelik başlattığı operasyonda Afrin Kuri Tepe bölgesine gerçekleştirilen havan saldırısı sonucu 1 askerin daha yaşamını yitirdiği bildirildi.

- 4 Şubat'ta TSK'nin Afrin'e yönelik başlattığı harekatta 2 askerin daha yaşamını yitirdiği bildirildi. TSK'den yapılan açıklamada 5 askerin de yaralandığı kaydedildi.

- 3 Şubat'ta, TSK'nin yaptığı açıklamada Afrin'de tanka yapılan saldırıda 5 askerin yaşamını yitirdiği açıklandı. Daha önce yapılan açıklamada bu saldırı sırasında tankın çevresinde olan bir askerin de hayatını kaybettiği duyurulmuştu. Ayrıca Kilis'teki sınır karakoluna yapılan saldırıda bir ve Afrin'de yaşanan çatışmada da bir asker hayatını kaybetimişti. Afrin operasyonunun 15. gününde toplam 7 asker yaşamını yitirdi.

İRAN VE RUSYA'DAN AFRİN AÇIKLAMALARI

İran Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani ile Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin söz konusu hareketliliğe dair bir telefon görüşmesi gerçekleştirdi.

Ruhani’nin Putin’le telefon görüşmesinin ardından Tahran’dan yapılan ilk açıklamada, Suriye’de hükümetin ve halkın onayı alınmadan yabancı güçlerin bulunmasına iki liderin muhalefetlerini dile getirdikleri belirtildi.

Açıklamaya göre Suriye’nin kuzeyindeki gerginliğin kimsenin yararına olmadığını ifade eden Ruhani, tüm bölge ülkelerinin Suriye toprak bütünlüğüne saygı duymasını temenni etti.

"OPERASYONUN FAYDASI OLMAYACAK"

Yerli ve yabancı gazetecilerin katıldığı basın toplantısında konuşan İran Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani, Afrin operasyonuna ilişkin sorulan soruya, "Her ülke karşı ülke devletinin izni olmadan başkasının topraklarına girerse biz prensip olarak bunu kabul etmeyiz " dedi.

Ruhani'nin konuşmasının devamı ise şu şekilde:

"Bir ordunun başka bir ülkenin topraklarına girmesi, karşı ülke devletinin izni ve halkının isteği ile yapılması bizim ilkesel tutumumuzdur. Eğer bir halk istemiyorsa ve devleti de izin vermiyorsa biz prensip olarak bunu doğru bulmayız. İsteğimiz bu operasyonun bir an önce son bulmasıdır; çünkü burada hem Türk kardeşlerimiz hayatını kaybetmiş oluyor, hem karşı taraftan ve Kürtlerden ölenler oluyor. Bu operasyonun bir faydası olmayacak."

SURİYE ORDUSU HALEP VE İDLİB'E UÇAKSAVAR FÜZELERİ KONUŞLANDIRDI

Suriye Ordusu, Halep ve İdlib’e hava savunma unsurları ve uçaksavar füzeleri konuşlandırdı. Ordudan yapılan açıklamada, hava savunma füzelerinin ülkenin kuzeyini kapsadığı belirtildi. Reuters’a açıklama yapan askeri kaynak, konuşlandırmayı 'herkese verilen bir mesaj' olarak niteledi.

Suriye, daha önce de Türk Silahlı Kuvvetleri’nin (TSK) Afrin operasyonunu 'saldırganca' ve “işgal” ifadeleriyle nitelendirmişti.

Şam’dan yapılan açıklamada TSK uçaklarının da 'düşürüleceği' tehdidinde bulunulmuştu.

ÇAVUŞOĞLU: ABD MÜNBİÇ'İ TERK EDECEKTİ

Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, katıldığı bir televizyon programında Afrin operasyonunu değerlendirdi.

Çavuşoğlu, "ABD Münbiç'i terk edecekti. Fransızlar ve İngilizler de dahil hepimize söz vermişlerdi. Ortada bir güven bunalımı var. ABD sozünü tutmalı." dedi ve şöyle devam etti:

"Terör örgütü nerede tehdit oluşturursa, buna Münbiç de dahil, kararlı bir şekilde operasyonu sürdüreceğiz. ABD bizim endişelerimizi anlamalı ve gereğini yapmalı. Eğer yapmazlarsa biz mecburen devreye gireriz ve bu örgütü ortadan kaldırırız.

Amerika'nın sınırda 'güvenli bölge' teklifini Paris'te Tillerson'a sordum. Bir açıklama yaptı; ancak ABD'ye güvenemiyorum. Bugüne kadar verdikleri sözleri tutarlarsa o zaman teknik konuları oturup konuşuruz. Türkiye için hayati olan bir durumda çok açık ve net bir biçimde konuşmamız lazım. Amaç Türkiye'nin güvenliği mi YPG/PKK'yı korumak mı?"

AKP Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Mahir Ünal ise TSK'nin Afrin'e yönelik başlattığı Afrin operayonuna ilişkin "Münbiç'e de gireceğiz Allah'ın izniyle" demişti.

EN AZ 90 ROKET, 7 ÖLÜM

Türk Silahlı Kuvvetlerinin Afrin operasyonunun başlamasının ardından, Kilis ve Hatay'a 90'dan fazla roket atıldı; 7 kişi roketler yüzünden yaşamını yitirdi.

Hatay ve Kilis'e bir haftayı aşkın süredir her gün roket atılıyor.

Roket saldırıları sebebiyle şu ana kadar 7 kişi hayatını kaybetti, 100'ün üstünde kişi ise yaralandı.

Kilis’te, 'güvenlik' gerekçesiyle eğitim-öğretime 12 Şubat tarihine kadar ara verildi.

Kilis'in ardından Hatay'ın sınır ilçesi olan Reyhanlı, Kumlu, Hassa ve Kırıkhan'da da okulların 'güvenlik' gerekçesiyle 1 hafta geç açılmasına karar verildi.

OXFAM: 5 BİN KİŞİ EVİNİ TERK ETMEK ZORUNDA KALDI, ONLARCA SİVİL ÖLDÜ

İngiliz yardım kuruluşu Oxfam'ın yazılı açıklamasında, Afrin'e yönelik operasyonlar ve bölgedeki çatışmalar nedeniyle "5 binden fazla" kişinin evlerini terk ettiği, bölgeden dışarı çıkış yollarının da tıkandığı belirtildi.

Oxfam'ın Suriye Direktörü Moutaz Adham ise, çok sayıda sivilin evlerini terk ederek ülkenin diğer bölgelerine kaçtığını belirtti.

Moutaz Adham, açıklamasında şu ifadeleri kullandı:

"Mahsur kalan bebekler, çocuklar, hamile kadınlar ve yaşlılar da dahil binlerce kişi, korkunç hatta belki de ölümcül bir durumla karşı karşıya. Çok sayıda insan çaresizce insani yardım bekliyor ve uluslararası kuruluşlar, gıda ve tıbbi kaynaklar tükenmeden, bir an önce bölgeye güvenli bir şekilde yardım ulaştırmanın yolunu bulmalı.

"Tüm taraflara mahsur kalan binlerce sivilin evlerini yok edecek ya da insan hayatlarına zarar verecek riskleri en aza indirmeleri çağrısında bulunuyoruz. İnsanlık adına bu insanların yaşanan şiddetten güvenli bir şekilde kaçabilmelerine izin verilmeli."

BBC Türkçe'nin aktardığına göre, açıklamada ayrıca, Türkiye'nin bölgeye sınır ötesi operasyonlarında 'onlarca sivilin öldüğüne' ilişkin haberlere dikkat çekildi. Gıda ve tıbbi kaynakların hızla tükendiği belirtilen açıklamada, birçok kişinin acilen yardıma ihtiyacı olduğuna vurgu yapıldı.