Aslında olmayan Nobel Ekonomi Ödülü
Anıl Aba Anıl Aba
Aslında bu ödül İsveç Bankası’nın iktisadi araştırmalar birimindeki beş kişilik bir komite tarafından veriliyor. Yani ödülün Alfred Nobel’in vasiyetindeki vakıfla yakından hiçbir alakası yok, uzaktan da çok az alakası var

Anıl Aba - Tyumen Üniversitesi İleri Araştırmalar Okulu [email protected]

Geçtiğimiz günlerde şu aslında olmayan Nobel Ekonomi Ödülü davranışsal iktisat alanında çalışmalar yapan Richard Thaler’e verildi. Benim de takip ettiğim bir iktisatçı olan Thaler’e ve araştırmalarına gelmeden evvel ödülün “olmaması” meselesinden başlayalım.

Nobel ödülleri Alfred Nobel’in belirlediği beş dalda, vasiyeti üzerine kurulan Nobel Vakfı’nın organizatörlüğünde verilmektedir.

Alfred Nobel, vasiyetinde, fizik ve kimya için İsveç Bilimler Akademisi’ni, tıp için Stockholm’deki Karolinska Enstitüsü’nü, edebiyat için Stokholm’deki Akademi’yi, barış içinse de Norveç Parlamentosu’nun seçeceği beş kişiyi ödüllerin verilmesi için tayin etmiştir. Başlangıç fonu olarak da mal varlığının çoğunluğunu bu vakfa bağışlamıştır. Vakfın resmî sitesinde (nobelprize.org) orijinal kopyası ve İngilizce tercümesini de bulabileceğiniz bu vasiyette ekonomi biliminin adı dahi geçmez.

Kısacası, resmi olarak Nobel Ekonomi Ödülü diye bir ödül aslında yoktur. Hiç olmamıştır.

Nobel Ekonomi Ödülü diye verilen ödülün gerçek adı, İngilizce’siyle, Sveriges Riksbank Prize in Economic Sciences in Memoir of Alfred Nobel; Türkçe’siyle, Alfred Nobel Anısına Verilen İsveç Bankası Ödülü’dür. Başlıkta Alfred Nobel ismi geçtiği için sistem bunu bize yıllardır Nobel Ödülü diye pazarlıyor. Aslında bu ödül İsveç Bankası’nın iktisadi araştırmalar birimindeki beş kişilik bir komite tarafından veriliyor. Yani ödülün Alfred Nobel’in vasiyetindeki vakıfla yakından hiçbir alakası yok, uzaktan da çok az alakası var.

Zaten gerçek Nobel ödülleri 1901 yılında itibaren verilirken İsveç Bankası ödülü 1969 yılından itibaren vermeye başlıyor. Birkaç yıl öncesine kadar resmi Nobel sitesinde ekonomi ödülünün bahsi dahi geçmezdi. Fakat iktisat akademisinin ileri gelenlerinin de iteklemesiyle vakfa yüklü miktarlarda para yedirerek ödül önce basit bir link olarak siteye sokuldu, sonra yıllar geçtikçe daha geniş yer verilmesi sağlandı. Aradaki geçişi kimse fark etmedi çünkü zaten millet eskiden beri İsveç Bankası Ödülü’nü Nobel Ekonomi Ödülü zannediyordu. Siteyi dikkatli incelerseniz ekonomi ödülünün diğerlerinden ayrı ve farklı bir şekilde değerlendirildiğini göreceksiniz. Genelde beş temel ödülden “Nobel Ödülü,” bizim çakma ödülden ise “Ekonomi Bilimleri Ödülü” diye ayrı bir başlıkla bahsediliyor.

Bir ideolojik kontrol aracı
Neoklasik (liberal) iktisat akademisi yıllarca gerçek Nobel ödüllerine yancılık yaparak kurumun saygınlığından ve prestijinden istifade etti. İktisat akademisinin böyle Ali Cengiz oyunlarına giriyor olmasının sebebi ideolojik propaganda. Sonuçta liberal politikaların yarattığı infial ve doğurduğu sonuçlar ortada. Sistemin giderek artan işsizliğe, evsizliğe, yoksulluğa, gelir ve servet dağılımı adaletsizliğine, krizlere, çevresel felaketlere ikna edici bir kılıf uydurması gerekiyor. Serveti üreten işçilerden çalıp vampir kapitalistlere aktaran bu tasarımı ideolojik aparatlar kullanmadan sürdürebilmek güç. Neoliberal politikaları bilimsel araştırmalara dayandırmak bunun etkili yollarından biri.

Örneğin neoklasik iktisadın en temel yalanlarından biri uzmanlaşma ve serbest ticaretin her iki tarafı da ekonomik olarak daha iyi konuma getireceğidir. Çok açık ki “ben bilgisayar çipi üreteceğim sen de patates cipsi üreteceksin, ama merak etme bundan ikimiz de kazançlı çıkacağız” yalanını kimseye kolay kolay satamazsınız. Ama bu politika önerisini çok bilimsel gözüken modellere dayandırabilirseniz hikâyenizi yutturabilme ihtimaliniz artar. Hele bir de ileri matematiksel teknikler kullanıyorsanız sihrinize minare gölgesi de katmış olursunuz. NAFTA’yı Meksika’ya imzalatırken siyasi baskının yanında kullanılan araçlardan biri de işte bu Amerikan üniversitelerinden çıkan ekonomik araştırmalardı. Aradan geçen 23 yılın ardından geriye dönüp bakıldığından görülüyor ki bu anlaşmadan Amerika ve Kanada kârlı, Meksika ise zararlı çıkmış.

Davranışsal iktisat ve Thaler
Davranışsal iktisat başlı başına komik bir tabir. Davranışsal olmayan iktisat, yani standart neoklasik iktisat, bireylerin rasyonel olduğu yanlış varsayımı üzerine modellerini inşa ederken Thaler’in davranışsal iktisadı bireylerin aslında rasyonel bir şekilde davranmadığını, çoğu durumda iradelerini kontrol edemediklerini ve bazı hataları sistematik bir şekilde tekrar edebildiğini ortaya koyuyor.

Kendi içinde değerlendirildiğinde Thaler, Kahneman, Akerlof ve benzeri araştırmacıların “ilerici” oldukları muhakkak. Fakat dikkat edilmesi gereken nokta davranışsal iktisadın kendini heterodoks çevrelerde değil anaakım çevrelerde konumlandırıyor olması. Her ne kadar ilerici olsa da davranışsal iktisat kapitalist sistemin çelişkilerini ve bireyler üzerinde yarattığı ters etkileri ekonomi politik bir yaklaşımla incele(ye)miyor. Dolayısıyla bu ödülün arada bir Thaler veya Kahneman gibi araştırmacılara verilmesi anaakım iktisat paradigmasında bir kırılma ya da yumuşama olarak düşünülmemeli. Aksine, neoklasik iktisadın sınırları davranışsal iktisadın etliye sütlüye pek dokunmayan sonuçlarıyla kontrol ediliyor. Bu zamana kadar iktisadî bölüşümün belirleyicisinin sınıf mücadelesi olduğunu söyleyen bir iktisatçıya bu ödül verilmedi. Çakma Nobel Ödülü’nü alan 79 kişiden 29’unun liberal ideolojinin mabedi sayılan University of Chicago’da ya okumuş ya da profesör olarak çalışmış olması ödülün ideolojik temayülünü açıkça ortaya koyuyor zaten. On yılda bir farklı konulara ödül verilmesi gözümüzü boyamasın.

Yazarın Diğer Yazıları
Yorumlarınız