Anasayfa KÜLTÜR SANAT Aşk neresinde bu resimlerin?

Aşk neresinde bu resimlerin?

Sürekli arayış içinde Habip Aydoğdu. Resim yapma sürecinde de hep arıyor… Kimi zaman bir çizgi, kimi zaman bir leke, bir renk, bir doku fitili ateşleyen oluyor. O anki ruh hali, o anki duygu ve düşünceler, hayaller, çevrede ve dünyada yaşananlar; görünür görünmez bir şekilde tuvale yansıyor

Hasan Çakır

“Aşk, bir eşkıyanın hayata itirazıdır:/ susarsa çatışma,/ konuşursa savaş,/ yazarsa destan,/ severse devrim olur./ Tut ki ben bir eşkıyayım…” demiş Bedri Rahmi Eyüboğlu…

Bu anlamda Habip Aydoğdu da eşkıyadır… Şu günlerde İzmir Selçuk Yaşar Sanat Galerisinde “76/76… adlı sergisiyle izleyici karşısına çıkan Aydoğdu, oldum olası uslanmayan bir asidir…

Başkaldırı ve özgürlük tutkusu, sanatının ruhunu yansıtan en karakteristik özelliklerdendir. “Aşk imiş her ne var âlemde…” dercesine yaratmaya, üretmeye sevdalıdır. Bu büyük aşkın ürünüdür yaptığı her resim, her heykel, her nesne… Aşkla üretilen bu yapıtlar, özünde gizli aşklar barındırır. Aşk, renginde saklı bu resimlerin. Al’ında, kara’sında, ak’ındadır. Aşk, kırmızıdır. Kırmızı ateştir, yakar. Kırmızı; başkaldırıdır, isyandır, kavgadır… Kırmızı kandır. Acıdır, sevinçtir, umuttur. Cesarettir tepeden tırnağa… Velhasıl dünyanın yükünü omuzlamış renktir ki, bu bağlamda özgün adı “Habip Kırmızısı” dır. Her görüldüğü yerde sahibini ele verir.

Elbette bu kavgada kırmızı yalnız değildir. Yanı başında siyah vardır… Doğadan soyutlanmış figürleri, canlı-cansız varlıkları çağrıştıran, dinamik lekelerle ağırlığını duyuran siyah, Habip’in resimlerinde kırmızının can yoldaşıdır… Biri olmazsa diğeri eksik kalır. Bu özgün iki renk ailesi, bütün nüans ve tonlarıyla yan yana gelir, iç içe geçer, benek benek, çizgi çizgi, leke leke kompozisyonu oluşturur. Bütünü oluşturan her unsur yerini buluncaya kadar gelir, gider, büyür, küçülür, yön değiştirir…

Bir de beyaz var: Kimi resimlerde kırmızı ile siyahın buluşmasına, dalaşmasına ev sahipliği yapan, kimi resimlerde kuğu edasıyla iki renk arasında ritmik bir şekilde dans eden… Beyaz, yer yer kırmızıya kırmızılığını, siyaha siyahlığını hatırlatan, onların daha belirgin, daha etkili olmasını sağlayan bir uyarıcı görevi üstlenmiş gibi görünür resimlerde…

Elbette Habip’in paleti bu renklerle sınırlı değil. Sarılar, maviler, yeşiller ve diğer renkleri de kullanmıştır. Ama son dönemlere doğru kırmızı, siyah ve beyaz hâkimiyeti belirgin bir şekilde öne çıkmıştır. Bu renkler; şiddetleri, kapladıkları alanlar, birbirleriyle ilişkileri, bütünü oluşturmadaki işlevleri, uyum ya da zıtlıkları açısından da alabildiğine çeşitlenebilmektedir.

Çalışma tarzı ve üslup açısından Habip soyut anlatımcı sanatçılara, daha çok lekeci sanatçılara yakındır. 76. kişisel sergisine gelinceye kadar oluşturduğu ve geliştirdiği özgün sanat diliyle, imzası görülmeden de tanınabilecek bir özgünlüğe erişmiştir. Kullandığı malzeme, araç gereç aynı olsa da yeni bir resme başladığında, daha önce gittiği yoldan gitmez. Her seferinde yeni bir yol dener. O yolun sonunda ortaya çıkan yapıt, doğal olarak öncekilerden farklı oluyor… Yinelemiyor, her seferinde kendisini yeniliyor.

Sürekli arayış içinde Habip Aydoğdu. Resim yapma sürecinde de hep arıyor… Kimi zaman bir çizgi, kimi zaman bir leke, bir renk, bir doku fitili ateşleyen oluyor. O anki ruh hali, o anki duygu ve düşünceler, hayaller, çevrede ve dünyada yaşananlar; görünür görünmez bir şekilde tuvale yansıyor. Geçmişle gelecek, bilinenle düşlenen, yaşananla yaşanmayan, acıyla umut o renklere, o biçimlere, beneklere, çizgilere yön veriyor.

Özgün form ve boya kullanımının yanı sıra Habip Aydoğdu kaligrafiyi de resme yediriyor. Resimlere yazılan yazılar, bir yanda kompozisyonu tamamlayan bir doku oluştururken, diğer yanda o resim yaratılırken yaşanan duygu ve düşüncelerden ipuçları veriyor.

Bir de Habip Aydoğdu, yaşadığı andaki zamanın ruhunu resimli notlarla defterlere aktaran bir ressam… Bireyden topluma, yerelden evrensele ne acı veriyor, ne sevindiriyorsa hepsi bütün içtenliği ile bu resimli günlüklerde yerini alıyor. Okunan, yazılan, söylenen sözlerden izdüşümleri yazılı notların ötesinde resimlerle de bu defterlerde…

Aşk, ilk görüşte sizi sarsan, yakınlaştıkça dünyanızı zenginleştiren bu resimlerdeki renklerde, lekelerde, çizgilerde, beneklerde, boşluklarda saklı… Sevda gibi acılar, sevinçler, yıkımlar da oralarda. Doğu da orada Batı da… Dünün izleri, yarının düşleri de bir yerlerde… Ve elbette bütün insanlığa yönelik güzel umutlar, cümle resimlerin en can alıcı noktasında…

SON HABERLER

Feridun Düzağaç: Dinleyicimle bağ kurmak beni çok mutlu ediyor

Feridun Düzağaç, 10. stüdyo albümü ‘10’a Doğru’yu yayımladı. 2015 yılında çıkan Başka...

Düğün salonunun asma tavanı çöktü: 2 yaralı

Erzurum'da, düğün salonunun asma tavanının çökmesiyle 2 kişi yaralandı.

Senegalli yolcunun şikayetçi olduğu taksici tutuklandı

İstanbul'da aracına binen Senegalli yolcuya yönelik ırkçı sözleriyle dikkat çeken taksici Osman...

BDDK’dan bazı bankalara soruşturma

Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK), müşterilerini yanıltıcı ve manipülatif şekilde...

Erdoğan ve Bahçeli’den Ankara’da ortak miting

AKP ve MHP'nin kurduğu Cumhur İttifakı, İzmir'den sonra ikinci ortak mitingini Ankara'da...

Hançerli ve İmamoğlu’ndan ortak miting

CHP Avcılar Belediye Başkan Adayı Turan Hançerli ve  İstanbul Adayı Ekrem İmamoğlu...

ÇHD’li avukatlar açlık grevini sonlandırdı

İstanbul Barosu Başkanı Mehmet Durakoğlu ve tutuklu avukat Selçuk Kozağaçlı arasında Silivri...

Maduro’dan barış koruma tugayları kurma önerisi

Venezuela Devlet Başkanı Nicolas Maduro, ülkesinde barış koruma tugayları kurma önerisinde bulundu....

Evden çaldıkları eşyalarla yakalandılar

Düzce'de, bir evden çaldıkları eşyalarla kaçmak üzereyken yakalanan 4 şüpheli, tutuklandı.

Norveç’te 1300 yolcu taşıyan gemi yardım çağrısında bulundu

Norveç’te ‘Viking Sky’ isimli bin 300 yolcusu olan gemi, kötü hava koşulları...