AKP’den kriz salvoları
03.08.2018 07:34 SİYASET
AKP’nin dış politikadaki pazarlık stratejisi ABD ile kriz yaşanmasına neden oldu. Bakanlara yaptırım kararı alınmasının ardından diplomasi kanadı, tansiyonu düşürmeye çalışan açıklamalar yaptı

AKP iktidarın son dönemde dış politikada sıklıkla başvurduğu ‘pazarlık stratejisinin’ son halkası ABD oldu.
Rahip Andrew Brunson’ın hapiste tutulmasına tepki gösteren ABD, İçişleri Bakanı Süleyman Soylu ile Adalet Bakanı Abdulhamit Gül’ü yaptırım listesine aldı; Türkiye’ye F-35 silah sistemlerinin satışını engelleyecek kararı geçirdi. ABD’nin bu sert tepkisi karşısında dozunu düşüren diplomasi kanadı ‘görüşmelerin pozitif bir şekilde devam ettiği’ açıklamasında bulundu.

Bakanlardan savunma
ABD’nin yaptırım kararının hedefinde olan bakanlardan Süleyman Soylu, kendisiyle ilgili yorum yapmadı ama Fethullah Gülen’i işaret etti. Soylu, Twitter hesabından “Amerika’da bir malımız var; FETÖ. Onu da orada bırakmayız, Alacağız!” mesajını paylaştı.
akp-den-kriz-salvolari-494987-1.
Abdulhamit Gül ise, “Türkiye dışında tek kuruşum yok” diyerek kendini savundu. Yine Twitter’dan açıklama yapan Gül, “Benim bu topraklarda yaşamak ve bu topraklarda ölmek dışında bir düşüm olmadı. ABD’de veya Türkiye dışında herhangi bir ülkede ne bir dikili ağacım ne bir tek kuruş param da yoktur. Nasip olursa belki bir gün memleketim Gaziantep’te küçük bir zeytinlik alırım” diye yazdı.

Partiler ortaklaştı
Karar Meclis’te de yankı buldu. AKP, CHP, MHP ve İYİ Parti gruplarınca yapılan ortak açıklamada, “ABD’nin tehditlerine halkımızın ortak dayanışması ve kararlılığı ile ‘Hayır’ diyoruz” ifadeleri kullanıldı.

Açıklamada, “Bu karar sahiplerini iki ülkenin ortak çıkarları için en ciddi düzeyde sorun doğurma kapasitesinde gördüğümüzü, bu tür yol ve yöntemleri Türk halkının onur ve vakarıyla reddettiğimizi, bu yönde atılmış ve atılacak her tür adıma karşı milletimizin ortak kararlılığını ve dayanışmasını ifade ettiğimizi, icra organının uluslararası mütekabiliyet çerçevesinde gereken karşılığı vermesinin hak olduğunu kamuoyuna duyururuz” denildi.

AKP’de ‘tereddüt yok’
AKP kurmayları da sert açıklamalarla ABD’yi kınadı.

TBMM Başkanı Binali Yıldırım, kararı ‘hukuksuz ve son derece keyfi’ olarak niteleyerek “Türkiye’deki yargılama süreçlerine karşı saygısız bir tutumun göstergesi olan bu kararı şiddetle kınıyor ve bu yanlıştan dönülmesini bekliyoruz” dedi.

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay da, ABD yönetimine karşı büyük devlet olmanın gereğini yapmaktan bir an bile tereddüt etmeyeceklerini söyledi.

Oktay, şu ifadeleri kullandı; “Büyük devlet olmak, uluslararası hukuk çerçevesinde hareket etmeyi, yapılan anlaşmalara bağlı olmayı, adalet ve saygınlık ilkesine sadık kalmayı, halkının çıkarlarını küçük çıkar gruplarının üstünde tutmayı ve daima mazlumların yanında olmayı gerektirir. Biz, bayrağı, vatanı ve milletiyle birlikte büyük bir devletiz. Sayın cumhurbaşkanımızın liderliğinde büyük devlet olmanın gereğini yapmaktan bir an bile tereddüt etmeyiz.”

Bahçeli: Yalnız değiller
AKP’den yana tutumunu bir kez daha ortaya koyan MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli de, “Türkiye’ye parmak sallayanlara haddi bildirilmelidir. ABD aklını başına devşirmeli, Türkiye’yi hafife alacak şuursuz ve sorumsuz davranışlardan derhal vazgeçmelidir. Papaz isteyen, papaz vermeye de hazır olmalıdır” çıkışında bulundu.
Bahçeli, “ABD yönetimi haddini çoktan aşmış, kırmızı çizgiyi çoktan geçmiş, hakkında şaibe ve şayiaların zirve yaptığı tartışmalı bir Papaz uğruna müttefiklik müktesebatını hiçe saymıştır. Milliyetçi Hareket Partisi oyunu görmüş, ahlaksız oyuncuları tanımıştır. Ne Sayın Cumhurbaşkanı ne de bakanlarımız yalnız değildir. Parti olarak hükümetin ve devletin sonuna kadar yanında durduğumuz ve duracağımız herkesçe bilinmelidir” dedi.

Diplomasi ‘yumuşattı’
Sert tepkiler gelmeye devam ederken akşam saatlerinde ise diplomatik kaynaklardan krizi yumuşatan açıklamalar geldi. Diplomatik kaynaklar, yaşanan krize ilişkin, “İki tarafta da sağduyu hâkim. Kısa vadede olumlu bir sonuç alınması bekleniyor” diye konuştu.

Yapılan açıklamada, ABD ile yürütülen görüşmelerin pozitif bir şekilde devam ettiği ve kısa vadede olumlu sonuç beklendiği belirtildi.

***

Muhalefet AKP’yi de eleştirdi

akp-den-kriz-salvolari-494985-1.

Muhalefet kanadı da ABD’nin yaptırım kararı almasına tepki gösterdi. CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu ‘misilleme’ çağrısında bulunurken, İYİ Parti’den de İstanbul’da bulunan Tump Towers’a el konulmasını teklif etti.
ABD’nin kararını doğru bulmadıklarını belirten Kılıçdaroğlu, “Amerika’nın aldığı karar Türk halkının onurunu rencide ediyor. Müttefiklik ilişkilerinin, sağlıklı bir zeminde ve anlaşmayla çözülmesi gerekir” dedi. “Mütekabiliyet kurallarına uygun olarak ABD’li bakanlar hakkında aynı kararın alınmasını bekliyoruz” diyen Kılıçdaroğlu, iki ülke açısından da olumsuz sorun yaratabilecek hamlelerden kaçınma çağrısı yaptı.

‘Al papazı, ver papazı’ politikasının maliyeti
Buna karşılık AKP’nin izlediği ‘pazarlık’ stratejisini de eleştiren CHP Lideri, sorunun buradan kaynakladığını ifade etti; “15 Temmuz Darbe Girişimi’nin arkasında Pensilvanya’da oturan kişinin olduğunu hep beraber biliyoruz. Türkiye’nin iade talebinde bulunması son derece doğal. Burada yanlışlık, ‘ver papazı, al papazı’ söyleminden kaynaklanıyor. Bu ülkede en önemli koltukta oturan kişi, yargının bağımsız olmadığını, ‘sen onu verirsen ben de bunu sana verebilirim’ algısını karşı tarafa yerleştirdi. Son derece tehlikeliydi ve doğru olmayan bir cümleydi. O cümlenin maliyetini yaşıyoruz.”

Misilleme isteyen bir diğer isim de İYİ Parti Sözcüsü Aytun Çıray oldu.

Fatura Trump Towers’ çıktı!
1974’te Türkiye’ye konulan Amerikan ambargosunu ve buna karşılık Türkiye’deki Amerikan üslerinin kapatıldığını hatırlatan Çıray, bugün de benzer tutum sergilenmesini istedi. Çıray, “Bu çerçevede ABD’ye karşı mütekabiliyet içinde tedbir yaptırımlar uygulayacağını açıklayan AKP Hükümeti’nin; karşılık gelen ABD’li bakan/sekreterlerin mal varlıklarına, Trump Towers’a el koymalı. ABD’den alınacak olan 11 milyar dolarlık yolcu uçağı alımını da durdurmalıdır” dedi.

Trump Towers’ın sahibi olan Doğan Holding, bu markasını kullanmak için ABD Başkanı Donald Trump’ın ailesinin sahip olduğu şirkete lisans bedeli ödüyor.

***

İlişkiler bu noktaya nasıl geldi?

akp-den-kriz-salvolari-494986-1.

15 Temmuz Darbe Girişimi’nin ardından Fethullah Gülen’in Türkiye’ye iade edilmemesi; Suriye, özellikle de PYD’ye askeri destek sunulması ve Menbiç konusunda yaşanan anlaşmazlık, ABD’deki Halkbank davası ve Mehmet Hakan Atilla’nın ceza alması gibi konularda Ankara-Washington arasında yaşanan krizin son halkası yaptırım kararı oldu.

ABD, İçişleri Bakanı Süleyman Soylu ile Adalet Bakanı Abdulhamit Gül’ü İzmir’de devam eden davada rahip (pastör) Andrew Brunson’ın tutuklanması ve hapiste tutulmasındaki rolleri nedeniyle yaptırım listesine aldığını açıkladı. Bakanlara ABD’ye giriş yasağı konuldu ve varsa bu ülkedeki mal varlıklarının dondurulmasına karar verildi. ABD Senatosu da bu karardan sadece birkaç saat sonra Türkiye’ye F-35 silah sistemlerinin satışını engelleyecek karar tasarısını jet hızıyla oylayıp kabul etti.

Erdoğan ‘rest çekti’
ABD Başkanı Donald Trump, pastörün rehin tutulduğunu belirterek Cumhurbaşkanı Erdoğan’a hitaben bu konuda bir şeyler yapması gerektiğini aksi halde yaptırım uygulanacağını söylemişti.

Erdoğan tüm bu hamlelere, “Türkiye’deki yargı, Brunson hakkında, hastalığını göz önüne alarak, iyi niyetle ev hapsi yönünde karar vermiş. Karara saygı duymak yerine, konuyu Türkiye’ye yaptırım meselesi haline getiriyorlar. Yaptırımlarla geri adım attıramazsınız” diye yanıt vermişti.

35 yıl isteniyor
Brunson hakkında ‘FETÖ’ye ve PKK’ye üye olmamakla birlikte örgüt adına suç işlemek’ten 15, ‘casusluk’tan da 20 yıl olmak üzere 35 yıl hapis cezası isteniyor. Davanın 18 Temmuz’daki duruşmasında da tahliye kararı çıkmamış, Brunson adli kontrol kararıyla ev hapsine alınmıştı.