Anti-demokrasinin el kitabı
15.04.2018 10:12 BİRGÜN PAZAR
Batı Bengal’de yaşananlar, tüm dünyada olanlardan bağımsız değil. Halk kendi temsilcilerini seçme hakkını yüzlerce yıl süren mücadeleyle kazandı. Şimdi ise bu hakkın fiyatı artmış görünüyor

Vijay Prashad - Tarihçi

Geçen hafta cumartesi, Hindistan’ın Batı Bengal eyaletinin Seçim Komisyonu’ndan Amarendra Singh Kalküta’daki Sisir Manch’da seçim gözlemcileriyle bir toplantı düzenledi. Kızgın görünüyordu. “Eyalette anarşi hâkim” dedi çalışma arkadaşlarına. Singh gibi bir adamın “anarşi” kelimesinden kastı, kargaşa ve düzensizliktir. Özlü bir sözdür bu. Anlamı, devlet yönetiminin, sokaklardaki hakimiyetini kaybettiğidir.

Trinamul Kongresi (TMC) partisi tarafından yönetilen 91 milyonluk Batı Bengal, mayıs ayının ilk haftası 42 bin koltuklu yerel meclis seçimlerine gidiyor. Eyalet çapında, TMC’yle bağlantılı haydutlar, adaylık başvurusu yapmaya giden muhalefet adaylarına saldırarak, başvurmalarını engellediler.

Eğer bu şiddet Batı Bengal’in kırsal kesiminde meydana gelmiş olsaydı, kentli gazeteler bunu fark etmemiş olabilirdi. Fakat o cumartesi, TMC silahlı çetelerini direnenlerle mücadele etmeleri için eyalet başkenti Kalküta’nın göbeğindeki Alipore’ye gönderdi. Hindistan Komünist Partisi’nden (CPI-M) Shamik Lahiri, silahlı adamların polisin gözleri önünde, genel merkezin etrafını sardığını ve hiçbir adaylığın işleme konulamadığını söyledi. Şiddet yoğundu. CPI-M’in iki üyesi, Basudeb Acharia (daha önce dokuz kere parlamentoya seçilmişti) ve Ramchandra Dome (daha önce yedi kere parlamentoya seçilmişti) yaralanarak hastaneye kaldırıldı. Acharia, Kaşipur’da dövüldü, Dome ise Nalhati’de CPI-M ofisine yapılan bombalı saldırıda yaralandı. TMC çalışanları sadece komünistlere değil; Kongre Partisi’nin ve sağcı BJP’nin üyelerine de saldırdı.

Sundarbans’da bulunan Sandeskhali köyündeki seçmen 1977’den 2016’ya kadar CPI-M tarafından temsil ediliyordu. 2011 seçimlerinde komünistler Batı Bengal’de yenildiğinde, Nirapada Sardar yine de rahatça CPI-M’den meclise seçilmişti.

TMC ise Sardar’ın peşindeydi, 2015’te Barasat’ta silahlı saldırıya uğradı. Sardar’a ve CPI-M’e baskı büyüdü. Sonraki yıl, Sardar seçimi kaybetti. CPI-M’a yönelik şiddet BJP’ye kapı açtı. Çünkü parti, TMC’ye karşı BJP saflarına katılmak isteyen ve terörize olmuş kişilerle buluştu.

Sandeskhali, TMC ve BJP arasında şiddet sarmalına tutuldu. Her iki parti de nüfuz kazanmak için parayı ve saldırganlığı kullanıyordu. Demokratik kurumlar epey hızlı şekilde aşındı. Bu sefer, TMC kendini çabuk topladı ve hiçbir muhalif adayın mayıs ayında Sandeshkhali’de yapılacak yerel seçim için adaylık başvurusu yapmasına izin vermedi.

Karşıtlığın grameri
Batı Bengal’de yaşananlar, tüm dünyada olanlardan bağımsız değil. Halk kendi temsilcilerini seçme hakkını yüzlerce yıl süren mücadeleyle kazandı. Şimdi ise bu hakkın fiyatı artmış görünüyor. Tüm dünyada, yönetici elitlerin, artık demokratik ayrıcalıkları halka yaymak istemedikleri aşikâr hale geldi. Aslında bu ayrıcalıkları geri aldılar. Anti-demokrasinin grameri çok gelişti.

İşte adayların tutuklanmasından dezenformasyona kadar, anti-demokrasinin tamamlanmamış el kitabı:
1- Rakip adayların tutuklanması: Brezilya’da ekimde yapılacak başkanlık seçimi yarışının önde giden ismi Lula tutuklandı. Mahkemelerin seçime girmesine izin vermesi beklenmiyor. Türkiye’de de HDP’nin iki lideri, Selahattin Demirtaş ve Figen Yüksekdağ hapiste, eş genel başkanlıktan alındılar, partinin varlığı da tehlikede.

2- Seçimi çalma: Meksika, temmuzda başkanlık seçimine gidiyor. Anketlerde solcu MORENA partisinden Andrés Manuel López Obrador önde. Bu, López Obrador’un üçüncü başkanlık seçimi denemesi olacak. 2006’da seçimi kazandı, fakat hakkı elinden alındı. Seçim hilesi yapıldığını iddia etti. Birkaç ay önce, solcu Libre-PINU partisinden Salvador Nasralla, oy verme makinaları durduğunda açıkça önde gidiyordu. Makinalar yeniden çalışmaya başladığında öne geçen sağcı aday, seçimi kazandı.

3- Güç kullanımı: Kenya’da, geçen yılki seçimden önce, iktidar partisi, muhalefet adaylarının ve seçmeninin gözünü korkutmak için tüm ordu ve polis gücünü kullandı. Cinsel şiddet, anti-demokrasi silahı olarak kullanıldı. 2007-2008 seçim şiddeti neredeyse tekrar edildi. Kolombiya’da paramiliter güçler şimdiden suikast ve tehditlerde FARC destekçelerine göz dağı vermeye başladı. Ocak ayında, Antioquia eyaleti temsilciliği için sol eğilimli adaya destek niteliğinde bir toplantı düzenleyen Wilmar Asprilla ve Angel de Jesus Montoyo vurularak öldürüldü.

4- Ayaklanma kullanımı: Hindistan’da iktidar partisi, belli seçmen grubunu sandıktan uzaklaştırmak, diğerlerini de yaklaştırmak için dini çatışmayı kışkırttı. Araştırmalara göre, seçim öncesi ayaklanmanın seçmen davranışı üzerinde dikkat çekici bir etkisi var. 2013’te yaşanan Muzaffarnagar Ayaklanması sağcı BJP’nin zaferinde etkili oldu. Yogi Adityanath eyaletin birinci bakanı seçilir seçilmez, isyancılara açılan 131 davayı geri çekti. Bu, seçilmelerine yardım edenlere verilen bir ödüldü.

5-Dezenformasyon: ABD’de, 2016 başkanlık seçimlerinde sosyal medyada Donald Trump lehine manipülasyon yapıldığına dair bir endişe var. Fakat bu dünya çapında bir olay. Örneğin Hindistan’da BJP, insanlara çamur atan ve muhaliflerine zarar veren internet trollerini finanse etti. Zambiya’da, iktidardaki Vatansever Cephe üyeleri, yeni kurulan Sosyalist Parti’nin üyelerinin ‘eşcinsel faaliyetleri’ teşvik ettiğini ileri sürdü. (Eşcinsellik, ne yazık ki ülkede, İngiliz koloni yasalarını takip eder şekilde yasak.)

Batı Bengal’de şu anda olanlar, anti-demokrasinin gelişen gramerine eklenen yeni bir madde. Yapılan, muhalefet adaylarını daha başvurularını yapmadan durdurmak.

Hiroo Let, Batı Bengal’deki Nalhati’de, Dr. Ramchandra Dome’nin adaylık başvurusunu yapması için yürüyordu. CPI-M aktivisti Hiroo Let, Dalit (ezilen kast) topluluğundan geliyor. Üzerlerine atılan bombanın parçaları, vücuduna isabet etti. Hiroo Let yere düştü. TMC aktivistleri onu acımasızca dövdü. Hastaneye götürüldüğünde çene kemiği kırılmış, bedeni bomba etkisiyle ve dayaktan güçsüz düşmüştü. Hiroo Let’in karşılaştığı şiddetle ilgili nispi bir sessizlik var. Bedeni üzerine demokrasinin ölüm ilanı yazılan bu adamla ilgili hiçbir şey söylenmedi.

Çeviri: Ömür Şahin Keyif