Avatar

Avatar filmini  izledim. Anadolu yakasında hiçbir sinemada yer bulamayınca ailecek köprüyü geçtik güzel bir pazar sabahında.  Uzun yıllardır görülmedik güzellikte bir anlatım, görsel bir şölen, lirik bir dünya.  Avatar bütün teknik farklılığı, görselliği, yapımının 14 yıl sürmesi ve 300 milyon dolarlık bütçesi ile sinemanın tarihini değiştirecek üstünlükte bir yapım. Peki öykü çok mu farklı. Değil. 145 yıl sonrasının 3 boyutlu Pandora’sının günümüz  sinemaskop dünyasından pek bir farkı yok.
Bunu neden söylüyorum? Avatar filmi, içinde çok ciddi alegoriler barındıran, Hıristiyanlık’tan, neo-conlara, kızılderililerden, emperyalizme, halklara ve milletlere çok derin mesajlar gönderen bir film. TNN’den Shobhan Saxena film ile ilgili yazdığı makalede çok basit bir önermede bulunuyor. Filmde peşinde koşulan enerji kaynağı Ubintium’u petrol, dünyalıları ABD, Na’vi ulusunu da Iraklılar ile değiştirin. Fark göremeyeceksiniz. Filmi izlerken zihnim bir anlığına Hatta 23 yıl öncesine gitti. Yine James Cameron’un yönetmeni olduğu “Aliens” filminde Ripley’i silah sanayinde kullanılmak üzere ölümcül yaratıkların arasına gönderen “Şirket yetkilisi” bu filmde de başrolde.Yine unutulmaz bir replikle;”Uzlaşma için bekleyemeyiz, hemen saldırmalıyız, hissedarların sabrı yok!”
Göndermelerle devam edelim. Sabırsız hissedarların baskısı sonuç verip saldırı başlayınca operasyonu yöneten albayın ettiği birkaç kelam hafızalara kazınıyor.”Haydi çocuklar, bitirin işlerini, akşama içkiler benden!” Tipik bir yanki sporundan alınmış bu replik herşeyin anlamını yitirdiğinin, anlam kaybı sırasında muğlaklaştığının bir göstergesi. Binlerce yıldır yaşanan topraklardan orada yaşayan canlılar topraklarından atılmalıdır, çünkü hissedarlar böyle istemektedir. Peki kimdir bu hissedarlar? Braveheart filminde Edward The Longshanks, Spartaküs’te Roma senatosudur peki günümüzde kimdir?
Film, müzikleri ile Terminatör’e küçük bir selam çakarken mitolojiye, dinler tarihine, kadın erkek ilişkisi ile insan doğa ilişkisine yaptığı sayısız gönderme ile küçük büyük izleyen herkesin kafasını karıştırmayı ve etkilemeyi başarıyor. James Cameron önce Aliens, sonra  Terminatör ve bugün de Avatar ile aynı soruyu sormaya devam ediyor. İnsanlık, kendisini ve doğayı nereye götürüyor?
Sahi nereye gidiyoruz?

- Reklam -

SON HABERLER

Halkın parasıyla yandaş kayırması

CHP İstanbul Milletvekili Avukat Mahmut Tanal, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun grup...

İBB’nin ihale cinliği

İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin yönetim anlayışının yol açtığı ve ihaleler yoluyla bazı şirketlere...

İktidara güveniyoruz!

Türkiye hakkında içte ve dışta yapılan araştırmaların vardığı ortak nokta “güvenilmez” durağında...

Zayıf gerekçe Sağlam şerh

Yüksek Seçim Kurulu (YSK) İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı seçimlerini iptal etmesine ilişkin...

Buldan’dan YSK’nin gerekçeli kararına ilişkin açıklama

HDP Eş Genel Başkanı Pervin Buldan, YSK’nin gerekçeli kararına, “Gerekçesiz bir gerekçe...

Binali Yıldırım: Gerekçeli kararda bir tarafın söylemini yazacak halleri yok

AKP'nin İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı adayı Binali Yıldırım, YSK'nin seçimlerin iptali ve yenilenmesine...

İmamoğlu: Bu gerekçeli karar dediğimiz şey tam bir gerekçesiz karar

YSK'nin 31 Mart yerel seçimleri ile ilgili verdiği iptal ve yenileme kararının...

CHP’li Öztrak: Sadi Güven’in açıklamasının son kısmını okumak yeterli

CHP Sözcüsü Faik Öztrak, Yüksek Seçim Kurulu'nun gerekçeli kararına ilişkin basın açıklaması...

Torba yasa teklifi meclis komisyonundan geçti

Boğaziçi Köprüsü'nden kaçak geçişlere kesilen para cezalarının tahsilinden vazgeçilmesi ve ÖTV indiriminin...

YSK Başkanı Sadi Güven: Seçimin iptaliyle yenilenmesine ilişkin karara katılmıyorum

İstanbul seçiminin iptal edilmesine katılmaya 4 üye gerekçeli karar karşı oy yazdı....

Sonraki haber