Aşı karşıtlığı internet paylaşımıyla yaygınlaşıyor
04.06.2018 08:14 GÜNCEL
Toplum ve Hekim Dergisi’nin son sayısında uzmanlar aşı karşıtlığının, bilimsel verilere dayanmayan internet paylaşımları ile arttığını kaydetti

BURCU CANSU [email protected] @burcu_cansu

TTB yayını Toplum ve Hekim Dergisi, son sayısını “Aşı Karşıtlığı” başlıklı dosya yazılarına ayırdı. Dosya editörlüğünü Dr. Melike Yavuz’un yaptığı “Aşı Karşıtlığı” dosyasında son yıllarda artan aşı karşıtlığı çeşitli yönleriyle ele alındı. Dosya editörü Yavuz yazısında, “Aşı karşıtlığını biçimleri, nedenleri, tarihsel arka planı, sonuçları ve çözüm yolları çerçevesinde tartışmaya” çalıştıklarını belirtti. Dosyada dünyadaki tartışmaları özetleyen, ülkedeki duruma dair saptamalar da içeren bir içerik tartışıldı.

İnternet popülerliği tehdidi
Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Halk Sağlığı Anabilim Dalı’ndan Prof. Dr. Şafak Taner, “Bağışıklamayı kim tehdit ediyor: Aşı karşıtları? Aşı piyasası?” başlıklı yazısında, son yıllarda artan aşı karşıtlığının tehdit oluşturduğuna vurgu yaptı. Taner, yazısında “Aşı karşıtlığı toplumsal bağışıklığın önünde engel oluşturarak bağışıklamayı tehdit etmektedir” dedi.

‘Aşılar denenmiştir ve güvenilirdir’
Halk Sağlığı Uzmanı Uzm. Dr. Ahmet Alp Aker de “Aşı karşıtlığı” başlıklı yazısında, “Aşılar denenmiş, çok güvenilir ürünler olmakla birlikte toplumda bazı kesim ve kişilerce güvenliliği ve gerekliliği sorgulanır olmuştur. Günümüzde geçmişten farklı olarak aşı karşıtı fikirler hızlı bir şekilde medya ve özellikle internet yoluyla sosyal medya üzerinden yayılma imkanı bulmaktadır. Aşı karşıtlığının toplumda yaygınlaşması olasılığı aşıyla önlenebilir hastalıklardan korunmada aşılama programlarının başarısına karşı bir tehdit oluşturmaktadır” ifadelerine yer verdi.


Aşı ve otizm arasında belirgin bir ilişki yok
İstanbul Bilgi Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesinden Prof. Dr. Işık Karakaya da aşı karşıtlarının en büyük savunusu olan otizm ve aşılar arasındaki ilişkiye dikkati çeken “Otizm ve aşılar arasında bir ilişki var mı?” başlıklı yazıyı kaleme aldı. Karakaya yazısında şunlara yer verdi: “Wakefield ve arkadaşlarının (1998) Lancet’te yayınlanan ‘Kızamık, Kızamıkcık, Kabakulak (MMR)’ aşılaması ile otizm arasındaki ilişkiye işaret eden çalışmalarının ardından bu ilişki özellikle ailelerin kaygılarını arttırmış ve Avrupa’da bazı ülkelerde aşılama hızında belirgin bir azalma görülmüştür. Aynı çalışmacılar 2000 yılında yine benzer olgu grubundaki 9 otistik çocuktan 3’ünde gastrointestinal sisteme ait belirtiler olduğunu bildirmiş ve bunu ‘otistik enterokolit’ olarak adlandırmışlardır. Bu rapordan sonra yapılan birçok çalışmada MMR aşısı ile otizm arasında belirgin bir ilişkiye rastlanmamakla birlikte bu raporun etkileri günümüze kadar gelmiştir.”