Aman dikkat!..
FİKRİ SAĞLAR FİKRİ SAĞLAR

Türkiye dönüşü olmayan bir dönemece giriyor...

Toplumsal bağ çözülmek üzere. Değişik ırk, dil ve inanç gruplarına karşı bakış değişti. Geleneksel birlik ve hoşgörüden süratle uzaklaşılıyor.

Aynı yurdu paylaşmak ve ortak kimlik oluşturmak çabaları giderek yok oluyor. Aklımızı kullanmak ve aidiyet duygularımızı geliştirmekten vazgeçiliyor.

Özellikle 35 yaşın altındaki gençler birlikte yaşamak ideallerinden uzaklaşmış. Farklılıklarıyla birlikte uzlaşmak yerine ayrışmayı düşünüyorlar!..

Duygudaşlık yerini düşmanlığa bırakıyor!..

Şiddet, kin ve kavga teşvik ediliyor.

Irka dayalı milliyetçilik körükleniyor…

Ölümler, ayrıştıranlara cesaret veriyor…

Yeni bir yapı oluşturma heyecanı bütünlüğümüzü parçalıyor!..

Kısaca, Türkiye üzerinde içeriden ve de dışarıdan kurgulanan oyunlar etkili oluyor!..

• • •

Bugüne kadar yaklaşan felaketi anlatan benzeri sözleri belki çok duydunuz, ancak bu kez, gerçekten son 30 yılda yaşamadığımız bir süreçle karşı karşıyayız!.. O kadar hızla yuvarlanıyoruz ki, tehlikenin boyutunu tarif etmek zorlaşıyor!..

• • •

Geçen hafta, Dağlıca ve Iğdır katliamları sonrası ülkenin her köşesine giden şehit cenazeleri o kentlerde müthiş infial uyandırdı...

Diğer yandan Cizre’de uygulanan sokağa çıkma yasağı ve şiddet, özellikle Kürt yurttaşlarımızın haklı tepkilerine neden oldu. Yani, aynı anda ülkenin doğusu da batısı da düğmeye basılmış gibi yangın yerine döndürüldü.

• • •

Doğuda PKK terörü ile Kürt yurttaşların varlığının ayrıştırılamaması, olay çıkarılan yerlerde sivillerin mağdur edilmesi hatta öldürülmesi, Kürtler arasında yoğun çığlığa neden oldu.

Batıda ise kafatasçı ve de kindar gençler üzerinden saldırılar düzenlendi, kentlerde toplumsal paranoya nöbetleri yaşandı…

Doğuda Kontrgerilla benzeri örgütlerin orantısız güç kullanarak şiddetti yükseltmesi, batıda AKP ve MHP’nin içinde olduğu oluşumların yaptığı provokatif eylemler, ülkeyi hızla kargaşanın içine sürükledi…

• • •

Birkaç örnek vereyim.

Mersin/Kargıpınarı’nda 40 yıl önce yerleşmiş, kız alıp kız vermiş Kürtlerin yaşadığı mahalleye çoğunluğu 15 yaş civarında çocuklarla saldırıldı. Evler yakıldı. Dükkânlar tahrip edildi. Ertesi gece Silifke/Atayurt beldesine çılgınca saldırı düzenlendi. Evler ateşe verildi. Çayhaneler yıkıldı. Kalabalık o kadar kendinden geçti ki, petrol istasyonunu patlatmaya kalkıştı...

Bir sonraki akşam Akdere’de çimento fabrikası basıldı. İşçi yatakhaneleri yakıldı. Limana hücum edildi… Bu vahşeti özellikle Silifke Kaymakamı’nın ve Belediye Başkanı’nın birlikte oluşturduğu sağduyu kurtardı… Değişik yerlerde oluşan bu baskınlar, aynı yerden talimatla ve aynı yöntemle yapılıyordu. Çoğu çocuk bu güruh, birileri tarafından yediriliyor içiriliyor, Kürtlerin yaşadıkları yerlere salıveriliyordu.

Ne yaptıklarının farkında değiller!.. İçlerinde ortak olduğu çay salonunu ateşe veren ya da çalıştığı yeri yerle bir edenler var!..

Belki pişmanlar!.. Oyuna getirilmişler!.. Bolu/Mudurnu’daki olay gibi... Mersin’deki olaylar diğer illerin somut örneği…

• • •

Peki kim bu gençleri oyuna getiriyor?..
Amaç nedir?..

• • •

RTE’nin kaprisi ve başkanlık hırsı, MHP’nin 7 Haziran sonrası her şeyi zora sokan ve AKP’ye destek olan tavrı, toplum tarafından biliniyor…
Milli iradenin kendilerine verdiği görevi yapmak yerine, ülkeyi çıkarları adına siyasi bunalıma soktuklarını biliyorlar. Bu nedenle seçmenleri tarafından cezalandırılacaklarının farkındalar… Akan kandan, gelen şehit cenazelerinden medet umuyorlar… Toplumsal infiali körükleyerek oy alacaklarını sanıyorlar…

• • •

En tehlikeli oyunu RTE oynuyor…

HDP’yi PKK ile eş tutarak, emanet oylarını partisine almak istiyor…

Aklı fikri 400 milletvekilinde.

Oysa bu halk ona oy vermeyecek. Hâlâ göremiyor!.. Ama diğer yandan HDP’nin siyasetin dışına çıkmasıyla akan kanın daha da çoğalacağını düşünmüyor… Daha da önemlisi, hukukun yok edilmesine, devlet meşruiyetinin ortadan kalkmasına aldırış etmiyor…

Düşünün; kendi kurduğu seçim hükümetinin bir üyesi, İçişleri Bakanı, aynı kabinenin bakanlarını Cizre’ye sokmayacağını açıklayabiliyor… Bir başka bakanı, Kültür ve Turizm Bakanı kafatasçılık yaparak, “Cizre’de ne oluyor?” diye sorgulamak yerine, oraya giderek halkı korumak isteyen bakanların azledilmesini isteyebiliyor… Devlet egemenliğinin RTE tarafından yok edilişinin hazin görüntüsü!..

• • •

AKP ve MHP, 7 Haziran’dan sonra uyguladıkları politikalar yüzünden ülkeyi kan gölüne çevirdiler. Toplum gözünde sabıkalıdırlar… Bu nedenle batıda saldırılar düzenleyerek milliyetçi oyları tekrar kendilerine çekmeye çalışıyorlar.

Bu çok ama çok tehlikeli bir oyundur!...

İç çatışma, iç savaşa dönebilir…

Ölenler öldükten sonra müsebbibi AKP ve de MHP olsa ne yazar!..

Aman dikkat!..