Avrupa'da bir iyi bir kötü haber
DEFNE GÜRSOY DEFNE GÜRSOY
Bu hafta Euroleauge'de Efes Pilsen'le güldük Fenerbahçe Ülker ile ise üzüldük. Grup maçlarının bitmesine bir hafta kala Efes Pilsen İtalya

Bu hafta Euroleauge'de Efes Pilsen'le güldük Fenerbahçe Ülker ile ise üzüldük. Grup maçlarının bitmesine bir hafta kala Efes Pilsen İtalya deplasmanında Climamio Bologna karşısında hem İstanbul'da kaybettiği maçın rövanşını aldı hem de bir üst tura çıkmayı garantiledi. Diğer temsilcimiz Fenerbahçe Ülker ise İtalya'da 5 sayı ile yendiği Aldo Basket Napoli karşısında çok iyi başladığı maçta farklı da önem geçmesine rağmen ikinci yarıdaki kötü oyunu sonucu uzatmalarda yenilerek tur atlamasını son maça ve mucizelere bıraktı. Fenerbahçe Ülker'in tur atlayabilmesi için deplasmanda grup birincisi CSKA Moskova'yı yenmesi ve diğer maçlardan gelecek sonuçları beklemesi gerekiyor. Tabii CSKA gibi bir takımı orada yenmek hayalden öte değil. Aslında Fenerbahçe Ülker gibi kaliteli oyuncuların bulunduğu bir takımın en iyi 16 takım arasına çok rahat kalması gerekiyordu. Daha önce de yazdığım gibi hem takım olamamaları hem de tecrübesizlikleri bu sonucu ortaya çıkardı. Böyle bir büyük seyirci kitlesine sahip takıma Avrupa'da bir Final Four çok güzel yakışırdı. Ancak Fenerbahçe geçen sezon Beşiktaş'tan tanıdığımız Tyrone Ellis'i bir türlü durdurmayı başaramadı. Bu oyuncu attığı 29 sayı aldığı 6 ribaunt ve 5 assistle adeta tek başına Fenerbahçe'yi yıkan adam oldu.

Fenerbahçe'nin maçı kaybetmesindeki diğer bir sebep ise hastalığı nedeniyle Ömer Onan'ın oynatılamaması oldu. Bu oyuncunun olmaması sarı lacivertlileri savunmada oldukça zayıf bıraktı ve Ellis'in yanı sıra 17 sayı atan Morandais'i de durdurmaları zorlaştı. Fenerbahçe çok rahat kazanabileceği maçı savunmadaki zaafları yüzünden maalesef kaybetti. Aslında gruptan çıkabilmek için final niteliğinde bir maçtı. Kısacası Fenerbahçe maçı kaybetmekle kalmadı aynı zamanda top 16 hayallerini de söndürmüş oldu. Umarım önümüzdeki sezon bu maceradan ders alıp en azından bir üst tura çıkmayı başarırlar.

Efes Pilsen ise ülkemizde basketbolda istikrarın sembolü olmaya devam ediyor. Kurdukları sağlam basketbol ekolü ile yıllardır hem ligimizde hem de Avrupa'da başarı ile ülkemizi temsil ediyorlar.

İşte bu hafta Climamio Bologna karşısında aldıkları deplasman galibiyeti ile bu sezon inişli çıkışlı olan Avrupa maceralarını rayına oturtmayı başardılar. Her şeyden önemlisi takıma adapte edilen yabancı oyunculardan istenilen verim alınmaya başlandı. Son maçın istatistiklerine baktığımızda sayıların tamamına yakınının yabancı oyuncular tarafından atıldığını görüyoruz. Drew Nicholas (13), Marcus Haislip (17), Horace Jenkins (15) ve Nikola Prkacin (8) sayı ile oynadılar. Daha önemlisi ise bu oyuncular takıma savunma ve hücum olarak istenilen düzeyde katkıyı yapmaya başladılar. Şu bir gerçekki Avrupa'da başarılı olmak istiyorsan yabancı oyuncularından en üst düzeyde performans almak zorundasın. Efes Pilsen dışında zirve mücadelesi yapan takımların hemen hemen hepsinin kadrosu yabancı oyuncudan geçilmiyor. Takımlarımızın ligdeki yabancı oyuncu kısıtlaması ile Avrupa'da böyle bir handikapla karşı karşıya olduğunu unutmamak lazım. Yine de Efes Pilsen'e helal olsun. İstikrar abidesi olarak yoluna devam ediyor.