-Reklam-
Anasayfa KÜLTÜR SANAT Ankara Uluslararası Film Festivali'nin "Dünya Sineması" seçkisi açıklandı

Ankara Uluslararası Film Festivali’nin “Dünya Sineması” seçkisi açıklandı

Dünya Kitle İletişimi Araştırma Vakfı tarafından düzenlenen, Ankara Uluslararası Film Festivali’nin 30’uncusu 18-28 Nisan 2019 tarihleri arasında yapılacak. Biletleri 6 Nisan’da satışa çıkan festivalin, Dünya Sineması seçkisinde merakla beklenen filmler sinemaseverlerle buluşacak

30. Ankara Uluslararası Film Festivali’nin programı açıklandı. Bu yıl festivalin Dünya sineması seçkisinde merakla beklenen filmler yer alıyor. Festivalin Dünya Sineması seçkisi bu yıl; Berlin Ekspres, Daha Ötesi Yok, Dünya Festivallerinden, Duvar Yıkılıyorken, Retrospektif: Werner Herzog ve V4: Orta Avrupa Dörtlüsü bölümlerinden oluşacak.

İlginizi çekebilir:  IPA 2019 Prix Voltaire ödülleri listesi açıklandı: Tekin Yayınevi ilk beş aday arasında

Agnes Varda’nın Anısına

Dünya Festivallerinden bölümünde her yıl olduğu gibi geçtiğimiz yılın ön plana çıkan filmleri Ankara seyircisiyle buluşacak. Fransız Yeni Dalgası’nın tek kadın yönetmeni olan ve geçtiğimiz günlerde 90 yaşında kaybettiğimiz Agnes Varda, “Agnes, Varda’yı Anlatıyor” filmiyle kariyerine anlamlı bir son nokta koyuyor.

Ankara Uluslararası Film Festivali’nin en ilgi çekici bölümü: “Berlin Ekspres”

Nora Fingscheidt 

Festivalin Berlin Ekspres bölümünde Şubat ayında düzenlenen Berlin Film Festivali’nde ilk gösterimleri yapılmış filmlere yer verilecek. İlk uzun metrajlı filmi ile Berlin’den Alfred Bauer Ödülü’nü kazanan Nora Fingscheidt, tacize uğramış 9 yaşında bir kız çocuğunu anlattığı Oyunbozan (Systemsprenger) filmi ile seyircilerin karşısına çıkacak.

Berlin’de en iyi yönetmen ödülünü alan Angela Schanelec ise Evdeydim, Ama (Ich war zuhause, aber) filminde, bir hafta boyunca kaybolduktan sonra evine dönen 13 yaşında bir erkek çocuğunu odağına alıyor. Mehmet Akif Büyükatalay’ın Berlin’de en iyi ilk film seçilen Oray filmi ise eski bir suçlunun bu hayatından uzaklaşmak için dine sarılmasından sonra gelişen olayları anlatan bir yapım. Edward Berger’in Üç Kardeş (Geschwister) filmi ise üç kardeşin hayatlarının dönüm noktalarında yaşadıklarını karşımıza getiriyor

Dört Saatlik Keyif: “Öylece Oturan Bir Fil”

Öylece Oturan Bir Fil

Festival, Daha Ötesi Yok bölümünde ise Uzakdoğu Sineması’nın yakın dönem örneklerini sinemaseverlerle buluşturacak. Geçtiğimiz yıl, dünya festivallerinde büyük ilgi gören Bo Hu’nun ilk ve tek uzun metrajlı film Öylece Oturan Bir Fil (An Elephant Sitting Still) bu bölümün ön plana çıkan filminden biri. 4 saatlik süresinde karamsar bir modern dünya portresi çizen film, zorlu ama kaçırılmaması gereken bir seyir deneyimi vaat ediyor.

Çin sinemasının önde gelen yönetmenlerinden Zhang Yimou’nun Gölge (Shadow) filmi, deneyimli yönetmenin “wuxia” türüne dönüşünü müjdeliyor. Vietnam sinemasından gelen Üçüncü Eş (The Third Wife), bir ağanın üçüncü eşi olmak zorunda kalan 14 yaşında bir genç kızı anlatırken yabancı olmadığımız bir konuyu ele alıyor.

İlginizi çekebilir:  Notre Dame Katedrali için bağışlar 1 milyar dolara yaklaştı

Sundance’te en iyi senaryo ödülünü kazanan ilk Singapur filmi olan, Pop Aye da bir fil ve bir adamın dostluğunu anlatırken keyifli bir seyir deneyimi sunuyor. Toronto Film Festivali’nde ilk gösterimini yapan ve Berlin Film Festivali’nden ödülle dönen, Görünen ve Görünmeyen (The Seen and Unseen) filmi de Endonezya sinemasından bir örnek olarak festival seyircilerinin karşısına çıkacak. Çocukluklarında Danimarkalı ailelere evlatlık olarak verilen Koreli çocukların yıllar sonra ülkelerine geri döndüklerinde yaşadıklarının izini süren Malene Choi filmi Dönüş (The Return), festivalin ilginç filmleri arasında.

Romanya Sinemasından “Tarihe Barbarlar Olarak Geçsek Ne Olur Sanki”

Tarihe Barbarlar Olarak Geçsek Ne Olur Sanki

Son yıllarda önemli bir atılım içinde olan Romanya sinemasının önde gelen yönetmenlerinden Radu Jude’un, Tarihe Barbarlar Olarak Geçsek Ne Olur Sanki (I Do Not Care If We Go Down in History as Barbarians) filmi de festival programın öne çıkan filmlerinden. Jude, Karlovy Vary’de en iyi film seçilen bu filminde ülkesinin tarihi ile hesaplaşmaya giren bir yönetmenin izini sürerken aynı şeyi kendisi de yapıyor.

Litvanya’dan gelen Summer Survivors, iki hastası ile birlikte yola çıkan bir psikoloğun, onlarla beraber yaşadıklarını anlatan, hem eğlenceli, hem hüzünlü bir yol filmi. Berlin’de en iyi ilk film ödülüne aday gösterilen Bir Ağaç (The Tree), ölmekte olan bir ağacın altında buluşan bir adam ve bir çocuğun öyküsünden yola çıkan deneysel bir film.

Avrupa Film Ödülleri’nde başrol oyuncusu Bárbara Lennie’ye en iyi kadın oyuncu adaylığı getiren Petra, annesinin ölümünden sonra hiç tanımadığı babasını bulan bir kadının hikayesi. Rotterdam ve Sundance Film Festivallerinde gösterilen Pis Tanrı (Dirty God) ise, erkek arkadaşı tarafından şiddete uğrayan bir kadının, hayatını yoluna sokma çabasını anlatıyor.

Venedik’ten Ödüllü: “Capri Devrimi”

Capri Devrimi

Venedik Film Festivali’nde, En İyi İtalyan Filmi olarak seçilen Capri Devrimi (Capri-Revolution), I. Dünya Savaşı’nın hemen öncesinde, İtalya’nın Capri adasında yaşayan bir grup sanatçının hayatına odaklanırken, yaklaşmakta olan değişimin sinyallerini de veriyor..

Festivalde Berlin Duvarı’nın yıkılışının 30. yılı da unutulmadı. Duvar Yıkılırken bölümünde, bu konuyu farklı yönleri ile ele alan filmler gösterilecek. Andreas Dresen’in Gundermann filmi, Doğu Almaya’da yaşayan muhalif bir rock müzisyeninin yaşadıklarını konu alıyor. Adam ve Evelyn (Adam und Evelyn) ise tam da duvarın yıkıldığı günlerin arifesinde yaşanan bir aşk hikâyesini anlatıyor.

İlginizi çekebilir:  Hukuk öğrencileri, Zengin Mutfağı'nda buluştu

Festival bu yıl, Vişegrad Dörtlüsü olarak bilinen Macaristan, Polonya, Çekya ve Slovekya’dan da birer filme yer veriyor. Çekya’dan gelen Domestik, bir bisiklet yarışçısının vücudunu yarışlara hazırlamak için yaptıkları ile birlikte hem kendisinin hem çocuk isteyen karısının bu süreçte yaşadıklarını anlatan ve neredeyse body-horror tarzına varan bir noktaya ilerleyen bir film. Polonya’nın önde gelen yönetmenlerinden Agnieszka Holland ise Berlin’de yarışan Mr. Jones filminde 1930’larda Sovyetler Birliği’nin kamuoyundan gizlemeye çalıştığı bilgileri araştıran bir gazeteciyi anlatıyor. Küçük Liman (Little Harbour) adlı Slovak filmi ise iki çocuğun, anne-baba rolü üstlenmelerini anlatan modern bir masal. Bu bölüme Macaristan’ı temsilen katılan Pal Sokağı Çocukları ise, bu ünlü çocuk romanına yönetmen Zoltán Fábri’nin yorumunu karşımıza getiriyor. 1968 yapımı bu film, Macaristan’a Oscar Ödülleri’nde Yabancı Dilde En İyi Film adaylığı da getirmişti.

- Reklam -

SON HABERLER

Halkevleri’nden ‘bahara merhaba’ konseri

Halkevleri, "Özgürlüğe ses ver, yeşersin memleket!" sloganıyla "bahara merhaba" konseri düzenliyor.

Dilek İmamoğlu: Sorumluluğum çok fazla, farkındayım

İstanbul Büyükşehir Belediyesi Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun eşi Dilek İmamoğlu, "Sorumluluğum çok fazla,...

İstanbul Havalimanı taksi fiyatları açıklandı: En yüksek ücret 272 TL

İstanbul Taksiciler Esnaf Odası (İTEO), İstanbul Havalimanı'na ilçe ilçe ulaşım taksi tarifesini...

İBB Meclisi, İmamoğlu başkanlığında ilk kez pazartesi toplanacak

İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nin (İBB) yeni meclisi, ilk toplantısını, 22 Nisan Pazartesi gerçekleştirecek. 

Melike Şahin’den [mecra]’da yeni program

Müzisyen Melike Şahin, hazırlayıp sunduğu Diva Bebe Şov programına ’da başlıyor.

Orhan Gencebay’ın sağlık durumuyla ilgili açıklama

Orhan Gencebay'a dün göğüs ağrısı şikayetiyle kaldırıldığı hastanede stent takılmıştı. Hastaneden yapılan...

Türkiye, ‘Sefalet Endeksi’nde 62 ülke arasında 4. sırada

ABD merkezli yayın kuruluşu Bloomberg'ün enflasyon ve işsizlik oranlarını toplayarak oluşturduğu ve...

Meteorolojiden 5 il için “zirai don” uyarısı

Kayseri, Sivas, Kırşehir, Nevşehir ve Yozgat için zirai don uyarısı yapıldı.

Honaz’da seçim iptal edildi, koltuğa yandaş atandı

Denizli’nin Honaz ilçesinde Yüksek Seçim Kurulu’nun (YSK) Belediye Başkanlığı seçimini iptal etmesinin...

3. Didim Vegan Festivali başlıyor

Aydın'ın Didim ilçesinde, 3'üncü 'Didim VegFest', yarın başlıyor. Apollon Tapınağı'nın yanı başında...

Sonraki haber