Aşı karşıtlarının iddiaları ve gerçekler
10.04.2018 07:24 SAĞLIK
KLİMİK Derneği Erişkin Bağışıklaması Çalışma Grubu, 9 maddede aşı karşıtlarının iddialarını çürüttü, gerçekleri açıkladı

BirGün ANKARA

Klimik Mikrobiyoloji ve İnfeksiyon Hastalıkları Derneği (KLİMİK) Erişkin Bağışıklaması Çalışma Grubu, toplum sağlığını tehlikeye atan aşı karşıtlarının iddialarını ve gerçekleri 9 maddede açıkladı. Çalışma Grubu’nun hazırladığı değerlendirmede, “Bir salgın ortaya çıktığında hastalanan kişilerin çoğu aşı olanlardır” , “Anne sütü, içeriğindeki maddelerle bebeği enfeksiyonlardan korur” , “Aşıların içinde koruyucu olarak civa gibi tehlikeli elementler, alüminyum gibi zararlı maddeler bulunur” gibi yaygın görüşlerin gerçeği yansıtmadığı bildirildi.

KLİMİK Derneği Erişkin Bağışıklaması Çalışma Grubu, Bilim ve Gelecek Dergisi için hazırladığı çalışmada, sayıları 23 bini bulan toplum sağlığını tehlikeye atan aşı karşıtlarının iddialarını ve gerçekleri şöyle sıraladı:

1 Hastalıklar, sağlıklı yaşam koşulları ve temiz gıda/su temini sayesinde aşılamalardan önce ortadan kalkmaya başlamıştır.
Bu gibi ifadeler aşı karşıtı literatürde çok yaygındır. Bir hastalığın görülme sıklığının yıllar içindeki değişimine bakıldığında aşıların ne kadar etkili olduğu görülür. Aşılamayı bırakırsak hastalıklar ölümlerle geri gelecektir.

2 Bir salgın ortaya çıktığında hastalanan kişilerin çoğu aşı olanlardır.
Salgınlarla seyreden çocukluk çağı hastalıklarında bu iddia doğru olsa da, aşıların etkisiz olduğunu göstermez. Aşılanan çocukların ortalama yüzde 85-95’i korunurken, yüzde 5-15’inde aşıya rağmen hastalık gelişebilir.

3 Aşı olmaktansa hasta olmak daha iyidir çünkü aşılar hastalığın kendisi kadar koruyucu değildir.
Aşılar, hastalığın olası komplikasyonlarının da önüne geçer. Aşı yerine hastalığın kendisini geçirerek bağışıklık kazanmanın ağır bedelleri olabilir: Kızamığa bağlı ensefalit, körlük ve ölüm, kızamıkçığa bağlı doğum kusurları, bakteriyel menenjit sonrasında zekâ geriliği ve sinir hasarı, çocuk felci enfeksiyonundan sonra kalıcı felçler, Hepatit B virüsüne bağlı olarak karaciğer kanseri veya ölüm gibi ağır bedeller ödenebilir.

4 Küçük bir bebeğe çok sayıda aşı yapmak bağışıklık sisteminin çalışmasını bozarak pek çok hastalığa yol açabilir.
Bilimsel veriler aynı anda farklı aşılar yapmanın bağışıklık sistemi üzerinde olumsuz bir etkiye neden olmadığını ayrıca yan etkinin de artmadığını göstermektedir. Bu nedenle çok uzun yıllardır bebeklere çoklu aşılar uygulanmaktadır.

5 Anne sütü, içeriğindeki maddelerle bebeği enfeksiyonlardan korur.
Anne sütünün enfeksiyonlardan koruduğu bilimsel bir gerçektir. Ancak aşılar olmadan tek başına anne sütü, kızamık, kızamıkçık, tetanoz, difteri gibi öldürücü hastalıklardan koruyamaz.

6 Ülkemizde aşıyla önlenebilir hastalıklar kaybolmaya yüz tuttuğu için çocuklarımıza aşı yaptırmamıza gerek yoktur.
Ülkemizde aşıyla önlenen çocukluk çağı hastalıklarının çok azaldığı doğrudur. Ancak halen dünyanın pek çok bölgesinde bu hastalıklar görülmekte ve artan seyahatler, göç ve mültecilik gibi nedenlerle çok kolayca sınırları aşabilmektedir. Ülkemizde 2011’de 105 kızamık olgusu varken 2013’te bu sayı 7 bin 405’e çıkmıştır. Aşılanma sadece aşılanan kişiyi değil tüm toplumu koruyan bir yöntemdir.

7 Aşıların içinde koruyucu olarak civa gibi tehlikeli elementler, alüminyum gibi zararlı maddeler bulunur.
Doğada toprakta, havada ve sularda bulunan civanın iki formu vardır: Metil-civa ve etil-civa. Metil-civa yüksek dozlarda insanlarda zehir etkisi gösterir. Etil-civa ise metil-civa’ya göre çok hızlı vücuttan atıldığı için toksik dozlara ulaşmaz. İnsana zarar vermez. Timerosal, etil-civadır ve sadece çoklu doz içeren flakon şeklindeki aşılarda bulunur. Tek kişiye yapılmak için hazırlanmış enjektörde bulunan aşılarda zaten timerosal (etil-civa) yoktur. Timerosalin otizm yaptığı iddiası da ortaya atılmıştır. Ancak yapılan bilimsel çalışmalar timerosal ile otizm arasında hiçbir ilişki olmadığını göstermiştir.

8 Aşılar güvenli değildir pek çok aşının çok tehlikeli yan etkileri vardır.
Aşılar çok güvenlidir. Lisanslı bir aşı, kullanım için onay almadan önce çok sayıda deneme aşaması boyunca titizlikle test edilir ve piyasaya çıktıktan sonra düzenli olarak yeniden değerlendirilir. Bilim insanları ayrıca, bir aşının olumsuz bir etkiye neden olabileceğine dair olası bir durum için çeşitli kaynaklardan gelen bilgileri sürekli olarak takip ederler.

9 Aşılarla ilgili çok yan etki var ama aşı firmaları bunların bilinmesine engel oluyor.
Aşılar toplum sağlığını ilgilendiren ürünler olduğu için aşı uygulamaları bağımsız bilimsel kuruluşlar ve ulusal sağlık otoriteleri tarafından günü gününe izlenmektedir. En ufak bir şüphe oluştuğunda bağımsız bilim insanlarından oluşan komisyonlar kurularak araştırılır, bilimsel ortamlarda şeffaf bir şekilde paylaşılır, tartışılır ve sonuçlar tüm hekimlere ve sağlık çalışanlarına duyurulur.