Albüm Kritik: Gerçekler siyahtır
Bekir Özgür Aybar Bekir Özgür Aybar

“Yaşamıyorum / Ben sadece zamanı öldürüyorum.” Yeni Radiohead albümü “A Moon Shaped Pool”un son parçasında yer alan bu sözler grubun sadece bugününün değil, tüm kariyerinin bir nefeslik özeti gibi. Frontman Thom Yorke’un yıllar önceki bir röportajını hatırlıyorum. Neden bu kadar karamsar olduğu sorusuna “Ben buna karamsarlık demezdim.” yanıtını verip ardından da şunu eklemişti: “Belki de gerçekler siyahtır.” Benim için Radiohead tam da bu.

Çıktıklarında 1990’ların ilk yarısıydı ve İngiltere’de yirmili yaşlardaki üyelerden oluşan hemen her yeni ekip britpop temsilcisi sayılıyordu. “Pablo Honey” ve “The Bends” adlı ilk iki uzunçalarda ilerisi için deneysel işaretler vermemişti Radiohead. Ama çok değil birkaç yıl sonra daha farklı seslere ulaştılar. 1997 tarihli “Ok Computer” milenyuma üç yıl önceden sokmuştu onları sanki. 2000 yılında yayınlanan “Kid A” ise İngiliz ekibi elektronik sounda götürmüştü. “Kid A” Radiohead kariyeri için bir kırılmadır. Art rock merkezindeki kanallar, her an değişen vurgular ve sert geçişler… Onları bugüne taşıyan olgulardır bunlar.



Geçen hafta XL Recordings aracılığıyla servis edilen “A Moon Shaped Pool” da bu mirastan güç alıyor. Bu albüm Radiohead’in yeni başyapıtıdır. Kimi bölümlerinde gitmekte oldukları güzergahtan izler var. Yaylıların yüksek tonu, gitarların elektronik tavırla uyumu ve saykodelik altyapı dikkat çekici. Ancak bundan bir önceki albümleri “The Kings of Limbs”ten de çok kopuk değiller. Grubun ayrı kaldığı beş yıl boyunca üyeler başka projelere odaklanmışlardı. Thom Yorke deneysel projesi Atoms For Peace ile underground’a inerken, gitarist Jonny Greenwood ise film müziklerine odaklanmıştı. İşte “A Moon Shaped Pool”un detaylarında o ara projelerin etkileri de hissediliyor.

İki numaralı şarkı “Daydreaming”in Paul Thomas Anderson imzalı video klibi boyunca kapılar arasında farklı hayatların içinden geçip gider ve sonunda kendine kapanır Thom Yorke. Bir başka parçada yıkıma değinir, bir diğer yerde insanlığın bitişini hatırlatır. Gerçekler siyahtır. Radiohead bu siyah bölgede etrafında olup bitenleri görebiliyor. Zaten tam da bu nedenle çok büyük bir ekip.