Ankara'da büyük hüsran
ALİ MURAT HAMARAT ALİ MURAT HAMARAT
Beşiktaş, Gençlerbirliği deplasmanında oldukça kötü bir oyunun ardından sahadan 2-1 mağlup ayrıldı ve galibiyet hasretini üç maça çıkardı

Milli maç arasından sonra perde Ankara'da kalkıyor. Bir tarafta Gençlerbirliği, öbür köşede Beşiktaş. Sezona facia gibi başlayan ev sahibi son iki sezonun şampiyonu karşısında çıkış arıyor. Şüphesiz Kartal'da hedef mutlak üç puan. Fenerbahçe mağlubiyetinden sonra Trabzonspor karşısında sahadan bir puan çıkaran siyah-beyazlılar muhakkak kazanmak istiyor.

Şenol Güneş devler arenasındaki zorlu Monaco deplasmanı öncesinde Quaresma ile Babel'i kenara çekmiş. Deneyimli teknik adam Cenk'i kanada almış, diğer tarafa Lens'i koymuş. İleri uçtaki Negredo bakalım bugün verimli olabilecek mi? Sakatlıktan dönen Gökhan'ın performansı özellikle merak ediliyor.

Alkaralar deseniz şüphesiz sezona son yılların en güçsüz kadrosuyla başlamış durumda. Puan tablosunun son basamağına demir atan başkent ekibinde Mesut Bakkal, bir şeyleri değiştirmek zorunda!

Beşiktaş hızlı başlar diye bekleyenler yanılıyordu. Siyah-beyazlılar ilk çeyrekte kontrolü eline alamadı derken, ev sahibinin golü gelmişti. Ahmet Oğuz'un cılız şutu Ahmet İlhan'a pas olmuş; onun Fabri'den seken vuruşunu Vedat Muriç tamamlamıştı.

Geriye düşen İstanbul temsilcisi rakip sahaya taşınıyordu. Fakat bir türlü istedikleri pozisyonlar gelmiyordu. Yer yer o kadar durağanlardı ki... Gençlerbirliği'nin saha içi yerleşimi ilk yarı boyunca mükemmele yakındı. İkinci devre deplasman takımında şüphesiz değişiklikler yoldaydı.

Şenol Hoca tahmin edildiği gibi ikinci 45 dakikaya Quaresma ve Babel ile başlıyordu. Sahadaki oyun adeta onları çimlere çağırmıştı. Negredo ve Lens yoktu. 48'de rakibine tehlikeli hareket yapan Babel atılmıştı. Hollandalı futbolcunun kramponu Ahmet İlhan'ın yüzünde patlamıştı.

Eksik kalan siyah-beyazlılar için duran toplar artık hayatiydi. Babel'in atılmasını müteakip sağlı sollu kornerlerle rakibi bunaltan Beşiktaş gol bulabilecek miydi...

Alkaralar belki de bulduğu ilk düzgün kontrada ağları buluyordu. Birkaç dakika önce Serdar'ın yerine giren Rantie savunmanın arkasına sarkmış, Scekic'e 'al da at' demişti. Dakikalar 73'ü gösteriyordu.

Kaleci Hopf'un hatasından yararlanmak isteyen Caner'in taç çizgisinden kaleye yolladığı topu çizgiden kafasıyla çıkaran N'Diaye, sezonun gollerinden birine mani oluyordu. 87'de fark birdi! Q7'nin yerde kalmasıyla kazanılan penaltıyı Cenk tavana asmıştı. Son dakikada Atiba'nın kafasını Hopf çıkarınca, üç puan ev sahibinin olmuştu.

Ankara'da ummadık taş baş yardı; evdeki hesap Çarşı'ya uymadı! Gençlerbirliği'nin gösterdiği mücadele alkışa değer. Fakat ileride üretken olamazlarsa tablo parlak değil. Beşiktaş cephesinde önce Monaco, ardından Başakşehir maçları öncesinde bu kaybı kimse beklemiyordu. Fransa'dan gelecek iyi bir haber camiada yüzleri tekrar güldürür de Başakşehir maçında da galibiyet gelmezse, camia iyice sıkılacak gibi duruyor.