Akkuyu 'Yer Lisansı İptal Davası' görüldü: ‘Bu dava kazanılırsa Akkuyu kazanmış olacak’
07.09.2018 10:24 ÇEVRE

UĞUR ŞAHİN [email protected] @uugurs

Temeli Nisan ayında atılan Mersin Akkuyu’daki nükleer santrala ilişkin ‘yer lisansı iptal davası’ dün Mersin 2. İdare Mahkemesi’nde görüldü. Davayı Mersin Tabip Odası ve Nükleer Karşıtı Platform’un temsilcileri ile CHP Mersin Milletvekili Alpay Antmen takip etti. Mahkeme heyeti karar için dosyayı incelemeye aldı.

Akkuyu Nükleer Güç Santralı’nın 1976 yılına ait yer lisansı, santralın kurulacağı bölgede yapılan son etüt çalışmalarıyla güncellenerek yenilenmişti. Bu esnada alınmayan ÇED raporu da dava konusunu oluşturuyor.

Davaya ilişkin BirGün’e konuşan CHP Milletvekili Antmen, “Bu dava kazanılır ise Akkuyu kazanacak, Mersin kazanacak, Türkiye kazanacak” dedi. Davanın takipçisi olacaklarını kaydeden CHP’li Antmen, santral nedeniyle çok büyük tehlike altında olduklarını vurguladı.

İptal edilmeli
Antmen, “Biz yer lisansının iptal edilmesini ve Mersin’de nükleer santral yapımının durdurulmasını istiyoruz. Akkuyu, yakıt ve teknoloji açısından da Türkiye’yi dışarıya daha fazla bağımlı hale getiren bir tesis. Kullanılacak yakıt çubuklarının ithal edilmek durumundayız. Yarın ülkeler arası olası bir kriz durumunda ‘yakıt, malzeme yok’ dedikleri anda ne olacağı belli değil. Santralda çalışacak insan kaynağını dahil ilk etapta Ruslar sağlayacak. Santralda oluşabilecek herhangi bir sızıntı veya patlama sonucunda 100 bin kilometrekareden fazla alanı etkileyebilecek ve gerektiğinde silah olarak kullanılabilecek bir tesisi tamamen yabancıların eline bırakmış durumdayız” diye konuştu.

Tamamen yanlış bir proje
CHP’li Alpay Antmen, sözlerini şöyle sonlandırdı: “Akkuyu’da yapılacak nükleer santralın ülke çıkarlarına ve kamu yararına uygun olmadığını söyledik, söylemeye devam ediyoruz. Santralın inşa edildiği alan, Akdeniz foklarının üreme alanı ve çok sayıda endemik bitki türüne de ev sahipliği yapıyor. Yapım çalışmaları sırasında birçok canlı türü ve bitki örtüsü de olumsuz etkilenecek. Yarın oluşabilecek herhangi bir teknik hata veya sıkıntıda olası felaketlere karşı uyarı görevimizi yapmak zorundayız. Gelişmiş ülkeler yenilenebilir temiz enerji kaynaklarına yatırım yapıyor. Maalesef böyle bir dönemde biz eski ve riskli teknolojik yatırımlar satın alıyoruz. Hem mali yapısı hem taşıdığı riskler açısından tamamen yanlış bir proje.”