Anadolu Üniversitesi'nden ayrımcı soruya ilişkin açıklama
17.04.2018 15:44 GÜNCEL
Anadolu Üniversitesi, Açıköğretim Fakültesinin 14-15 Nisan tarihlerinde gerçekleştirdiği Bahar Dönemi Ara Sınavlarında tartışılan soru ile ilgili açıklama metni yayınladı. Açıklamada, sorunun Açıköğretim Sistemi sınavlarında yer almadığı fakat 'Etkili İletişim ve Toplumsal Cinsiyet' ünitesinde geçtiği bildirildi

Anadolu Üniversitesi Açıköğretim Sistemi Bahar Dönemi Ara Sınavlarında sorulduğu iddia edilen bir soru, sosyal medyada geniş yankı buldu.

anadolu-universitesi-nden-ayrimci-soruya-iliskin-aciklama-452944-1.

Anadolu Üniversitesi Rektörlüğünden yapılan açıklamada, "2017-2018 Bahar dönemi itibarı ile 1 milyon aktif öğrenciye hizmet veren Anadolu Üniversitesi Açıköğretim Sistemi, kitap ve sınav hizmetlerinin yanı sıra, 20’ye yakın farklı türde öğrenme malzemesini öğrencilerine sunmaktadır. Açıköğretim Sisteminde bulunan bin 200’ün üzerinde ders kitabına ve buna bağlı olarak yaklaşık 10 bin üniteye dair yaklaşık 400 bin farklı alıştırma sorusu öğrencilerimizin çalışmalarına destek amacıyla sunulmaktadır. Sözü geçen iddialara konu olan soru da bu 400 bin alıştırma sorusundan biridir ve Açıköğretim Sistemi sınavlarında kullanılan bir soru değildir. Anadolu Üniversitesi Açıköğretim Sistemi kitap yazım sürecinde ülkemizin bir çok farklı kurumunda görev yapan ve alanlarında uzman olan 10 bine yakın yazar ve editör görev almaktadır. Öğrencilerimize eKampüs öğrenme yönetim sistemi üzerinden sunduğumuz öğrenme malzemeleri ise Anadolu Üniversitesi bünyesinde görevli 2 bin 500’e yakın akademik personel tarafından bu kitaplar temel alınarak üretilmektedir" ifadelerine yer verildi.

Sorunun 'Etkili İletişim ve Toplumsal Cinsiyet' ünitesinde geçtiğinin bildirildiği açıklamada, şu ifadelere yer verildi:

"16 Nisan 2018 tarihinde basında ve sosyal medyada yer alan konu, Etkili İletişim Teknikleri kitabında bir kadın yazarımız tarafından yazılan 'Etkili İletişim ve Toplumsal Cinsiyet' ünitesinde geçmektedir. Ünitenin konusu, sözlü ve sözsüz iletişimde toplumsal cinsiyet farklılıklarıdır. Söz konusu soru, eKampüs ortamında sadece bu dersi alan öğrencilerimize sunduğumuz çözümlü sorular malzemesi içinde yer almaktadır. Kitap içinde bu sorunun üretildiği ve aşağıda kaynağı verilen metinde, 'Her kültürde kadın ve erkek olmaya dair beklentiler ve değerler bulunmaktadır. Bu değerler bir erkek ve kadın modelinin oluşmasını sağlar. Kadın ve erkek arasındaki farklılıklar derin bir ayrışmaya dayanmaktadır. Bu ayrışma ataerkil toplumlarda daha da fazladır. Çoğunlukla iki cins, toplumsal yapılanma içinde birbirinin karşıtı olarak sınıflandırılır. Ataerkil toplumlarda başat olan geleneksel ideolojinin cinsiyetçi iş bölümü, kadını ev işlerinden ve çocuk bakımından sorumlu tutar. Böylece, eve bağımlı hale getirilen kadın toplumsal üretime katılmaktan uzaklaşır ve küçük yaşlardan itibaren öğretilip benimsetilen toplumsal cinsiyet kalıplarına uyum sağlar (Arat, 1994: 45). Eş deyişle, erkek kamusal alanla, kadın ise özel alanla ilişkilendirilir. Davranış ve karakter olarak, erkeklerin hırslı, güçlü, kararlı, risk alan, bağımsız, rasyonel, aktif ve atak olması, kadınların ise şefkatli, neşeli, sevecen, duygulu, duyarlı, yumuşak nazik, sadık, sabırlı, anlayışlı olması beklenir. (Leathers, 1997: 308)' Metinde de açıkça görüleceği gibi, söz konusu soru cinsiyetçi bakış açısına göre kadın ve erkek rollerine ilişkin tartışma bağlamında kullanılmıştır. Ancak soru, kitabın bağlamından ve sadece bu dersin malzemelerinin sunulduğu öğrenme ortamından bağımsız olarak incelendiğinde kadınlarımıza karşı olumsuz bir bakış açısını yansıttığının düşünülmesi doğaldır. Aslında ünite metninde ve bu soruda hedeflenen de bu cinsiyetçi bakış açısının yanlışlığının sorgulanmasıdır. Bu çerçevede, ileride de doğabilecek yanlış anlaşılmaları önlemek amacıyla söz konusu soru öğrenme malzemelerimiz arasından kaldırılmıştır. İnternet ortamında yayınlanan haber ve benzeri paylaşımlara yönelik her türlü yasal hakkımızı saklı tutarak, kadın haklarına ve cinsiyet eşitsizliğine yönelik hassasiyetimizi bir kere daha vurguluyor, bundan sonra da benzeri iddialara şeffaf bir biçimde cevap vermeye her zaman hazır olduğumuzun bilinmesini kamuoyunun takdirine saygıyla sunuyoruz.