AYM: İntihar eden tutuklunun yaşam hakkı ihlal edildi!
14.03.2018 13:11 GÜNCEL
Cezaevinde intihar ettiği öne sürülen Kolbasar’ın ağabeyinin AYM’ye yaptığı başvuru sonuçlandı. Yüksek Mahkeme, Kolbasar’ın cezaevinde yaşam hakkının ihlal edildiği hükmüne vardı

UĞUR ŞAHİN
[email protected]
@uugurs

Cezaevinde 2008’de intihar ettiği öne sürülen Fatih Kolbasar’ın ağabeyi Recep Kolbasar’ın Anayasa Mahkemesi’ne (AYM) yaptığı bireysel başvuru sonuçlandı. AYM, Fatih Kolbasar’ın cezaevinde yaşam hakkının ihlal edildiğine karar verdi.

Kolbasar, ‘kasten öldürmek’ suçundan 2008’de tutuklanarak cezaevine konuldu. Kısa bir süre sonra devlet hastanesinin psikiyatri polikliniğinde muayene edilen Kolbasar’a "psikotik özellikli duygudurum bozukluğu" konuldu ve bazı ilaçlar verildi. Ardından Kolbasar, “madde kullanımına bağlı psikotik bozukluk” tanısıyla ruh sağlığı ve sinir hastalıkları hastanesine sevk edildi ve mahkeme kararıyla yaklaşık iki ay burada kaldı. Bir süre sonra bir eğitim ve araştırma hastanesinin psikiyatri polikliniğinde muayene edilen Kolbasar’A “antisosyal kişilik bozukluğu” ve “bipolar bozukluk” tanısı kondu ve yine bazı ilaçlar reçete edildi. Kolbasar, daha sonra cezaevindeyken her iki kol bileğini keserek intihara teşebbüs etti.

İntihar teşebbüsüne rağmen tek kişilik odaya kondu

Aynı koğuşta kalan bazı hükümlü ve tutuklular, ‘kendilerini tedirgin ettiği gerekçesiyle Kolbasar’ın koğuşlarından alınmasını’ talep etti. Sonrasında tek kişilik odaya alınan Kolbasar aynı gün "ihtiyaç istem fişi" ile çamaşır ipi talep etti ve bu ceza infaz kurumu yetkililerince temin edildi. 17 Aralık 2008 tarihinde saat 01.00 sıralarında başka koğuşta kalan ve Kolbasar’ın durumundan şüphelenen diğer tutuklu ve hükümlülerin acil durum butonuna basmaları üzerine infaz koruma memurları olay yerine geldi. Ardından Kolbasar’ın, çamaşır ipiyle pencere demirine asılı vaziyette cesedi bulundu.aym-intihar-eden-tutuklunun-yasam-hakki-ihlal-edildi-438843-1.

‘Kovuşturmaya yer yok’ kararı

Yaşananlara dair Cumhuriyet Başsavcılığı ‘kovuşturmaya yer olmadığına’ dair karar verdi. Bu karara karşı yapılan itiraz ise Ağır Ceza Mahkemesi’nce reddedildi. Bunun üzerine Kolbasar’ın kardeşi, psikolojik sorunları olan kardeşi hakkında gerekli tedbirler almayan ceza infaz kurumu yetkililerinin ihmali bulunmasına rağmen haklarında kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmesi ve etkili soruşturma yürütülmemesi nedenleriyle Kolbasar’ın yaşam hakkının ihlal edildiğini vurgulayarak AYM’ye bireysel başvuruda bulundu.

Önleyici tedbir alınması gerekiyordu

AYM, Fatih Kolbasar’ın ölümüne ilişkin kararını olaydan tam 10 yıl sonra karara bağladı. Kolbasar’ın birkaç kez psikiyatri polikliniğinde muayene olduğunu ve daha sonra bileklerini kestiğini hatırlatan AYM, “Bu nedenle yetkililerin Fatih Kolbasar’ın kendini öldürme riskini taşıdığını bilmedikleri söylenemez. Dolayısıyla somut olayın koşullarında F.K.nin sağlığının korunması ve kendisine zarar vermemesi açısından yetkililer tarafından gerekli önleyici tedbirlerin alınması gerektiği açıktır” ifadelerini kullandı.

Kolbasar’ın psikolojik tedavi görmesine ve kendisine zarar vermesine rağmen tek kişilik odaya konulduğunu ve çamaşır ipi satın almasına izin verildiğinin altını çizen Yüksek Mahkeme, cezaevi yetkililerinin gerekli önleyici tedbirleri almadığını ve bu nedenlerle yaşamı koruma yükümlülüğünün maddi boyutunun ihlal edildiğine karar verdi.

Soruşturma süreci eleştirildi

Şüphelilerin ifadelerinin olay tarihinden bir buçuk yıl sonra alınabildiğini ve soruşturmanın beş yıla yakın sürede sonuçlandığına dikkat çeken AYM, kararında soruşturma sürecini de eleştirildi: “Soruşturmada yapılan işlemler dikkate alındığında bu sürenin makul olduğu değerlendirilemez. Öte yandan Cumhuriyet başsavcılığı, çamaşır ipi satılmasının mevzuata uygun olduğu ve F.K.’nin intihar ettiği gerekçesiyle kovuşturmaya yer olmadığına dair karar vermiştir. Ancak söz konusu karar verilirken basit bir muhakeme hatası veya ihmal olarak nitelendirilemeyecek somut olayın bir önceki başlık altında yer verilen koşulları değerlendirilmemiştir. Anayasa Mahkemesi açıklanan nedenlerle yaşam hakkının usul boyutunun ihlal edildiğine karar vermiştir.”