Aradığımız lezzet drone’larda gizli
TİMUR AKKURT TİMUR AKKURT
Her yıl ocak ayının ilk haftasında Las Vegas’da yapılan CES’i (Tüketici Elektroniği Fuarını) yerinde takip ediyorum. LG Türkiye’nin davetlisi olarak katıldığım fuar ile ilgili izlenimlerimi sizinle paylaşayım

Fuarın en dikkat çekici ürünleri otomobiller, televizyonlar, insansız hava araçları (İHA) ve sanal gerçeklik ürünleri. Otomobil kısmına hiç girmiyorum zira Ersoy Yaşar size haftaya ’Oto Safari’ köşesinde etraflıca yazacaktır. Onun için ben doğrudan konuya geçeyim.

İHA’lar ile ilgili çok güzel ürünler geliyor. Askeri alanda kullanımına alıştığımız bu araçlar artık çok güzel bir alanda hayatımıza girecek. Drone Volt firmasının standında epey zaman geçirdim. Geliştirdikleri İHA’lar tarım alanında, haritacılıkta, boyama alanında hizmet verecek. Yepyeni bir iş alanı doğuyor benden söylemesi. Benim bile aklım kaydı ne yalan söyleyeyim.

Devasa bir arazi düşünün ve bu arazi sizin tarlanız. Bu tarlayı ilaçlamak, gübrelemek hatta tohumlamak ne kadar zahmetli ve zaman alan bir iş. İşte Hercule 20 bu işlerin hepsini yapabiliyor. Hem de hatasız bir şekilde ve müthiş bir hızla. Teknolojinin bu yönünü gerçekten çok seviyor ve heyecanlanıyorum. Üretmek için geliştirilen teknoloji gerçekten aradığımız lezzet diyebilirim. Teknik detaylarına burada girerek yer kaybetmek istemiyorum. Merak edenleriniz için teknosafari.com sitemize bu sayfada anlatılan her şeyin detaylı haberini gireceğiz. Şimdi benim de ciddi anlamda yükseldiğim iş alanından biraz bahsedeyim. Her çiftçimizin bu ürünü almasına gerek yok. Belli bölgelerde belli sayıda çiftçi de IHA olması işi çözecektir. Artık tarım alanında bu hizmeti veren işyerleri kurulacak. Türkiye’de ben buna adayım. Meraklı bir girişimci varsa bana ulaşsın. Bu teknolojiyi hızla ülkemize getirelim derim. Verimli, getirisi yüksek tarlalarımız olsun. Üstelik zamanda da tasarruf etmiş olalım. Bu helikopter sayesinde çok dik yamaçlarda olan tarlalar birbiri arasında yol geçen tarlalar sorun olmaktan çıkıyor. Zorlu saha koşullarında traktör ile bu işleri yapmak ne kadar zor ve uzun süren bir işlem. Bu sistemle bu sıkıntılar büyük ölçüde çözülmüş oluyor. Traktörü düşünün bu helikopterde aslında aynı mantıkta çalışıyor. Yani her iş için farklı bir IHA almak zorunda değilsiniz. Aparatı değiştirerek farklı işlemler yapmak mümkün. ilaçlama aparatını çıkartıp yerine basınçlı püskürtme aparatını taktığınızda ister ulaşması zor noktalara boya yapın ister ilaç. Diyelim ki çatı ya da yüksek yerleri boyamanız gerekiyor, bu iş için bu cihaz harika bir çözüm. Yüksekten düşme derdi yok, ulaşamama gibi bir sıkıntı yok. İnşaat sektöründesiniz ve haritalanması gereken büyük bir araziniz var. Değiştir aparatı, programla, o da araziyi hatasız bir şekilde sana haritalaştırsın. Sadece havadan değil 360 kamera sistemi ile donatılan ve her türlü arazi ortamında gidecek şekilde tasarlanan yer aracı ile de haritalaştırma işleri yapılabiliyor. Mükemmel değil mi? Bu iş büyüyecek belli oldu.

Bir diğer helikopter IHA değil. Neden mi? Çünkü insanlı hava aracı da ondan. Geçen yıl prototip şeklinde duyurulan helikopterin bitmiş hali bu yıl CES’te sergileniyor. Tek kişilik bu helikopter elektrikle çalışılıyor. 200 kg kapasiteli bu araçla trafik, dert olmaktan çıkacak. Elektrikli araçlar artık hayatımızda malum. Şarj istasyon altyapıları da yavaş yavaş kuruluyor. Artık bir Tesla’nın yanında eHANG firmasının ürünü olan eHANG 184’ü şarj olurken görmeniz mümkün olacak. Yasal altyapısı tabi ki şimdilik yok ama elbet olacak.

Duvar kağıdı gibi televizyon
Eskiler bilir Jetgiller diye bir çizgi film vardı ve herkes uçan araçlarıyla ulaşımlarını sağlardı. İşte o günlere ilk kez bu kadar yaklaştık gibi geliyor bana. Otonom araçlar gibi bir mantıkla çalışan bu araçta 5G’nin yaygınlaşmasıyla hayatımıza katılabilir. Bu helikopterin bir dümeni yok! 12 inçlik bir tablet ile kontrol ediliyor. Rotanızı giriyorsunuz ve arkanıza yaşlanıyorsunuz. O sizi istediğiniz yere götürüyor. İnsan faktörü ortadan kalktığı için ve aynı zamanda da güçlü sensör, radar sistemleri sayesinde tıpkı kazayı önceden sezen ve frene basarak kazaya karışmadan yolcularını güvenli bir şekilde koruyan Tesla gibi bu araçta riskleri minimize edecek ve güvenli bir yolculuk sağlayacak. Elbet daha gelişecek. Bir yerden başlamak lazım değil mi?

Bahsetmek istediğim son araç havada gitmiyor. Suda gidiyor. Hatta suyun altında gidiyor. Balıkçılıkta, arama kurtarmada, bilimsel çalışmalarda kullanılabilecek bu su altı drone’u da çok iş yapacak gibi görünüyor.

Televizyon dünyasında müthiş bir rekabet var. LG bu alanda 2017’ye çok iddialı bir giriş yaptı. LG Super UHD TV 6.9mm inceliğinde. Bildiğiniz duvar kağıdına benziyor. Bunun yanında 60 derecelik açıda bile renk kaybı olmadan tam karşısından izliyormuş gibi görüyorsunuz. LG güzel işbirliklerine giderek bence en doğru hareketi yapmış. Her şeyi en iyi ben yaparım yerine alanında en iyiler ile işbirliği çağımızda en çok görmemiz gereken hareket. 100 yıllık tecrübesi ile Technicolor görüntü kalitesi, doğru renkler, doğru ışık sağlanan TV’de ses kısmında yine çok tanıdığınız Dolby ile işbirliği yapılmış. Dolby Vision desteği ile mükemmel performansa ulaşmışlar. Son dönemlerde HDR TV terimini çok duyuyorsunuzdur. Bunu görmeniz lazım. Tekno marketlere gidin ve HDR TV ile HDR olmayan TV’yi kendiniz kıyaslayın. Mükemmel izleme performansı ile sinirleriniz bozulacaktır.

LG sadece TV’lerini sunmadı. Gelecekten bir kaç yenilikle sektörün önemli oyuncusu olmaya devam edeceğini de gösterdi. Havaalanı gibi büyük alanlarda çalışmak üzere planlanan iki robotu sahneye çıkartarak bizi nasıl bir geleceğin beklediğini de gösterdi. Bir tane robot patron diğer asistan. Patron olan danışılan, çevreyi gözleyen. Yerde bir kir, çöp görse asistan robotu çağıran (temizlikçi) çağıran ve ortalığı toparlayan bir robot. Bunları biri yönetmiyor bu arada. Kendi kendilerine karar verip birbirleriyle konuşup çözüm üretiyorlar.

CES iyi bir organizasyon, tüm dünyanın medya mensuplarıyla geleceğe tanıklık etmek bizim gibiler için önemli bir fırsat. Sayfanın hazırlanmasında bana yardımcı olan teknosafari.com editörümüz Taylan Çıdam’a da buradan teşekkürler. Bu kadar çok şeyi tek başıma toparlamam mümkün değildi. Hiç merak etmeyin bir süre daha fırsatı buldukça CES haberleri yapmaya devam ederiz. Görüşmek üzere.

Yazarın Diğer Yazıları
Yorumlarınız