Artık eminiz, eve girecekler!
TİMUR AKKURT TİMUR AKKURT
ZenBo gerçek anlamda evimize girme ihtimali en yüksek robot. Lansmanın asıl sürprizi bu robot oldu. Yaptığı gösteri, izleyicileri gerçekten etkiledi. Üstelik, çok komik bir fiyata evlere girmesi beklenen bu robot işleri karıştıracak. Açıklanan fiyat 599 dolar

Geçen hafta Tayvan’ın başkenti Taipei’de Computex fuarı yapıldı. Uzakdoğuda yapılan en büyük fuar organizasyonlarından bir tanesi Computex. Ben de hem Asus hem de Tayvan hükümetinin davetlisi olarak oradaydım. İsterseniz önce kısaca Tayvan ile ilgili deneyimlerimi paylaşayım. Sonra, teknoloji ile ilgili detaylara geçelim.

Öncelikle, gittiğiniz mevsim çok önemli. Mayıs sonu haziran başı, bölgede muson yağmurlarının olduğu dönem. İşte biz tam da o sırada oradaydık. Yüksek sıcaklık ve nem gerçekten sokakta hayatı çok zorlaştırıyor. Kapalı mekânlarda sorun yok. Her yer klimalı olduğundan sıkıntı olmuyor. Sıkıntı bir dışarı bir içeri yapınca oluyor, ki bunu çok sık yaptığım için şimdi biraz hastayım. Bu konuda da hata kendimde; yanıma uzun kollu kalın birşey almadığım için sıkıntı yaşadım. Sıcaktan ve nemden ıslanan kıyafetinizle buz gibi klimalı ortama girdiğinizde üzerinize daha kalın bir şey giymeniz gerekiyor. Böylece buz gibi hava sırtınızda patlamıyor. Ben bunu yapamadım. Tecrübe başka birşey. Yemek konusunda deniz ürünleri ağırlıkta olmasına rağmen et ürünleri de rahatlıkla bulunabiliyor. Mideniz hassas ise erişte, patetes püresi, pilav ağırlıklı beslenmenizi tavsiye ederim. Ben öyle yaptım ve sıkıntı yaşamadım. Bir ada ülkesi olmasına rağmen nüfus 24 milyon civarında. Epey kalabalık bir ülke. Buna rağmen sokaklar tertemiz ve güvenli. Bu çok önemli. Sadece bir ada ülkesi olsa da dünya çapında pek çok markanın da ülkesi Tayvan. Turizm dışında çok kuvvetli bir ekonomiye sahipler. Türkiye açısından örnek alınabilecek bir durum bu. Asus, HTC, MSI, Acer gibi markaların ülkesi Tayvan. Niye bize örnek olsun diyorum, onu da açıklayayım. Biz şuan yerli otomobil, yerli telefon diye bas bas bağırıyor ama çok birşey üretmiyoruz da ondan. Bu konuda her zaman söylerim teknolojinin üretilmesi için çok daha uzun yollardan geçmek gerekiyor. Biz o yollardan geçmeyerek kestirmeden sonuca gitmeye çalışıyoruz. O iş öyle olmuyor maalesef.
artik-eminiz-eve-girecekler-144712-1.
Belki bu söylediklerim birçok kesimi rahatsız edebilir. Gerçekler değişmez tabi. Yapmamız gereken, daha doğrusu yapabileceğimiz, yazılım konusunda ilerlemek olmalı. En azından ilk başlarda bu başlık altında yapılacak atılımlar ülkemizin ciddi gelir elde etmesini sağlayacak. Teknoloji gelişiyor, ürünler artıyor ama onların anlamlı olmasını ve kullanılmasını sağlayan asıl şey içlerindeki uygulamalar. İşte hedefimiz bu olmalı. Bunun yanında tekrar dev bir tarım ülkesi olmak için acilen 'çılgın bir proje'ye de ihtiyaç var. Teknolojiyi bir şekilde herkes yapabiliyor ama tarım konusunda sadece bilgi değil doğal şartlar da çok önemli. E o da bizde var işte. Doğal olarak sahip olduğumuz imkânları teknolojiyle sağlamak ya çok zor ya çok pahalı. Hedef çok belli aslında da kimse bu konuya neden yanaşmıyor neden köylümüzün arkasında durmuyor bir türlü anlamış değilim. İstedikleri şeyler o kadar basit çözülebilecek konular ki... Mazotu uygun fiyatla almak, gerekli teşvikler, uygun krediler ile istedikleri yerine gelebilecek ve tekrar tarlalar sürülecek. Şu anda neredeyse hiçbir köylü tarlasını sürmek istemiyor. Yapsa zarara giriyor. Neyse çok fazla konuyu dağıttım ama bu benim kafama takılan önemli sorunlardan biri gerçekten.

Zenfon 3 ailesi

Asus, Zenfon 3 ailesini tanıttı. Gerçekten son dönemde izlerken heyecanlandığım ender lansmanlardan diyebilirim. Nedenine gelince, çok güçlü bir ürünü makul fiyatlarla piyasaya sürecekler. En dikkat çeken özelliği, dünya çapında piyasaya çıkan ilk 6GB ram’i olan telefon. Bunun yanında en iyi işlemcilerden biri olan Snapdragon 820 işlemciye sahip. 23MP arka kamerası ve fiziksel görüntü sabitleyici ile gerçekten etkileyici. Metal tasarımı ile Asus amiral gemi, tabir edilen üst seviye telefonlar kategorisinde ama orta segment fiyatıyla ortalığı karıştıracağa benziyor. Ezber bozacak olan bu modelin tek handikapı piyasaya çıkacağı ve ülkemize geleceği tarih. Ekim-kasım gibi ülkemizde satışa çıkması beklenen telefon, Asus’un ZenFone6 çıkışının devamı olacak gibi görünüyor. Intel işlemcili Zenfone2 ile yatay giden bir süreç geçiren firma belli ki 2016 son çeyrek ve 2017 ilk çeyrek için avantajlı bir döneme girecek. Diğer iki modeli bir sonraki yazımda kısa haberler bölümünde yazarım. Çünkü asıl konumuz ZenBo!

599 dolara robot

ZenBo gerçek anlamda evimize girme ihtimali en yüksek robot. Lansmanın asıl sürprizi bu robot oldu. Yaptığı gösteri izleyicileri gerçekten etkiledi. Üstelik, çok komik bir fiyata evlere girmesi beklenen bu robot işleri karıştıracak. Türkiye satış fiyatı vergilerle ne olur bilemiyorum ama açıklanan fiyat 599 dolar.

Neden benim manşetim bu diye soracak olursanız. Yapay zekâ ve robotlar hayatımıza nasıl girecek, neler değiştirecek, dünyayı ele geçirecek mi konularını daha önce de yazmıştım. İşte evimize sokacağımız Zenbo’nun bazı özellikleri. Bu özellikleri okuduğunuzda eminim sizin kafanızda da bazı şeyler oluşacak.

Zenbo, siz televizyonda bir filme daldığınızda yanınıza gelerek ilacınızı içmeniz gerektiğini söyleyebiliyor.

Ne bu, telefona saatimi kurar yine içerim demeyin. Yanınıza birşeyin gelip bunu söylemesi gerçekten farklı. Çok güzel bir aile yemeği yediniz ve topluca fotoğraf çekmek istediğinizde ya bir tripot üzerine fotoğraf makinesi koyarak zamanlayarak çekersiniz ya da o karede bir kişi eksik kalır fotoğrafı o çeker. Zenbo evde olduğunda sorun yok. Sesleniyorsunuz, ‘Hey Zenbo’ dediğinizde sizi dinlemeye başlıyor. Bir fotoğrafımızı çek dediğinizde gelip çekiyor ve direk paylaşıyor. İsterseniz konuklara mail atıyor. Bunlar biraz şov kısmı ama işlerin ne boyutlara geldiğinin de bir göstergesi.

Robotun benim en çok ilgimi çeken özelliği çocuğunuza ders çalıştırması ve yaşına göre ona masal okuması. Üstelik yüzündeki ekran ile bu işi aynı zamanda da görselleştirmesi. Malum, yeni nesil teknolojiye aşırı düşkün ve onsuz yapamıyor. Bu robotla pek çok konuda ders çalışabilir. Üstelik keyif aldığı için öğrendiklerini unutma ihtimali de düşük. Akıllı ev sistemleri ile direk bağlantıda olduğu için sizin ona vereceğiniz talimatların hepsini harfiyen ve doğru zamanda yerine getirebiliyor. Siz mutfakta bir yemek yapmaya çalıştığınızda gelip size örneklerle, videolarla nasıl yapacağınıza yardım edebiliyor.

Anlatabileceğim daha pek çok özelliği var ama yer sıkıntım olduğu için ilerleyen haftalara saklayalım. Son özellik olarak, yaşlı anne babalarımız evlerinde bu robotla yaşarsa ve özel bir saat takarsa Zenbo onları dikkatle izleyebiliyor. Örneğin babanız, dedeniz lamba değiştirirken sandalyeden düştü. Zenbo hemen sizi arıyor ve durumu iletiyor. Üstelik görüntülü. Sizin sesinizi dışarı vererek düşen kişi ile iletişime geçmenizi sağlıyor. Onun konuştuklarını da size iletiyor. Evde böyle bir robotun olması bence kesinlikle çok faydalı.

Bu ilk Jetgiller robotu olma adayım. Yapay zekâ ile kendini geliştiren, öğrenen modeli ile iş iyice boyut atlayacak. İşte o zaman dünyayı ele geçirirler mi onu tartışacağız. Şimdilik sadık birer hizmetkâr gibi görünüyorlar. Kim bilir belki bu onların güler yüzlerinin altında yatan asıl hikâyedir.

***

Canon iddiasını ortaya koydu
artik-eminiz-eve-girecekler-144713-1.

Canon, geçen hafta düzenlediği basın etkinliğinde 2016 sonuçlarını, hedeflerini ve yeni teknolojilerini paylaştı. Etkinlikte, markanın son 1 yılda elde ettiği başarılar rakamlarla ifade edildi. Bu rakamlar arasında 250 megapiksellik sensör, 4 milyon ISO değerini görebilen kamera gibi teknolojiler ilgi gördü. Evet, 4 milyon ISO, insan gözleriyle görmeden inanamıyor. Tamamen karanlık bir odada kedi gibi gören bu kamera şimdilik pratik kullanım için çok erken aşamada olsa bile markanın prestij ürünlerinden biri olarak önemli yere sahip. Bu tip teknolojiler ilk başlarda çok pratik görünmese de yakın gelecekte karşımıza çıkacak anlamına geliyor.

2010’a doğru 5D serisi DSLR fotoğraf makineleri ile daha ucuz sinematografinin önünü açan Canon, bu konudaki geliştirmelere devam ediyor. Video için geliştirilen C serisi ve sinematografik lenslerin yanında bizim de sürekli kullandığımız Legria Mini serisi gibi daha pratik cihazlar markanın ürün gamında yer ediyor. 4K ve 8K çekim yapmak için geliştirilen ürünler ise Canon’un profesyonel video anlamındaki en büyük yatırımları.

YouTube fenomeni Casey Neistat sayesinde tüm dünyanın vlog çekimlerinde yöneldiği 70D ve 80D gibi cihazların çevrimiçi içerik üreticiler için ne kadar önemli olduğunu ise Canon artık kavramış gibi görünüyor. Bunun en büyük göstergesi de etkinlikte yer alan 80D modelinin vlog çekimi için gerekli aparatlarla sergilenmesi oldu benim için. Markanın 70D ile karşımıza çıkan DualPixel otofokus sistemine sahip olan cihaz gerçekten de bu iş için biçilmiş kaftan.

Akıllı telefonların fotoğraf ve video çekme yeteneklerinin giderek artmasıyla kompakt makinelerin de daha profesyonel özellikler kazandığını görüyoruz. Özellikle 1 inç sensörlü G7X, G1X gibi cihazlar gerek fotoğraf gerek video anlamında iyi sonuçlar veriyor. Bu cihazlar da 80D’de olduğu gibi vlog çekimlerinde kullanılmaya uygun özelliklere sahip. Bu özelliklerin başında ise yüz ve hareket takip sistemli otofokus, mikrofon girişi gibi küçük gibi görünen ama çok önemli olan detaylar yer alıyor ki kullanıcıları satın almaya yönlendirecek özellikler de bunlar. İnternette araştırma yapabilmenin beraberinde getirdiği güçlü eleme süreci, markalar arasındaki rekabeti bu tarz ufak detaylarla güçlendiriyor. Fakat bu özelliklerin hiçibiri rakip markaların fiyat avantajını yok edemiyor. Bence Canon’un ülkemizde en dezavantajlı olduğu konu da bu. Şunu da araya sıkıştırmadan geçemeyeceğim, Canon Legria kameraları Türkiye’de ilk kullanan ve gerçekten bu kameraların hakkını veren ekip biziz. En az 500 kişi bu kameralardan almak istediğini fakat bir türlü piyasada bulamadığını, nasıl temin edebileğini bana sormuştur. Bu kadar çok talep gören ama getirilmeyen bir ürün için ne kadar adetli bir satış talebi beklenmesi gerekiyor? Bu yazıyı okuyup geri dönmek isterlerse ben buradayım, beklerim.

Etkinlikte sergilenen diğer bir ürün grubu ise DSLR fotoğraf makineleriydi. Profesyonel kullanım için dizayn edilen 5Ds, 5DsR, 7D MK II ve 1Dx MK II gibi cihazlar, bu işle uğraşan her meraklının hayallerini süslüyor. 5Ds ve 5DsR etkinlik mekânında bana pek tatmin edici sonuçlar sunmadı. 50 megapiksellik sensöre sahip bu cihazların iyi ışıklı ortamlar ve stüdyolar için tasarlandığını düşününce buna pek şaşırdığımı söyleyemem. Fakat beni en çok etkileyen 1Dx MK II oldu. Adeta bir ‘tank’ olan cihazı elinize aldığınızda kendinizi göreve hazır hissediyorsunuz. Saniyede 16 kare fotoğraf çekebilen bu canavarın fiyatı da tahmin edilebileceği gibi pek düşük değil.

Tarihindeki en büyük ve hızlı dönüşümü gösteren fotoğraf sektörünün en önemli oyuncularından biri olan Canon, farklı segmentlerde birçok kullanıcıya güzel deneyimler vaat ediyor. Fakat yükselen aynasız makine trendini yakalayamamış durumda olduğunu da söylemek gerek. Video ve fotoğrafla iç içe olan bizleri heyecanlandıracak ürünlerle yeniden karşımıza çıkmasını bekliyoruz.

Dipnot olarak şunu da eklemek isterim ki ‘Touch&Try’ etkinliğinde pili boş olan birkaç ürün görmek ufak bir hayal kırıklığı yarattı.

***

Daha fazlası için: @timurakkurt
​youtube.com/user/timurakkurt

Yazarın Diğer Yazıları
Yorumlarınız