Ayıplı Kaçak Saray!..
FİKRİ SAĞLAR FİKRİ SAĞLAR
12 yıllık AKP iktidarında ülkenin durumuna şöyle yüzeysel bir göz atalım

12 yıllık AKP iktidarında ülkenin durumuna şöyle yüzeysel bir göz atalım:

*Güney sınırımızda müthiş bir kazan kaynıyor. Savaşın bir adım gerisindeyiz.

*İktidar yönetme kabiliyetini kaybetmiş.

*RTE, Başbakan ve bakanlar, ülkenin geleceği ile ilgili en can alıcı konularda farklı açıklamalar yapıyor. Ülkeyi kimin yönettiği belli değil.

*TBMM’deki AKP’li çoğunluk bilmediği yasalara el kaldırıyor.

*Yargı yürütmenin eline geçti.

Adalet dağıtacaklar vicdanlarını bırakıp cüzdanlarının hesabını yapmak zorunda bırakılıyor...

*Yargıda “kesin şüphe makulle” yer değiştirdi. Artık egemen istediğini suçlayabilecek..

*Polis devleti oluşturuldu.

*Sosyal medya torbaya girdi.

*Düşünce ve ifade özgürlüğü kılıflandı.

• • •

Kısaca; Baskın ve hegemon bir iktidar, katı yönetimine yeni uygulamalarla devam ediyor...

Yani Demokratik devletin oluşumu başka bahara kaldı...

• • •

Baskının nedeni belli. Sömürü düzeninin acımasızca devam etmesi!..

Devletin kaynaklarına göre;

12 yıllık AKP iktidarında 13 binden fazla işçi çalışırken ölmüş..

İşsizlerin oranı yüzde 20’ lerde dolaşıyor.

Bir gecede hesap oyunlarıyla  fert başına gelir 3 bin dolardan 10 dolara çıktı.

Ama 5 yıldır bu rakam artmıyor çünkü doğru değil.

Nüfusun yüzde 10’nu  milli gelirin yüzde80’nini alıyor.( AKP öncesi yüzde 20 nüfus ,gelirin yüzde 80’ni alırdı!..) Gelirin yüzde 20’sini de nüfusun yüzde 90 paylaşıyor.

TÜİK’in verilerine göre 35 milyon insan ( emekliler,gençler,asgari ücretliler,esnaf ve çiftçi) açlık ile yoksulluk sınırında yaşıyor...

Varlıklı ile yoksul arasında makas giderek açıldı.

Esnaf perişan, üretici can çekişiyor...

Ama bu arada 40 yeni dolar milyarderi türedi...

70 milyon yurttaş bu 40 kişi için çalışıyor...

Ve AKP’nin ekonomi politikası yurttaşı perişan, yandaşı da zengin ediyor!..

• • •

Hal böyleyken RTE milyar dolara yaptırdığı kaçak sarayda 29 Ekim Cumhuriyet Bayramını bahane ederek recepsiyon veriyor...Önceleri bu bayrama katılmamanın yollarını arardı!..

Şimdi “Açların ülkesinde ayıplı kaçak sarayda keyif çatmak” istiyor!..

Sanki milletle eğlenircesine!..

• • •

RTE, 90 yılı deviren Cumhuriyet’in ilkelerini de gelenekleri ve  değerlerini de yok eden adımlar atmaya devam ediyor.

cumhuriyetin 100. yılını beklemeden daha 91. yıla girerken, tek adam edasıyla  yurttaşlarını tebaa olarak gören, çağdaş Cumhuriyeti tanımayan bir davranışın içine girmekten çekinmiyor!.. Sanki değneksiz köyde dolaşıyor... Bir yerde haklı. Karşısında dur diyecek cesarette, yetkinlikte ve kararlılıkta kimse kalmadı.

• • •

Şu bilinmeli ki o saray hukuken kaçak!..

O sarayda yetimlerin hakkı var!..

Bu boşlukta, hukuk devletine yakışmayan, hukukun üstünlüğüne inanmayan bir diktatör heveslisi Atatürk’ün mirasının üzerine oturarak adeta bir zafer kazandığını düşünüyor...

• • •

Ayıplı Kaçak Saray 1. derece SİT bölgesine yapıldı.

On binlerce ağaç kesildi.

Milyarlarca para harcandı.

Ankaralıların rekreasyon alanı kapatıldı.

Beyin keyfi gelsin diye...

Aç bir ülkede saray yaptırmak ancak geri kalmış zihinlerde zafer olur...

• • •

Bu vahşeti önlemek için TMMOB Mimarlar Odası Ankara Şubesi ile ŞPO-PMO-ZMO-ÇMO, Başbakanlık, Ankara BBŞ ve diğer bakanlıklara  karşı 33 dava açtı.

Yürütmeyi durdurma kararları aldı..

Her defasında RTE “Yıkabiliyorsanız  gelin yıkın!..” diyerek sadece yargıya, TMMOB’ye ya da STK’lere değil açıkça yoksul halka da meydan okudu...

• • •

TMMOB Mimarlar Odası Ankara Şubesi dün bir basın toplantısı yaparak bu alanın yağmalanış sürecini ve dünyada sadece diktatörlerin sergileyebileceği  ahlak dışı olayları dile getirdi.

Basın toplantısına kısaca bakalım.

.... Mustafa Kemal tarafından satın alınan 20 bin dekar arazi üzerinde “Orman Çiftliği” Adıyla 1925 yılında kurulmuştur. 1925-1937 yılları arasında yeni arazilerin alınması ile 52 bin dekar yüzölçümüne ulaşan Çiftlik, 11 Haziran 1937 tarihinde Atatürk’ün yazmış olduğu vasiyet mektubu ile T.C. Hazinesi’ne hibe ve emanet edilmiştir. Başta “Devlet Ziraat İşletmeleri Kurumu”na bağlanan Orman Çiftliği daha sonra “Devlet Üretme Çiftlikleri Genel Müdürlüğü” bünyesine alınmıştır. 24 Mart 1950 tarihinde çıkarılan 5659 sayılı Kanun ile “Atatürk Orman Çiftliği Müdürlüğü” kurulmuş ve çiftliğin adı günümüze kadar gelen “Atatürk Orman Çiftliği” olarak değiştirilmiştir.

... 2 Haziran 1992 tarihinde Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulunca doğal ve tarihi sit alanı ilan edilmiş, 20 Temmuz 1993 tarihinde ise Kurul AOÇ’nin sit sınırlarını belirlemiştir. 7 Mayıs 1998 tarihinde de AOÇ 1.Derece Sit Alanı ilan edilmiştir.

... 8 Temmuz 2006 tarihinde AKP tarafından 5524 sayılı “Atatürk Orman Çiftliği Müdürlüğü Kuruluş Kanununda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanun” yürürlüğe sokulmuş ve bu değişiklik ile Ankara Büyükşehir Belediyesine Atatürk Orman Çiftliğinin “öncelikle üst ölçekli plan ve Koruma Amaçlı İmar Planı ve bunlara uygun her türlü imar planlarını yapma” yetkisi verilmiştir.

AOÇ alanını dilediği gibi kullanmasının önünü açacak bu yasal düzenleme ile yetkiyi alan Ankara Büyükşehir Belediyesi gerek gördüğü planları hazırlamıştır...

Bütüncül olarak ranta açmayı hedefleyen bu planların ve planları onaylayan belediye meclis kararının iptali istemiyle TMMOB Mimarlar Odası Ankara Şubesi, TMMOB Peyzaj Mimarları Odası ve TMMOB Ziraat Mühendisleri Odası tarafından dava açılmıştır. Söz konusu meclis kararı ve planlar Ankara 13. İdare Mahkemesi’nce 28 Kasım 2008 tarihinde iptal edilmiş, 17 Mart 2010 tarihinde de Danıştay 6. Dairesi’nce iptal kararı onanmıştır...

• • •

Görüldüğü gibi hukuk devletinde yargı kararlarına rağmen bu ayıplı kaçak saray ruhsatsız olarak bitirilmiştir.

Mimarlar Odası Ankara Şubesi dün bir çağrıda bulundu!...

“Milletvekillerinin,kamu görevlilerinin, sanatçıların ve diğer protokol zevatının 29 Ekim de ayıplı kaçak saraya gitmelerini istemiyor...

Kaçak, hukuk dışı olan ve yapımında yetim hakkı yenilen bu binayı ve çağdaş cumhuriyetin ilkelerini yok etme gayretinde olan o kişileri meşru hale getirmeyin” diyor...