Aydınlanma aydınları ile karşıtları karşı karşıya
ÜNAL ÖZMEN ÜNAL ÖZMEN

Milli Eğitim Bakanlığı, bir süre önce öğretmen adaylarına adaylık süresince okuyacakları kitap listesi hazırladı. İsterseniz önce listeye bir göz atalım: Ivan Illich (Okulsuz Toplum), Nurettin Topçu (Türkiye’nin Maarif Davası), Immanuel Kant (Eğitim Üzerine), İsmail Kara- Ali Birinci (Bir Eğitim Tasavvuru Olarak Mahalle/Sıbyan Mektepleri), J. J. Rousseau (Êmile), Sezai Karakoç (Hızırla Kırk Saat), Paulo Freire (Ezilenlerin Pedagojisi), Peyami Safa (Eğitim – Gençlik – Üniversite), Rasim Özdenören (Kafa Karıştıran Kelimeler), Paul Feyerabend (Özgür Bir Toplumda Bilim).

İlk bakışta ilk ve ortaöğretim öğrencileri için ayrı ayrı hazırlanan 100 Temel Eser listesinin bir benzeri olduğu gözden kaçmıyor. 100 Temel Eser’de Ahmet Hikmet Müftüoğlu ile Victor Hugo’nun, Arif Nihat Asya ile Tolstoy’un aynı listede yer alması sağlanmıştı. Ahmet Hikmet Müftüoğlu gibi düşünce üretmesi mümkün olmayan biri ile fikir romanının başyapıtının yazarı Victor Hugo’yu alt alta yazdığınızda birini diğerinin konumuna çekmiş olursunuz.

Yerli yazarların ortak özelliği, Batı düşüncesine kendince eleştiri getirmiş, İslamcı bakış açısına sahip kişilerden oluşuyor olması. Okuma listesini hazırlayan aklınca “Batı Medeniyeti” ile “İslam Medeniyeti”ni karşılaştırmaya çalışmış. Bundan ötürü listede Köy Enstitüsü deneyimini anlatan bir kitap neden yok diye sormuyoruz.

Öğretmenlere önerilen okuma listesinde Rousseau ile Sezai Karakoç birlikte anılıyor! Biri dünya düşünce tarihini etkilemeye devam ediyor; diğeri, resmi makamların hamasi söylemlerinde yaşıyor. Bu iki ismi alt alta yazarak aynen 100 Temel Eser’de olduğu gibi birini diğerine eşitleme seziliyor: Rousseau’yu Sezai Karakoç’la birlikte düşünürseniz Rousseau düşünür olmuyor; Sezai Karakoç’u Rousseau’nun yanına eklerseniz Sezai Karakoç düşünür kategorisine yükseliyor. Kant’la Nurettin Topçu’nun birlikte anılmasına ne dersiniz? Nereden baksanız diğerine haksızlık!

Bir de özgürleştirici eğitim modelini pratikte hayata geçirmiş, Marksist eleştirel eğitim kuramının esin kaynağı Paulo Freire ile Müslümanca düşünüp Müslümanca yaşamanın teorisini yapmış Rasim Özdenören’i birlikte okumaya ne dersiniz! Eğitim Bakanlığının tutsaklığından kurtulmak isteyenlerin alternatif arayışında ilk başvurduğu Ivan Illich’in Okulsuz Toplum’undan etkilenen öğretmenin kafası karışmaz mı?

Asıl sorun bu aday öğretmenler, yasaklanmamışsa bile mezun olana de kendilerinden uzak tutulmuş düşünce ürünü kitapları nasıl anlayacak? Felsefe dersi görmemiş birine Kant okutmak mümkün mü? Hadi okudu diyelim, ne anlayacak? Stajyer öğretmen bu kitapları “Danışman Öğretmen” gözetiminde okuyacakmış; Paulo Freire’yi okuyan, ondan etkilenen öğretmen Danışman Öğretmen olarak seçilmedi ki?

Kitaplara ek olarak bakanlık, altı aylık yetiştirme sürecindeki öğretmen adaylarına film izlemelerini de öneriyor. Listedeki 22 filimden sadece biri, İki Dil Bir Bavul yerli. Henüz emekleme aşamasındaki İslamcı sinemanın listeye eklenecek filmi yok. Seçeneksizlik, bakanlığın izlenebilir iyi bir liste hazırlamasına yol açmış! Eğitimdeki dönüşümü anlamamız açısından özellikle Süpermen’i Beklerken filmini her öğretmenin izlemesini isterim. Öğrenci ve öğretmenlerinin özgürleşme talebinin geleneksel yönetim anlayışıyla çatıştığı Hababam Sınıfı; meslek ahlakını öne çıkaran emekçi öğretmen tiplemelerinin unutulmaz kahramanı Kemal Sunal; eğitim piyasa ilişkisini mükemmel bir senaryo ile anlatan liberal okulun yöneticisi M. Ali Erbil, isyankar öğretmen Perman Kutman (Hayat Bilgisi dizisi) listeye alınamazdı. Bu filmlerin izlenmiş olacağı düşünülse de listeye girmesi Türkiye gerçeğine dikkat çekmek anlamına gelirdi.

Geçen ay, adayların asil öğretmenliğe geçişi için yapılan mülakatta bir İngilizce öğretmenine “bismillahirrahmanirrahim”in İngilizcesi soruldu. Mülakatlarda sorulan diğer sorular ise şöyle: “Öğrencilerine Batı’yla ilgili neler öğretiyorsun, öğrettiklerini dinimizle ilişkilendiriyor musun?”, “Çocuklara hiç ilahi öğrettin mi?” Muhatap olacağı sorulara Ezilenlerin Pedagojisi’nde, Êmile’de yanıt bulamayacağı kesinken öğretmen adayı bu kitapları neden okusun ki?