Anmak ve anlatmak!..
FİKRİ SAĞLAR FİKRİ SAĞLAR

Dün 10 Kasımdı!. Gün, “Mustafa Kemal Atatürk” diyemeyen Cumhurbaşkanı ve Başbakanların göreceli merasimleriyle geçti... Oysa tüm Türkiye, Cumhuriyetin kurucusu büyük önder Atatürk’ü saygı ve samimiyetle andı... Bizler ise, sevgi ve şükranla O’nu bir kez daha anladık!.. Ülkemizin çağdaş geleceği açısından on ikinci kez farkına vardık ki, O’nun düşüncelerini “bıkmadan ve cesaretle,” demokrasi karşıtlarına anlatmalıyız!..

•  •  •

Mustafa Kemal Atatürk’ün en önemli özelliği emperyalizme karşı olmasıydı. “Ne yaptıysam, halk için, halkla beraber ve akılla yaptım” diyen bir liderin o günkü koşullara rağmen demokrasiyi özümsemesi, sömürü düzenine başkaldırması, bu uğurda savaşması ve cesaretle devrimlere imza atması, yüceltilmesi gereken bir duruştur... Bugün saraylar yaptıranların önce, “eşitlik, özgürlük ve insan haklarını” askıya aldıkları, yargıyı kendilerine bağladıkları ve emperyal güçlerin peşinden koştuklarını gördükçe Atatürk’ün değeri katbekat artıyor...

•  •  •

Siyaset hamaset kaldırır gibi görünse de halk, gerçekçi olan düşüncelere, güven veren ağızlara ve yetkinliği bilinen politikacılara inanır!.. Onların peşinden gitmeye çalışır.Güvendiği insanları sonsuza dek yaşatır...

•  •  •

Bu sahiplenmenin bir başka örneğini hafta sonu Adana da yaşadım!.. Son dönemin en sevilen ve sayılan siyasetçisi olan Erdal İnönü’yü andık!.. İki yıldır Çukurova CHP İlçe Başkanlığı’nın önderliğinde, Çukurova Belediyesi Kültür Merkezi’nde yapılan ”Erdal İnönü’yü anma toplantısına” bu yıl bende konuşmacı olarak katıldım. Ankara Milletvekili Gülsün Bilgehan, CHP Genel Başkan Yardımcısı Burhan Şenatalar ve Prof.Korel Göymen’den oluşan konuşmacılar, Erdal İnönü anılarının yanı sıra O’nun Türkiye siyasetine kattığı değer ve kalitenin altını çizen önemli düşünceler açıkladılar... Adanalılar yoğun ilgi gösterdiler!.. Her anlatım ve değerlendirme sonrasında katılanların Erdal İnönü’ye gösterdikleri saygı ve sevgi, durmak bilmeyen alkışlar, hepimizi duygulandırdı... Çıkan sonuç şu ki; samimiyetle iyi işler yapmaya çalışanları halk hiçbir zaman unutmuyor!  

•  •  •

Erdal İnönü, 12 Eylül faşist darbesi sonrasında Türkiye’nin demokratikleşmesinde önemli rol alan bir siyasetçidir. İnönü’yle birlikte çalışmak bana müthiş bir öğreti ve deneyim kazandırmıştır!.. O yıllarda Erdal İnönü, faşist yönetimin karşısına SHP’nin genç bir kadrosuyla çıkmıştı. SHP sol bir partiydi. İnönü SHP’yle, Türkiye’nin laik, sosyal ve hukukun üstünlüğünü isteyen bir devletle yönetilmesi için mücadele ediyordu! Ülkemizi insana saygılı, emeğin en yüce değer olarak kabul edildiği bir yer haline getirmeye çalışıyordu... Genel sekreterliğim döneminde Erdal İnönü’nün liderliğinde SHP, insan hakları, eşitlik ve özgürlük konusunda çok önemli adımlar attı... İşkence, baskı, hak ihlalleri ve sömürü düzenine yoğun bir şekilde karşı çıktı... Dışlanmış büyük çoğunluğun partisi olmak üzere örgütlendi... Kürtleri, Alevileri ve devrimcileri korudu... Onlarla birlikte yol aldı... Halkın temel haklarının yılmaz savunuculuğunu yaptı... Ekonomik kalkınmadan, kültürel gelişmeden ve adil paylaşımdan yana projeler üretti...

•  •  •

Erdal İnönü’nün bu ülkeye en büyük hizmeti, Kürt halkının varlığını egemenlere kabul ettirmek oldu!.. 1989 Kürt raporlarıyla başlayan kararlı çalışma ve etkili eylemler sayesinde yüz yıllardır süren “İnkârcı politikalar” kırılmaya başlandı... O dönemde “Faşist cunta” insan doğasına aykırı yasalar çıkarıyordu... Bunlardan en vahimi “ana dil Türkçedir” kanunuydu.. Düşünün, ”çocuk doğduktan sonra anası hangi dili bilirse bilsin önemli değil, Türkçe konuşmaya mecburdu!.. ”İnönü’nün ilk yaptığı işlerden biri bu yasayı yok saydırmak olmuştu..

•  •  •

1991 seçimlerinde kurulan Kürt Partisi HEP’le birlikte SHP’nin parlamentoya girişi, bugün bile iyice anlaşılamayan bir devrimdir... Bu cesur kararı büyük engellemelere rağmen ülke çıkarı adına Erdal İnönü almıştı... Bu karar o kadar önemlidir ki, Süleyman Demirel gibi inkârcı politikaların etkin yandaşı olan bir siyasetçiye “Kürt Realitesini tanıyorum!” dedirtmiştir.

İnönü demokrattı. Parti içi haklara, hukuka ve tabanın önerilerine saygılıydı... Örgüte değer verir, demokratik kuralları sonuna kadar işletirdi. Genel Başkan olarak herkes gibi çekinmeden “tüm üyelerle yapılan önseçime” bile girdi... Kısaca Erdal İnönü bir liderdi!.. Yerinin doldurulması zor!.. Erdal İnönü bugün hâlâ Türkiye’nin her yerinde özlemle anılıyor ve aranıyor!..