Anasayfa YAZARLAR Agnès’in define sandığı

Agnès’in define sandığı

İhtimal vermiyoruz ama Varda’yı hiç tanımasanız bile, onun define sandığına yaptığı bu yolculuğa katılmaktan hoşnut kalırsınız. Agnès Hakkında Her Şey - Varda’nın 30 filmi 30 Mart’a kadar CKM’de izlenebilir

Önümüzde sinema ve caz açısından çok yoğun iki ay var. Önce 5-16 Nisan tarihleri arasında 38. İstanbul Film Festivali; onun ardından da 25 Nisan’dan 1 Haziran’a kadar sürecek olan Zorlu PSM Caz Festivali… Demek ki, güzel bahar günlerinde gönüllü olarak kapalı salonlara kaçmaya adayız.

Ama onlardan önce Mart ayında yarısını kaçırdığımız bir şölen var: Agnès Hakkında Her Şey – Agnès Varda’nın 30 Filmi. Belçika doğumlu Fransız yönetmenin define sandığı bize Kadıköy BelediyesiSinematek/Sinema Evi, Fransız Kültür Merkezi, İstanbul Modern Sinema ve 17. Uluslararası Gezici Filmmor Kadın Filmleri Festivali işbirliğiyle geldi. 24 Mart’a kadar İstanbul Modern Sinema’da, 30 Mart’a kadar da CKM’de izlenebilir. Varda Retrospektifi, Filmmor programına da dahil elbette.

Yönetmen, 2017’de, ‘sokak sanatçısı’ JR ile birlikte Oscar adayı “Visages Villages / Mekânlar ve Yüzler”le karşımıza çıktığında, bunun son filmi olduğunu ilan edip hayranlarını mateme boğmuştu. Neyse ki fikrini değiştirmiş. Şimdilik son filmi olan “Varda par Agnès / Varda by Agnès / Agnès, Varda’yı Anlatıyor”, dünya prömiyerini Berlinale’de yaptı. İstanbul Retrospektifi’ndeki gösterim de onun Türkiye prömiyeri oldu. Bir belgesel (onun deyişiyle “sübjektif belgesel”) ve nefis bir anı filmi. İhtimal vermiyoruz ama, Varda’yı hiç tanımasanız bile, onun define sandığına yaptığı bu yolculuğa katılmaktan hoşnut kalırsınız.

Profesyonel fotoğrafçı, enstalasyon sanatçısı Agnès Varda, Yeni Dalga’nın öncüsü olduğu zaman ona yakıştırılan, büyükanne, vaftiz annesi gibi lakaplardan hiç hazetmemişti. “Bana Yeni Dalga’nın Atası dediklerinde 30 yaşındaydım,” diye yakınacaktı. Üstelik hepsi erkek olan yol arkadaşları ondan olsun olsun 2-3 yaş küçüktü. Eric Rohmer ve Alain Resnais ise 7-8 yaş büyüktüler. Hatta ilk filminin kurgusunu Resnais yapmış, genç hevesliye hamilik de etmişti.

Varda “La Pointe Courte / Paralel Yaşamlar”ı (1954) çekmeden önce, çok az film gördüğünü söylüyor. “Belki de yaptıklarım için gerekli olan naiflik ve cürete böyle sahip oldum.” Aslında, kendi inancını, tarzını kollayan bir yönetmen oldu hep. Sübjektif olmaktan hiç vazgeçmedi. Seine Nehri’nin sol yakasından, Rive Gauche’dan gelmiş (Resnais ve Chris Marker’la birlikte), sinemada sineyazı/cinécriture kavramını geliştirmişti. Senaryo ve yönetimde tam kontrol sahibi olma, mekânda çekim yapma yanlısıydı, profesyonel ve amatör oyuncuların karışımından oluşan bir kadro kurmayı severdi. Bunların hepsi, 1950’ler Fransa’sında çığır açıcı özelliklerdi. “La Pointe Courte”, Claude Chabrol, François Truffaut ve Jean-Luc Godard’ın Yeni Dalga filmlerinden beş yıl önce bu akımın özelliklerini sundu.

İlk filmini ailesinden kalan bir miras ve arkadaşların verdiği borçlarla, normal bir Fransız filminin onda biri bütçeyle, kendi minik şirketi Ciné-Tamaris adına yapan Agnès Varda’nın profesyonel eğitimi yoktu, Fransız film sanayii üyelik kartını da çok sonra alacaktı. İlk filminden bu yana da sinemanın içinde, hâlâ aşkla çalışıyor. Doğrusu 2017’de Akademi ona bir Onur Ödülü vermeden önce, Fransız sineması hayranları, özellikle de Varda tutkunları dışındaki seyircilerin ne kadarının ondan haberdar olduğunu söylemek zor. Cannes Film Festivali’nde yarışmaya katılan “Cléo de 5 à 7 / 5’ten 7’ye Cléo” ilk başyapıtıydı. Parisli bir şantözün kanser testi sonucunu beklediği iki saati anlatıyordu. “Le Bonheur / Mutluluk” (1965) ise Berlin Film Festival”inde Gümüş Ayı ve İnterfilm ödüllerini kazandı.

Brüksel’de doğup has Fransız olan Agnès vardı, Yeni Dalga’nın kuruluşunda yer alan diğer yönetmenlerin aksine aktif sinemaya geçmeden önce eleştirmen değildi, Cahier du Cinèma’da yazmamıştı. Zaten formal sinema eğitimi de yoktu. Ama bir silahı vardı. Alin Taşçıyan, “Gerçek insanları tanımak ister, hayatlarını merak eder ve izleyicileriyle de paylaşır” diyor. Feministliği de önemli bir yanı ama asla (tabir caizce) didaktik bir feminist olmadı.

Beni en çok etkileyen yanlarından biri, bir başka Yeni Dalga yönetmenine, kocası Jacques Demy’ye (Les parapluies de Cherbourg, 1964) duyduğu sevgi. Onun için yaptığı “Jacquot de Nantes / Nantes’lı Jacquot”a (1991) bir aşk mektubu gözüyle bakıyorum. Görmediyseniz eğer, “Nantes’lı Jacquot” retrospektifin son günü 30 Mart’ta, “Les demoiselles ont eu 25 ans / Rochefort ‘un Kızları 25 Yaşında” (1993) ve “The World of Jacques Demy Jacques Demy’nin Dünyası” ile birlikte CKM’de gösterimde. Bence birini olsun izleyin!

- Reklam -

SON HABERLER

Zayıf gerekçe Sağlam şerh

Yüksek Seçim Kurulu (YSK) İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı seçimlerini iptal etmesine ilişkin...

Buldan’dan YSK’nin gerekçeli kararına ilişkin açıklama

HDP Eş Genel Başkanı Pervin Buldan, YSK’nin gerekçeli kararına, “Gerekçesiz bir gerekçe...

Binali Yıldırım: Gerekçeli kararda bir tarafın söylemini yazacak halleri yok

AKP'nin İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı adayı Binali Yıldırım, YSK'nin seçimlerin iptali ve yenilenmesine...

İmamoğlu: Bu gerekçeli karar dediğimiz şey tam bir gerekçesiz karar

YSK'nin 31 Mart yerel seçimleri ile ilgili verdiği iptal ve yenileme kararının...

CHP’li Öztrak: Sadi Güven’in açıklamasının son kısmını okumak yeterli

CHP Sözcüsü Faik Öztrak, Yüksek Seçim Kurulu'nun gerekçeli kararına ilişkin basın açıklaması...

Torba yasa teklifi meclis komisyonundan geçti

Boğaziçi Köprüsü'nden kaçak geçişlere kesilen para cezalarının tahsilinden vazgeçilmesi ve ÖTV indiriminin...

YSK Başkanı Sadi Güven: Seçimin iptaliyle yenilenmesine ilişkin karara katılmıyorum

İstanbul seçiminin iptal edilmesine katılmaya 4 üye gerekçeli karar karşı oy yazdı....

YSK’nin gerekçeli kararına CHP’den ilk tepkiler

31 Mart seçimini iptal eden YSK'nin gerekçeli kararı açıkladı. 250 sayfadan oluşan...

YSK’nin gerekçeli kararı açıklandı

YSK'nin, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı seçiminin iptaline ilişkin 4'e karşı 7 üyenin...

AKP Sözcüsü: Esad yönetimine karşı pozisyonumuz aynı

AKP Sözcüsü Ömer Çelik, AKP MYK toplantısı ardından basın mensuplarına açıklamalarda bulundu....

Sonraki haber