Anasayfa DÜNYA Amerika oligarşiyle yönetiliyor

Amerika oligarşiyle yönetiliyor

ABD’nin en zengin üç kişisi, 160 milyon Amerikalıdan daha fazla paraya sahip. Küçük bir azınlığın çıkarları için kitleleri sömürmek üzere tasarlanmış bir sistemle yönetiliyoruz

Luke Savage

ABD insanlık tarihinin en zengin ülkesi. Aynı zamanda çoğu Amerikalının bildiği gibi derinden adaletsiz. Amerika’nın en yoksul 160 milyonluk bölümünün toplam varlıkları, ülkenin en zengin üç milyarderinin varlıklarından daha az. Bu milyarderlerin en zengini Jeff Bezos’un 60 saniyede kazandığı para, Amerikalı ortalama bir ailenin bir buçuk senelik gelirine eşit. Gökdelenler, teknoloji devleri, çöken kamu hizmetleri sistemi ve gitgide küçülen zenginler zümresi arasında sıkışan 40 milyon Amerikalı yoksulluk sınırının altında yaşıyor ve on milyonlarca insan daha hayatta temel ihtiyaçlarını karşılamakta zorlanıyor. Amerikalı işçiler gitgide daha uzun saatler çalışıyorlar fakat gelirleri azalıyor. Binlerce insan sağlık sigortası olmadığı için ölüyor ya da tedavi için tüm parasını harcıyor. Irka dayalı ayrımcılık ceza hukukunda halen kol geziyor ve iki milyondan fazla insan yok yere hapis yatarken, polisler sık sık haksız cinayetler işliyorlar.

Para aklama sistemi

Geldiğimiz nokta bariz bir paradoksa işaret etse de, ortada bir ‘çelişki’ var diyemeyiz. Amerikalıların büyük çoğunluğunun yaşadığı zorluk, tam olarak bu sonuçları doğurmak üzere tasarlanmış, hileli ekonomik ve siyasi sistemin doğal sonucu. Irk temelli dışlama ve çoğunluk karşıtı siyaset tasarısı çok eskilere dayanan Amerikan demokrasisi, ülkede yaşayan çoğu insan için bir gerçekten ziyade soyut bir fikir olmuştur. Fakat Yeni Düzen’in çöküşü, Yeni Sağ’ın yükselişi ve Demokrat Parti’nin neoliberal dönüşümü ile birlikte en temel demokratik mekanizmalar dahi kaybolup gitti. Bunu başarmak bir nesil sürdü ancak Amerikan siyaset sistemi nihayet kendini devasa bir para aklama operasyonuna dönüştürdü. Bir avuç zengin insan ve tekelci şirket resmen her şeyin ve herkesin üstünde tahakküm kurmuş bulunuyor. Milyarderlerin, şirketlerin, gizli kapaklı sermaye hareketlerinin seçim sistemini ele geçirmesine izin verenler, yalnızca kendi çıkarlarına çalışan kısır döngüyü kolaylıklar işletiyorlar. Ya kendi servetlerini koruyorlar, ya da yükselişlerine imkan sağlayan koşulları muhafaza etmekle meşguller.

Finans çevrelerine yaslanma

Servet sahipleri Amerikan demokratik sistemini öyle bir fethetti ki, ülkeyi yöneten iki partili siyasal sistemin tepesindekiler, bu düzenin kalıcı olacağını çoktan kabullendi bile. Beyazların ve banliyölerdeki küçük burjuva sınıfın partisi Cumhuriyetçiler için dönüşüm nispeten kolay ve doğal oldu, hatta hoş karşılandı. Ancak siyasal sistemde sosyal bilinç sahibi liberal fikirleri temsil eden Demokrat parti de on yıllardır şirketlerin parasında boğuluyor. Bir sonraki seçimler için adaylığını ilan eden bazı siyasetçiler şimdiden Wall Street’te kapı kapı gezmeye başladılar bile. Reagan düzenine ayak uyduran ve hatta bazı açılardan daha da ileriye götüren Bill Clinton finans çevrelerine gururla yaltaklanıyor, partinin kurduğu yeni dostluklara şüpheyle yaklaşan seçmenleri dışlamak ve hizaya sokmak için elinden geleni yapıyordu.

Demokratlar değişimi reddetmişti

2008 krizinden sonra kongrede büyük çoğunluk kazanan ve Beyaz Saray’a popüler bir ismin seçilmesini sağlayan Demokratlar değişim getirmeyi apar topar reddettiler ve ülkeyi öylece oligarşiye mahkûm ettiler. Hileli sisteme ayak uyduran Demokrat liderler kendilerini sistemin yetkin ve uzman yöneticileri olarak pazarlamaya koyuldular. Sistemin yanlışlıklarından gitgide daha bulanık terimlerle bahseden bir üslup benimsediler. Ülkedeki adaletsizlik bu kadar barizken, siyaset servet sahibi bağışçılar ve sermaye tarafından daracık bir alana hapsedildi. İki parti arasındaki uzlaşma güç sahipleri lehine evirildi. Dolayısıyla milyonlarca Amerikalının seçimlerde oy vermeye gitmekten dahi vazgeçmesi kimseyi şaşırtmamalı.

Her bakımdan çürümüşlük

Çaresizlik ve teslimiyet katmanlarının altında, hükümetteki vekillerinden çok daha öngörülü ve yenilikçi milyonlarca seçmen olduğunu yine de söylemek gerek. İnsanlar ekonominin zenginler lehine çalıştığını biliyorlar. Yeşil Yeni Düzen istiyorlar ve zenginlere uygulanan vergilerin artmasını talep ediyorlar. Cezai hukuk sisteminin baştan aşağı reform edilmesini istiyorlar. Sigorta şirketlerinin muhalefetine ve siyasetçi sınıfının ‘imkansız’ söylemlerine rağmen, Amerikalıların çoğu insan hayatını paranın önüne koyan evrensel sağlık sigortası sistemini destekliyorlar. İki partili sistemin yönetici sınıfının iş yapma şekliyle, insanların tercihleri arasındaki bariz kopukluk mevcut sistemi sürdürülmesini seçim aritmetiği açısından mantıksız kılıyor ve ahlaki anlamda da savunulamaz olduğunu ortaya koyuyor.

Muhalefet pazarlığı bırakmalı

Beyaz Saray’da ırkçı bir milyarder var ve ülkenin sağcı azınlığı Birleşik Devletler’in tüm kurumlarını kontrol ediyor. Muhalefettekiler artık Amerika’nın oligarşisiyle pazarlığa girmeyi bırakmak zorundalar. Bunun yerine oligarşiyi gür bir sesle kınamalılar, herkesin bildiği gibi istismar ve yağma üzerine kurulu ahlak dışı bir sistem olduğunu tanımalılar. Seçim kampanya finansmanı bütünüyle reddedilmeli ve bu sistemi savunan tüm adayların da sermayenin suç ortakları olduğu telaffuz edilmeli. Bireysel ve kurumsal tüm suç ortakları ifşa edilmeli ve hak ettikleri muameleyi görmeli. Amerika demokrasiye ‘benzemek’ dahi istiyorsa, başka bir alternatifi gerçekten kalmadı.

Çeviren: Fatih Kıyman

Kaynak: Jacobin

SON HABERLER

Bakanlar/katliamlar/Çanakkale ve Anadolu

2017 değişikliği ile “siyasal sorumluluk” kavramı Anayasa’dan çıkarıldı: bakanlar kurulu ve hükümet...

İnsanlığın karşılaştığı en büyük tehdit: İklim değişikliği

Dünyanın dört bir yanında gençler, çocuklar iklim değişikliğine karşı sokaklara dökülerek, gezegenimizi...

CHP’li Yücel Özen hayatını kaybetti

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) İzmir eski İl Yöneticisi ve Tire Belediye Meclis...

Uber davası ertelendi

Uber'e erişimin engellenmesi ve firmanın Türkiye'den men edilmesi talebiyle açılan dava, bilirkişi...

Yeni Zelanda saldırısında ölenlerin sayısı 51’e yükseldi

Christchurch kentinde 15 Mart'ta iki camiye düzenlenen saldırının ardından kendisinden haber alınamayan...

Akşener: Ekrem kardeşim niye kızdırdın bu kadar Tayyip Bey’i?

İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, "Bir yerel seçime gidiyoruz ama sanırsınız...

MGK’den yerel seçim mesajı

Milli Güvenlik Kurulu (MGK) Toplantısı sona erdi. 4,5 saat süren toplantı sonrası...

Alper Taş’a sosyal medyadan büyük destek

Sosyal medya kullanıcıları CHP Beyoğlu Belediye Başkan Adayı Alper Taş'ın başlattığı #BenimİçinBeyoğlu...

10 maddede AKP ile birlikte kaybedilen Beyoğlu

Beyoğlu’nun AKP'li yıllarda yapılan değişim ve dönüşüm ile birlikte tarihi yapısı yok...

FED faiz kararını açıkladı

ABD Merkez Bankası FED kritik faiz kararını duyurdu. FED faizi değiştirmeyerek yüzde...