Asıl soru!..
FİKRİ SAĞLAR FİKRİ SAĞLAR

Acaba farkında mıyız?..

Türkiye çok zor bir dönemden geçiyor!..

7 Haziran gecesi başlayan toplumsal “rahatlama”, hızlı ve bilinçli bir şekilde oluşturulan “kaosa” dönüştü. Son 45 güne bakılırsa, özellikle RTE ve Bahçeli’nin gayretleriyle 6 Hazirana kadar yaşadıklarımızı arayacak bir karanlığa doğru koşturduğumuzu görebiliyoruz...

Siyasilerin anlaşılmaz, ulusal iradeye aykırı, çıkarcı ve basit kaprislerle uyguladıkları politikaları, insanların “umutlarını” kursaklarında bıraktı...

Baykal’ın rol kapma hevesi, halkın susturduğu RTE’yi yeniden oyun kurucu hale getirdi; böylece yeniden atılması beklenen demokratikleşme hamlesinin temel taşları daha ilk günden ters konuldu... Ve, TBMM Başkanlığı’nın “siyaset acemiliği” nedeniyle AKP’ye verilmesi, 7 Haziran seçimlerinin büyüsünü bozdu!..

•••

Suruç Katliamı kötü dönemin “dönüm” noktasıdır... Aydınlığın temsilcisi, yarınlarımızın güvencesi olan gençlerimizin Suruç’ta hunharca katledilmesine göz yumanların aslında, ülkenin geleceğine kastettiğini görmezlikten gelemeyiz. Bombanın patlatılması anına kadar o gençlerin güvenliğinin sağlanmamış olmasının nedenini bu ana kadar Başbakan da dahil olmak üzere hiçbir yetkili açıklayamamıştır…

300’ü aşkın gencin Suruç’ta bir insani eylem yapacağını bilmeyen yoktu. Hassas bir bölgede bu kadar insanın toplanacağını bilip de destek ve önlem almayan sorumlularla ilgili ne yapıldığını dahi kimse bilmiyor…

Bombacının belirlendiği söyleniyor da, bombacıyı gençlerin arasına sokan niyetin organizatörü bilinmiyor?! O yörede binlerce ajanın olduğu biliniyor da, nasıl olur da istihbaratı yapılamıyor?!

Bu olayın sorumlusu bilgi alamayan MİT’tir.

•••

Bombacı IŞİD’ci olabilir. Nitekim Diyarbakır bombacısı ile aynı merkezden oldukları belirlenmiş... Aynı bomba türünü kullandıkları açıklandı...

İyi hoş da bu bilgilere yeni ulaşılmadı ki; mesele şu, bilgi ve belgelere rağmen neden bu tip suikastlar ülkede rahatlıkla yapılabiliyor?..

Anlaşılan o ki; MİT sadece RTE’ye düşman olan paralelcilerin peşinde olduğu için!.. Ülke için tehlikeli olan olaylara şimdilik MİT bakmıyor!..

•••

Bu katliam sonrasında sınır boylarında ve peşi sıra kentlerde gelişen olaylar, ülkenin çeşitli yerlerindeki polis ve askere karşı yapılan saldırılar, koordineli bir terör faaliyetinin başlatıldığını göstermektedir. Son bir haftada şehit cenazeleri yeniden toplumun gündemine taşınmıştır. Ülkede yaşanan bu vahim olaylar, Suruç Katliamı’nın derinlemesine soruşturulmasını gerektirmektedir.

•••

Türkiye, “RTE’nin vesayeti” altında kalan ve seçim nedeniyle anayasal olarak “istifa etmiş” bir hükümetle yönetiliyor...

Bu hükümetin, yasal yetkileri vardır. Ancak siyasi ve ahlaki yetkileri yoktur. Meşruiyeti yeni kurulacak hükümete kadardır... Uzun vadeli yönetim kararları alamaz... Hele hele savaş ve savaşa neden olabilecek hiçbir konuda ciddi karar veremez...

Bunu bilmesine rağmen “münfesih hükümet” neden TBMM’yi bugüne kadar toplamadı?!

•••

Ülke için en can alıcı olayların yaşandığı bir dönemde, TBMM’nin toplanmasını istemeyen bir anlayışın yurduna karşı içten davrandığını düşünmek abestir. Bir kez daha altını çizmek isterim ki AKP, kendini bu ülkeye ait hissetmiyor... IŞİD’e bakışı yurttaşlarına bakışından daha samimi...

•••

RTE ve AKP’nin dış politikası güney sınırımızı cehenneme çevirdi. 3 yıldır Irak ve Suriye topraklarında süren kanlı savaş bizi doğrudan etkiliyor.

İnsan haklarına bakıştaki kırılma, demokratik özgürlüklerin reddilmesi, basın ve inanç özgürlüğünün askıya alınması ile dış politikada yalnızlık, bu savaşın bize olan etkilerinin somut örnekleri.

•••

Temel yaşam prensiplerinin yok sayılmasının yanı sıra, savaşın ekonomiye etkisi, bizi müthiş bir yıkıma doğru sürüklüyor...

Terör faaliyetleri, yabancı sermaye girişini ve yatırımları engelliyor. Ekonominin iç dinamiklerini tahrip ediyor. Yatırımların durması büyümeyi durduruyor. Büyümenin durması ise işsizliği artırıyor... İşsizlik sosyal barışı yok ediyor... Ülkeyi kaosun içine sürüklüyor...

•••

İddiaya göre; RTE emrindeki MİT, 1500’ü aşan TIR içinde bölgeye silah ve mühimmat gönderdi.

Bir askeri kaynağa göre de; gönderilen 30 bin ton silah ve mühimmat en az 10 bin kişilik bir gücün teçhizine yeterli. Yani sınırımızın güneyine bir orduyu oluşturacak malzeme gönderilmiş...

Kime ve neden gitmiş?..

Suruç’ta gençleri öldüren bomba, sınırda askerlerimizi öldüren kurşunlar, polislere saldıran silah, bu TIR’ların içindekiler mi?..

Asıl soru bu?!..