Anasayfa ARŞİV Aşk ve Gülümsemeye dair

Aşk ve Gülümsemeye dair

“Hakikatin en küçük atomu, bir insanın acı dolu emeklerini ve
ödediği bedelleri temsil eder.
Hakikatin akla gelebilecek her bir parçasına karşılık, cesur bir
hakikat arayıcısına ait ıssız bir mezar ve cehennemde kavrulan
bir ruh vardır.”

*
Duvarların, nöbetçilerin, demir kapının önünde sandalyeler
diziliyor. Eski öğrenciler, asistanlar, meslekdaşlar, hocalar,
dostlar, huzursuzlar…
Soğuk.
Kentin uğultusu, nemi, iniltisi altında ve kadın tutukevinin
karşısında… ders başlayacak.
İçerde kadınlar var, dışarıda onlar…
Evet onlar, ‘egemen sistemin rehineleri…’
Aklına kelimeler üşüşüyor, bu fotoğrafa baktıkça.
Ders / tutukluluk, okul / cezaevi.
Yaşamak, özgürlük, aşk /cehennem.

Kelimeler neyi temsil eder, neyi çağrıştırır…
“Aşk hem çoşkudur” diyor Büşra Ersanlı,
“…hem özgürlük. Aşk özgürlüktür çünkü kişi kendine mesafe
koymaz, rol üstlenmez ve enerji ile yaratıcılığı buluşturur.
Özgürlük için farkında olmadan sorumluluğa büyük bir adım
atar. Gerçeği rüyada bulur ve insan seven gücünü coşturur.işte
tam da bu konumdan dolayı arife tarih gerekmediği gibi aşıka
maarif gerekmez” diye devam ediyor.
Beş-on metre ileride, hücresinde bunları mı düşünüyordur yine,
haberdar mıdır dışarıda gerçekleştirilen ‘ders’ eyleminden.
Erica Jong sanki Büşra’nın cümlesini tamamlıyor…
“Diktatörler sevişmeyi de, yaratmayı da çoğu zaman yıkıcı
eylemler olarak görürler, çünkü bu iki eylem de insanın kendi
bedenine ve kendi sesine sahip olduğunu kavramasını sağlar.”
Bütün otoriter ‘hallerin’ insan bedenine düşmanlılığının
hikayeleriyle dopdolu değil mi tarih…
Hakikat… neden iktidar, cezaevi, cehennem kelimelerini
çağırıveriyor. Aldons Huxley,” … bu dünya belki de başka bir
gezegenin cehennemidir” demiş Pozantı cezaevinde olanları
mesela, Uludere’yi, Hocalı mitingindeki sloganları biliyormuş
gibi…

*
Aşkı gülümseme ifşa ediyor olmalı. Çünkü birden bire fark
ediyorsun. Kimi insanlar gülümsemeleri ile benziyorlar

birbirlerine.
Büşra Ersanlı, Ragıp Zarakolu diyelim ki… içten, içeriden,
gözlerinin derinlerinden bütün o aşkın gülümseyenleri
benzemiyorlar mı… Zeynep, Cihan, Ahmet, Nedim ve
diğerleri… içerideki kadınlar. Suyu, toprağı, ateşi, çocuğu,
umudu temsil edenler… onları içeri atan ‘adalet’ öyle
gülümseyebilir mi…
‘Aşk örgütlenmekse’ eğer, bütün gülümsemeler birleşin.

- Reklam -

SON HABERLER

Ahmet Hakan’dan İmamoğlu’nun konuk olduğu Tarafsız Bölge programına ilişkin açıklama

Hürriyet yazarı Ahmet Hakan, iki gün önce Ekrem İmamoğlu'nun konuk olduğu Tarafsız...

Meteoroloji’den toz taşınımı uyarısı

Meteoroloji'den yapılan son değerlendirmelere göre, kuzey Ege'den başlayarak Karadeniz'in iç kesimleri ile...

Bakanlık onayladı, Söğütlüçeşme gar oluyor: Yeşil alana beton!

İstanbul’un ana ulaşım hatları olan metrobüs, Marmaray, hızlı trenin kesiştiği Kadıköy Söğütlüçeşme,...

Tsitsekun!

Başlıktaki sözcük, 7 Ekim 1992’de onu konuşan son kişinin de ölümüyle yok...

Rabia adalet arayan herkesin sesi oldu

Giresun’un Eynesil ilçesinde 11 yaşındaki Rabia Naz Vatan’ın şüpheli ölümünün üzerinden 13...

Kanserli çocuklar rahatlıkla oynayabilecek

Gülmenin gücüne inanarak ciddi hastalıklar ve travmalar nedeniyle yaşıtlarıyla birlikte oyun oynayamayan...

‘Gerekçesi bilahare gönderilecek’

İstanbul BBB seçimlerini iptal ettiğini, ama “gerekçesi bilahare gönderilecek” dediği ve “kısa...

İmamoğlu, Kampanya Tanıtım Toplantısı’nı gerçekleştirdi: İBB bir avuç insanın malı mülkü değil

31 Mart seçimlerinde İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı seçilen ancak AKP-YSK ortak girişimiyle...

Aman dikkat!

Parti başkanlarının 19 Mayıs günü, Atatürk’ün Samsun’a ilk adımını attığı iskelede çektirdikleri...

Halkın parasıyla yandaş kayırması

CHP İstanbul Milletvekili Avukat Mahmut Tanal, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun grup...

Sonraki haber