AKP iktidarı emekliyi de vurdu
31.05.2018 10:25 ÇALIŞMA YAŞAMI
16 yıllık AKP iktidarında yalnızca çalışanlar değil, emekliler de ciddi hak kayıplarına maruz kaldı. Emekli olmak daha da zorlaştı, emekli aylıkları düştü

AKP’nin iktidara geldiği 2002 yılından bu yana emekliler ciddi hak kayıplarına maruz bırakıldı. Emeklilik hakkına erişim daha da zorlaştı, emeklilik yaşı yükseldi, aylıklar ise düştü.

DİSK Araştırma Enstitüsü (DİSK-AR) tarafından hazırlanan ‘AKP Döneminde Emek’ raporunda, işçilerin yanı sıra emeklilerin 16 yıllık AKP iktidarında yaşadıkları kayıplara da yer verildi. Sosyal güvenlik mevzuatında 2000’li yıllarda yapılan değişikliklerin, özellikle de 2008 yılında yürürlüğe giren 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun çalışanların yanında emeklileri de oldukça olumsuz etkilediğine dikkat çekilen raporda, özetle şu bilgiler yer aldı:

Dört milyon emekli iş arıyor
»SGK verilerine göre, Türkiye’de toplam 8 milyon 402 bin kişi emekli aylığı alıyor. TÜİK verilerine göre ise toplam 4 milyon 401 bin kişi emekli olduğu için işgücüne katılmıyor. Geriye kalan 4 milyon emekli ise ya bir işte çalışıyor ya da iş arıyor. 2002 yılında ise çalışan veya iş arayan emekli sayısı 2 milyondu.

Emeklilik yaşı arttı
»5510 sayılı yasa ile 2036 yılına kadar emeklilik yaş koşulu, kadınlar için 58, erkekler için 60’a çıkarıldı. Bu tarihten itibaren emeklilik yaşı kademeli biçimde artacak ve 2048 yılında kadın ve erkek için 65 olacak.

»Çalışanlar prim gün sayılarını tamamlasalar da yaş koşulunu bekliyor. Bu durum ‘emeklilikte yaşa takılanlar’ olarak bilinen yeni bir mağduriyet yarattı. Aralıksız çalışarak 7 bin, hatta 9 bin gün prim ödeyen sigortalılar, yaş engeline takıldıkları için emekli olamıyor.
akp-iktidari-emekliyi-de-vurdu-469783-1.
Güncelleme katsayısı düşürüldü
»Emekli aylığı hesaplamasında 2000-2008 yılları arasında çalışılan sürelere ilişkin güncelleme yapılırken, Tüketici Fiyatları Endeksi’nde (TÜFE) meydana gelen artış ve büyüme oranının (sabit fiyatlarla gayri safi yurt içi hasıla) yüzde 100’ü hesaba katılıyordu. 5510 sayılı yasaya göre artık güncelleme katsayısı TÜFE ile büyümenin yüzde 30’unun toplamından oluşuyor. Büyümenin yüzde 70’i güncelleme katsayısında artık dikkate alınmıyor.

Aylık bağlama oranı düşürüldü
»5510 sayılı yasa ile aylık bağlama oranları ciddi biçimde düşürüldü. Ayrıca yasa ile tavan sınırlaması getirildi ve aylık bağlama oranlarının yüzde 90’ı geçemeyeceği hükme bağlandı. 5510 sayılı yasa öncesi mevzuatta işçi ve esnaf için bir üst sınır öngörülmemişken, Emekli Sandığı’na tabi çalışanlar için bu oran yüzde 100 idi. 5510 ile 25 yıl ve 9 bin gün prim ödeyenlerin aylık bağlama oranı yüzde 50, 7 bin 200 gün prim ödeyenlerin aylık bağlama oranı ise yüzde 40’a düştü.

Aylıkların alt sınırı düşürüldü
»SSK’lilerin alt sınır aylığı 1999 öncesinde yüzde 70 idi. Aylıkların alt sınırı 5510 sayılı yasanın 55’inci maddesi ile yüzde 35-40 olarak belirlendi. Bu yüzden 1999 ve 2008 reformu sonrasında işe girenlerin emekli aylıkları ciddi bir biçimde gerileyecek.

Büyümeden emekliye sıfır pay
»Enflasyon ve büyüme oranları, emekli aylıkları açısından yaşamsal öneme sahip. 5510 sayılı yasanın 55’inci maddesi, emekli aylıklarının her yıl ocak ve temmuz aylarında TÜİK tarafından açıklanacak Tüketici Fiyatları Endeksi (TÜFE) oranında artırılmasını öngörüyor. Ekonomik büyümedeki artış, emekli aylıkları artışında dikkate alınmıyor.

Emekli aylıkları düşüyor
»SGK verilerine göre, 2000’li yıllardan bu yana asgari emekli aylıklarının net asgari ücrete oranı giderek düşüyor. 2002 yılında net asgari emekli aylığı ile asgari ücret arasındaki oran yüzde 132 iken 2017 yılında bu oran yüzde 96’ya düştü. Diğer bir ifadeyle 2002 yılı 100 kabul edilecek olursa, ortalama asgari emekli aylığı seviyesinin net asgari ücret karşısındaki kaybı yüzde 28 oldu.

»Emekli aylıkları milli gelire göre de geriliyor. 2002 yılı esas alındığında emekli aylıkları, milli gelire göre yüzde 34 oranında geriledi. AKP döneminde emekli aylığı, milli gelir artışının ve ülke ekonomisinin büyümesinin gerisinde kaldı. Emekli aylıklarının 2000’li yıllardan itibaren milli gelir içindeki payı azaldı.