Almanya ikiydi, duvar bir
ALİ MURAT HAMARAT ALİ MURAT HAMARAT
22 Haziran 1974 Duvar’ın ayırdıklarının çimlerdeki tek resmî randevusunun oynandığı gün ve tarihe geçen o maçın hikâyesi

Konfederasyon Kupası Rusya’da demir aldı. Almanya, Avustralya’yı yendiği mücadeleye kollarında siyah bantla çıktı. Esbab-ı mucibesi ülke tarihinin önemli figürlerinden Helmut Kohl’ün 16 Haziran’daki vefatında saklıydı. 1982-1998 arasında Başbakanlık yapan unutulmaz siyasetçi, bir döneme damgasını vurmuştu. Duvar onun iktidarında yıkılmış, sosis diyarı yine onun döneminde birleşmişti. Müsaadenizle bu hafta Yazıhane’deki eski bir yazımı anmalı, o tarihi günün yıldönümünde Şansölye’den hareketle zamanda küçük bir yolculuğa çıkmalı...

22 Haziran 1974’de Federal Almanya ile Demokratik Almanya arasında oynanan Dünya Kupası grup karşılaşması, aradan geçen senelere rağmen asla unutulmuyor. Duvar’ın ayırdıklarının çimlerdeki tek resmî randevusu kendisine yüklenen anlamla apayrı bir yerde durmaya devam ediyor. Neden mi...

İkinci Dünya Savaşı sonrasında Sovyetler Birliği’nin egemen olduğu bölgede kurulan Demokratik Almanya Cumhuriyeti, sürekli vatandaş kaybediyordu. Yüz binler iş bulma ümidiyle Batı’ya göç ederken, bunu durdurmak isteyen Sosyalist Birlik Partisi’nin (SED) başı Walter Ulbricht’in ağzından süzülen “Kimsenin duvar örmeye niyeti yok” demesinden iki ay bile geçmeden olanlar olmuş; 1961’de utancın duvarı dikilmişti.

Yıl 1974, aylardan Mayıs... İkinci Dünya Savaşı sırasında Nazilerle papaz olduğundan ülkesini terk etmek zorunda kalıp kaçtığı Norveç’te Willy Brandt sahne adını alan ve bu tarihten sonra hep böyle anılan, gerçekte doğum kütüğünde Herbert Ernst Karl Frahm yazan Sosyal Demokrat Parti’nin başı ve Almanya Başbakanı istifa etmek zorunda kalmıştı. Zira bugün İstanbul’da büstü bile bulunan, Auschwitz için diz çökmüş unutulmaz politikacının başdanışmanlarından Günter Guillaume’un Doğu Alman köstebeği olduğu ortaya çıkmıştı. Doğu Almanya Devlet Güvenlik Bakanlığı (Stasi), kapitalist akrabalarına karşı tarihinin en büyük golünü atmıştı.

Brandt’ın istifasından bir gün sonra Demokratik Almanya, bu sefer Magdeburg ile gülüyordu. Kupa Galipleri Kupası finalinde Milan’ı deviren takım rejimi sevindirmişti. Hemen yaklaşmakta olan Dünya Kupası’nda duvarın ayırdıkları aynı gruba düşmüştü. Kurayı çeken 11 yaşındaki Detlef Lange tarihin yazılmasına önayak oluyordu.

22 Haziran’da taraflar sahaya gruptan çıkmayı garantileyerek çıkmışlardı. Hamburg Vollparkstadion’da 1500 kadar şanslı Doğu Alman vardı. Yeni Başbakan Helmut Schmidt, tam 13 bakanıyla şeref tribününe gelirken, o zamanın muhalefet lideri Helmut Kohl de stadyumda yerini almıştı. Kader ağlarını örüyor olmalıydı...

Tesadüf bu ya her iki takımın hocası, futbolculuk kariyerlerinde karşı karşıya gelmişlerdi. Tabii o zamanlar Almanya tekti... Dresden’de doğan Helmut Schön ev sahibini, Gera’da dünyaya merhaba diyen Georg Buschner ise deplasman ekibini çalıştırıyordu.

Dakikalar 78’i gösteriyordu. Kaleci Jürgen Croy oyunu hızlı başlatıp sonradan oyuna giren Erich Hamann’ı bulmuş, o da akını sürükledikten sonra Jürgen Sparwasser’i topla buluşturmuştu. Magdeburglu oyuncu, Sepp Maier’i avladığında tüm Almanya’da saatler 21.03’ü gösteriyordu.

Kalan dakikalarda Doğu, 13 yıl evvel yaptığı gibi kalesine duvar örebilecek miydi? Batı saldırdı, Doğu direndi. Uruguaylı hakem Barreto’nun son düdüğüyle karşılaşma bitti. Maç anında tarih kitaplarında yerini almıştı.

Bild, teknik direktörlerine gözdağı veriyordu: “Böyle olmaz, Bay Schön!”

Son düdükten sonra, Halit Kıvanç ustamızın da dediği gibi ev sahibinin kolay gruba düşmek için maçı kaybettiği iddia edildiyse de, birçokları bu açıklamadan tatmin olmamıştı. Kazanılan Dünya Kupası kimilerine göre yaşanan utancın üstünü ancak örtebilmişti.

Mücadeleden sonra Batı’nın “Kızıl”ı Paul Breitner ile formaları değişen Sparwasser, ülkesinde hiç sevilmemişti. Rejimin propagandasına yaramıştı golü. Bir ara mezartaşında “Hamburg 74” yazsın diyen futbolcu, Duvar’ın yıkılmasından bir yıl önce Batı’ya iltica etmişti. O gün giydiği 14 numaralı forması, bugün Bonn’daki tarih müzesinde de sergileniyor.

Alman tarihinin kilometre taşlarından biri, 22 Haziran 1974’te, yerel saatle 21:03’te dikildi. Üzerine Horst Tomayer’in yazdığı bir şiir, belki de her şeyi anlatıyor:

“Kimdim nasıldım neredeydim

Sparwasser ölçüyü aldığında

Schön’ün takımını infaz ettiğinde

Bir Adidas mermisiyle.”

Kazanılan kupa, Batı Almanya’yı güldürse de komünistlerin hanesinde yazan bir, duvarın yıkıldığı 9 Kasım 1989’a kadar durmaya devam etti. 3 Ekim 1990’da ise Almanya bir oldu, Demokratik Almanya sıfır!