AKP ve LİNÇ
ZAHİT ATAM ZAHİT ATAM

Türkiye’de basın bir tuhaf, sosyal medya da bir tuhaf: Doğrudan daha çok yalan yazıyor ve haber vermekten daha çok ilenç kusuyorlar.

Sosyal olgu bu. Son Cumhuriyet baskınından sonra, beyanat ilgi çekiciydi: “Cumhuriyet sanki bize saldırın diye çabaladı.”

Türkiye’de provoke olmaya dünden teşne, ifrazat diliyle konuşan, hiçbir şeye nesnel bir dille ve soğukkanlılıkla yaklaşmayan, gerçekliği olduğu gibi tahrif eden ve elbette öfke diliyle konuşan bir basın ve medya var.

Bu anlamda AKP’yi Türkiye’deki tüm hükümetlerden ayıran: AKP’nin, kendini meşru göstermek için tehdit eden ve sürekli hedef gösteren bir dil kullanması, buna %50 kılıfını koymasıdır. Onlar adına sahte kahramanlık yapıyorlar. Zerre kadar harbi delikanlı olmadan, tamamen kirli bir dil ve yöntemle, zerre kadar halkçı olmadan, ama sürekli halk adına konuşan ve eyleme geçen bir iktidar bu. AKP hükümeti, bu anlamda tüm Cumhuriyet tarihinin en yabancılaşmış hükümetidir. Halkın aleyhine olan en keskin iktisadi kararları bile tamamen halk adına eyleme geçirmeye çalışan bir söz-eylem pratiği sergiliyor.

AKP’nin tümüyle bir yanılsama üretmesi, halkın gerçekliğin farkına varmaması, AKP’nin toplumun eğitimli kesimiyle çatışması ve özellikle de onları halka düşman olarak göstermesi kaçınılmaz bir durumdur. Halka da aydına da yabancılaşmıştır ve kökleri de topluma yayılmak ve nüfuz etmeyi bir kenara bırakın, sistemik olarak dışarıdadır. AKP’nin yürüttüğü siyaset tümüyle manipülasyon üzerine kuruludur.

Bu manipülasyon için, histerik bir biçimde çalışan “sosyal provokatörleri”, “sosyal tehditçileri”, “sosyal hassas yerleri kaşıyıcıları”, hatta sosyal “adap bozucuları” vardır.

Özellikle sosyal medya üzerinden, bilinçli olarak kamuoyuna atılan yemlerle işleyen ve düpedüz ulusal politikalarla hiçbir alakası olmayan ve sosyal anlamda nizamı sağlamak için uğraşmayıp aksine nizam bozucu bir siyasi pratik içindedir. Türkiye’de bu işler için sistemli “yapay olarak üretilmiş” medyatik-ünlü var. Bu insanlar her kritik durumda inanılmaz açıklamalar yapabilir, sistematik yalanlar söyleyebilir, yanılsamanın esaslı ve kökten olması için çırpınıp durabilir ve bunun karşılığında iktidardan nemalanmak için bir tuhaf vasıtadan gelen paraya el açabilir.

Bu mekanizma içinde, misyon gazeteciliğinden, yalan haber üreten kaynaklara, belirli bir maddi karşılık için kendisiyle asla uyuşmayacak biçimde açıklamalar yapanlara, herhangi bir dünya görüşünü savunmak ya da tutarlı olmak için hiçbir çaba göstermeden, inanılmaz saf değiştirmelere kadar her şey olabilir.

Bu anlamda siyasi iktidarın zorla kendine adapte edip kullandıkları, para için bu işi yapanlar, genel histeri ortamından etkilenip zihni bulananlar, ne yapacağını bilemeyenler, ben onlara karışmamak için çaba gösteriyorum, onlar da bana karışmıyor, paramı da veriyorlar diyenlere kadar, bu mekanizma esastan ve köklü bir biçimde halka karşı, ulusal kimliğe karşı ve hatta insanlığa karşı biçimde işliyor. Ama özünde mekanizma sanal-yapay-ve manipülatif kalmaya devam ediyor.

Bu işler için, AKP’nin tehdit ettikleri ya da sulak alanlarda kalmak için zorunlu olarak biat ediyormuş gibi görünenler, deşifre olacağı korkusuyla daha da hiddetli saldıranlar… Ayrıca en başından itibaren insanlara saldırmak ile prim yapmaya çalışanlar… Sistemin genel işleyiş mekanizmasını Kenan Evren-Turgut Özal kurmuştu, AKP ise bunun semeresini görüyor. Nedir bu mekanizma?

“Halk kendini kurtarsın kardeşim, ben niye kendimi feda edeyim, bir enayi biz miydik?”

“İç dünyamda ben de halkçıyım, halktan yanayım ama halk bunlara kanıyorsa, bu adamların peşinden gidiyorsa, ben ne yapayım. Nasıl halk kendi çıkarını biliyorsa, ben de kendi çıkarıma bakarım.”

Şeriatın gelmesi için çabalıyorum… Bu ülkeye bir şey olmaz, bu halk işini bilir, şimdi çıkarı burada, yarın başka yerde olur… Müslümanım, bunlar şarlatan, ama yıllarca bizi ezen laiklere de iyi haddini bildiriyor… Ulusalcılar, Kemalistler, Ergenekoncular bizi kanla, şiddetle, işkenceyle, insan hakları ihlalleriyle boğdu, şimdi onlar da dünya kaç bucakmış bir görsünler diyenler… Toplu halde sistemin parçasıdır ve LİNÇ bu sistemin işleyişinde kritik bir yere sahiptir.