Ağrı'da kaybolan Leyla'nın cansız bedenine ulaşıldı
02.07.2018 18:12 GÜNCEL

Ağrı'da, 18 gün önce, Ramazan Bayramı'nın 1'inci günü kaybolan 4 yaşındaki Leyla Aydemir'den acı haber geldi. Ailesiyle bayram ziyareti için gittiği dedesinin köyünde kaybolan 4 yaşındaki Leyla Aydemir'in cansız bedeni Ağrı'nın Bezirhane Köyü'nde bulundu.

Jandarma, AFAD, UMKE, Kızılay ve arama kurtarma ekipleri, günlerce metruk binalarda, tarlalarda ve sazlıklarda Leyla'yı aradı. Bakılan yerlerin üzerinden defalarca geçildi. Köyde başlatılan çalışmalar köy dışına kadar taştı.

İçişleri Bakanlığı tarafından kurulan özel ekip, Leyla'yı aramak için seferber oldu. Sadece görevliler değil, çalışmalara Batman'dan gelen 5 kişilik gönüllü avcı ekibi de katıldı. Dere yataklarında ipucu aradılar. Bugün ise minik Leyla'dan acı haber geldi.

Öte yandan, Leyla'nın cansız bedeni kaybolduğu köyün 3 kilometre uzağında bulundu.

Küçük Leyla'nın cansız bedeni kent merkezindeki Ağrı Devlet Hastanesi Karaköse ek binasına götürüldü. Acı haber üzerine köye akın eden Leyla Aydemir'in yakınları oluşturdukları uzun araç konvoyu ile hastaneye geldi. Leyla Aydemir'in cenazesi otopsi için Erzurum Adli Tıp Kurumu'na gönderildi. Aile, otopsi sonrası Leyla'nın cenazesini defnedeceklerini söyledi.

Leyla'nın Dedesi, torununun bulunması için 300 bin lira ödül koymuştu. Cumhuriyet Savcılığı da Leyla'nın 5 halasının ifadelerine başvurmuştu.

DEDESİ: SIRTINDA YARA İZLERİ VARDI

Demirören Haber Ajansı'na (DHA) açıklamada bulunan Leyla'nın dedesi Zeki Aydemir, "Torunumu bugün ot biçmek için bölgede giden bir köylü bulmuş. Bize haber verdi. Gidip baktığımızda yüzü suya basılmış şekilde duruyordu. Sırtında yara izleri vardı. Yüzüne bakamadım. Mavi gözlümü bu hale getirenlerin bulunup adalet önünde hesap versin" dedi.

Öte yandan Ağrı Cumhuriyet Başsavcılığınca görevlendirilen 2 savcı, bölgeye gelerek inceleme başlattı.

VALİLİKTEN AÇIKLAMA GELDİ

Ağrı Valiliği tarafından yapılan açıklamada, "15 Haziran 2018 ( Ramazan Bayramı'nın 1.günü ) tarihinde kaybolan Leyla Aydemir kızımız bugün saat 17.45 sıralarında köy merkezine (3) km uzaklıkta dere yatağı içerisinde maalesef cesedine ulaşılmıştır. Konuyla ilgili adli tahkikat devam etmektedir. Başımız sağ olsun" ifadesi kullanıldı.

VALİ ELBAN: SAVCILIĞIN SORUŞTURMASI DEVAM EDİYOR

Minik Leyla'nın cesedinin bulunmasının ardından açıklama yapan Ağrı Valisi Süleyman Elban, Leyla'nın 18 gündür arandığını belirterek, "Maalesef bugün 17.45 itibarıyla köyün yaklaşık 3 kilometre kuzeyinde derede, su içerisinde cansız bedenine ulaşıldı. Söz konusu alan daha önce balık adamlarımız tarafından ve havadan drone görüntüleri ile çok fazla taraması yapılan bir alandı ancak maalesef bugün bu alanda cansız bedenine ulaşıldı. Savcılığın konuyla ilgili soruşturması devam ediyor" dedi.

SÜLEYMAN SOYLU'DAN AÇIKLAMA

Acı olayla ilgili İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, CNN Türk canlı yayınında açıklamalarda bulundu.

Soylu, şu ifadeleri kullandı:

"Hepimizin umudu canlı bulmaktı. Benim de bugüne kadar umudum öyleydi. Yaptığımız teknik takiplerle umutlanmıştık. Bir sonuç almayı düşünüyorduk. Ben de Ağrı’daydım. Arkadaşlarımdan bugün bilgi aldım. Onlar da aynı umudu tekrarladılar. Burada açıklayamayacağım bir yol üzerinde ilerliyorduk.

Dedesinin köyünde, daha önce bizim arkadaşlarımızın defalarca aradığı bir yer. Bu aradığı yerle alakalı böyle bir durumla karşılaşınca, ‘Ya biz görmedik, farketmedik,’ ya da çocuğunda cesedi suyla aşağıya indi. İlk belirlemelere göre sanki 4-5 gündür orada duruyormuş gibi. İlk belirlemelere göre tecavüz yok. Sanki sonradan oraya getirilmiş gibi bir izlenim var. Otopsi sonucuna muhtaç bilgiler bunlar. Olayın her boyutunu arkadaşlarımız takip ediyorlar. Ufak bir işaret var darp olduğuna yönelik. Çok ufak bir darp görünüyor ama darp mıdır bir yere çarpma mıdır otopsi sonrasında ortaya çıkacak."

DEVLET BAHÇELİ'DEN AÇIKLAMA

Devlet Bahçeli ise yaptığı açıklamada, "Eylül’den sonra Leyla yavrumuzun da cansız bedeni bulundu. Hakikaten Türkiye yasa boğuldu. Ağrı’da günlerdir aranan Leyla gözlerini hayata yumdu. Hem Eylül’e hem Leyla’ya Allah’tan rahmet diliyorum. Ailelerine sabır ve başsağlığı temenni ediyorum. Çocuk katillerinin en ağır, en şiddetli ölçüde cezalandırılması kaçınılmaz bir adalet ihtiyacı, ihmal edilemeyecek insanlık ve şeref görevidir. Bunun da sonuna kadar takipçisi olacağımızı herkes bilmelidir." dedi.