Altyazı’nın Gayri Resmî ve Resimli Dünya Sinema Sözlüğü yayımlandı: Dikiş makinesi, montaj, tren...
25.07.2018 10:05 KÜLTÜR SANAT
Yazarlarının öznel deneyim ve anılarından izler de taşıyan Altyazı’nın Gayri Resmî ve Resimli Dünya Sinema Sözlüğü, ağustos sonuna kadar bayilerde kalacak ve yaz boyu sinemaseverlere eşlik edecek

Öykü Özfırat

Yayın hayatında 17. yılını tamamlayan Altyazı Aylık Sinema Dergisi, Dünya Sinema Sözlüğü’nü yayımladı. Yüz yılı aşkın sinema tarihini baştan aşağı kat eden, birbirinden çok uzak coğrafyalara uzanan Dünya Sinema Sözlüğü’nün sayfalarında 50 yazarın kaleminden 248 madde yer alıyor. Sinemaseverleri, 2015’te yayımlanan Türkiye Sinema Sözlüğü’nde olduğu gibi, Resmî tarih anlatılarında gölgede kalan, çeperlere itilen film, kişi, olay ve motifler Altyazı’nın sözlüğünün merkezine oturuyor. Gayri Resmî ve Resimli Dünya Sinema Sözlüğü üzerine editörleri Fırat Yücel ve Senem Aytaç ile konuştuk.

»Dünya Sinema Sözlüğü fikrinin çıkışı ve derlenme süreci nasıl gelişti?
Altyazı bugüne kadar üç adet özel sayı çıkardı. İlki 100. sayıya ulaşmamızı kutlamak için çıkardığımız 2010 tarihli özel sayı, ki bu sayıda birçok sanatçının sinema üzerine yazı ve işlerine yer vermiştik. İkincisi 2015’te çıkardığımız Gayri Resmî ve Resimli Türkiye Sinema Sözlüğü. 15. yılı geride bıraktığımızda üçüncü bir özel sayı daha yapalım dedik. Esasında en başta bu sayıyı bir sözlük olarak tahayyül etmemiştik, bambaşka bir şey yapmak istiyorduk. Dünya Sinema Sözlüğü fikri aklımıza geldiğinde, başta haliyle çekindik, tüm sinema tarihini arşınlayan bir sözlük nasıl üretilebilirdi ki? Fazla çılgınca geldi. Bizi bu konuda rahatlatansa bir önceki sözlüğün de sıfat hanesinde yer alan “gayri resmî” sözü oldu. Yavaş yavaş, sinema tarihinin kıyısında köşesinde kalmış, klasik ya da kanon addedilmemiş yapıtları ve yıldızlaşmamış, adı sanı az duyulmuş kişileri merkezine alan bir sözlük üretilebileceğine ikna olduk. Bağlamını dünya olarak belirleyen bir sinema sözlüğünün konu hakkında her şeyi kapsaması zaten mümkün değil. Tek yapabileceğimiz yazarlarımıza bir çağrı yapmak ve onlardan gelen madde önerileriyle hareket etmekti. Yapılan bir öneri bir başkasını akla getirdi ve bu çağrışım zinciriyle ortaya çıktı sözlük.

»Sözlükten birkaç anekdot paylaşabilir misiniz?
Örnek vermek gerekirse, Fotoğraf Tüfeği maddesi kamera ile tüfek arasındaki benzerliğe değiniyor; ama aslında kamera, sinemanın ilk yıllarında dikiş makinesine de benzetilmişti. Dikiş Makinesi maddesi bu hatırlayışla çıktı ortaya. Ardından montaj sözcüğünün fabrika montajından hareketle, monte etme deyiminden sinema diline geçtiği geldi aklımıza. Sonra da tren hatları ve sinema arasındaki kurulan analojiler. Tüfek, dikiş makinesi, montaj, tren... Sinema terminolojisinin hangi farklı endüstrilerden beslenerek oluştuğuna dair bir envanter… Diğer maddeler de üç aşağı beş yukarı bu gibi çağrışım zincirlerini takip ederek ortaya çıktı.

altyazi-nin-gayri-resmî-ve-resimli-dunya-sinema-sozlugu-yayimlandi-dikis-makinesi-montaj-tren-491555-1.

“Genç kuşaktan okurlar kazanıyoruz”
»Geçen aylarda Altyazı Dergisi dayanışma gecesi düzenledi. Altyazı’da son durumlar nedir? Türkiye’de sinema üzerine yayınlara ilgi durumu nasıl sizce?
Altyazı, yaklaşık on beş yıldır Boğaziçi Üniversitesi’nin maddi desteğiyle yayın hayatını sürdürüyordu. 2016’da üniversite, bütçe kısıtlamaları yüzünden artık dergiye maddi destek sağlayamayacağını açıkladı. Bir yandan politik ve kültürel ortamdaki baskı ve daralma, bir yandan da reklam gelirlerinin azalması, döviz kurundaki artış (malum, her şey gibi, kâğıt da ithal) gibi ekonomik zorluklar birleşince, derginin geleceği tehlike altına girdi. Dayanışma partileri, özel sayılar ile geçici olarak da olsa şimdilik bu sorunu çözmeye çalışıyoruz. Okur sayımızda ya da dergiye okuyucuların gösterdiği ilgide ise büyük bir değişim olduğunu söyleyemeyiz. Bunca yıldır oturmuş çok sadık ve ilgili bir okur kitlemiz var; sinemayla yeni yeni ilgilenmeye başlayan genç kuşaktan da taze okurlar kazanmaya devam ediyoruz. Bir yandan da dijital ortam artık çok daha fazla kullanılıyor elbette. Matbu satışlarımızla örneğin sosyal medya takipçi sayımız arasında dağlar kadar fark var. Fakat ikisinin işlevlerinin farklı olduğunu düşünüyor ve bu ikili yapıyı devam ettirmek istiyoruz. Güncel haberlere, vizyon filmleriyle ilgili bilgilere daha çok internette yer veriyor, aylık dergide ise Ingmar Bergman ya da ‘Mayıs 68’ gibi kapsamlı dosya konularına merkeze alıyoruz. Matbuyu görece daha kalıcı bir yayın olarak görüyor ve tasarlıyoruz. Derinleşmekte olan ekonomik krizle de beraber nasıl bir süreçten geçeceğimizi ise hep beraber göreceğiz.