Azil tartışmaları Trump’ı güçlendirebilir
04.09.2018 08:49 DÜNYA

ÖMÜR ŞAHİN KEYİF Washington @omurkeyif

2016 Başkanlık Seçimleri’nde Donald Trump’ın kampanya yöneticisi olan Paul Manafort, 21 Ağustos’ta, banka dolandırıcılığı, vergi kaçırma ve Ukrayna’daki Rusya yanlısı partiden aldığı ödemeyi bildirmemekten suçtan suçlu bulundu.

Aynı gün, 2006’dan 2018’e kadar Trump’ın avukatlığını yapan Michael Cohen de vergi kaçırma, banka dolandırıcılığı (kredi almak için, banka yetkilisine atama sözü verme) ve Trump’la ilişkisi olduğu ileri sürülen iki kadına ödeme yaparak seçim kampanyası sırasında sessiz kalmalarını sağlama, böylece kampanya finans kurallarını ihlal etme gibi sekiz suçu işlediğini kabul etti.

Trump’a karşı işbirliği teklifi
Cohen’in suçları kabul etmesinden daha önemlisi bunları Trump’ın yönlendirmesiyle yaptığını söylemesi. Öte yandan, Cohen’in Demokratlara yakın olan avukatı Lanny Davis, Cohen’in ayrıca Özel Yetkili Savcı Robert Mueller’in yürütttüğü Rusya’nın, 2016 Başkanlık Seçimleri’ne müdahalesi iddialarına yönelik soruşturmasına bilgi sağlayabileceğini de ileri sürüyor, böylece suçlu bulunduğu davadan daha az cezayla kurtulmak istiyor.

ABD, geçen haftalarda, tüm bu gelişmelerin Trump’ın görevden azledilmesine neden olup olmayacağını konuştu. Önemli sorulardan biri de 8 Kasım’daki ara seçimler öncesi, azil tartışmalarının Cumhuriyetçi ve Demokrat partiler için ne ifade ettiği.

Azil için ne gerekiyor?
Amerikan Adalet Bakanlığı’na göre, görevdeki başkana yönelik iddianame işleme konulamıyor. Bu engel, başkanın görev süresi dolduğunda kalkıyor.

Başkan koltuğunda otururken tıkalı olan yargı yoluna karşılık Anayasa, Kongre’ye siyasi müdahale hakkı veriyor. Buna göre süreç, Temsilciler Meclisi’nde başlıyor, Senato’ya gidiyor. Azil kararı için Senato’nun üçte iki oyu gerekiyor.
Şu anda hem Temsilciler Meclisi’nde hem de Senato’da Cumhuriyetçiler çoğunlukta. 8 Kasım’da yapılacak ara seçimlerde, bu denge değişebilir, ancak Demokratların Temsilciler Meclisi’nden kararı çıkarmaya gücü olsa da Senato’da azil için gerekli sayı olan üçte ikiye ulaşmaları mümkün değil.

Cumhuriyetçiler ikna olur mu?
Örneğin Washington Post’a göre, “Kasım seçimlerinde Demokratlar çoğunluğu elde edebilseler bile bu çok küçük bir farkla olabilir. Azli savunan çok sayıda Cumhuriyetçi Senatör’e ihtiyaç duyulur.” Peki Cumhuriyetçi Senatörler Trump aleyhine oy verir mi?

31 Ağustos’ta yayımlanan Washington Post - ABC anketine göre, Trump’ın onay oyları yüzde 40 seviyesinde.
Ancak azil tartışmaları söz konusu olduğunda, bundan daha önemlisi, Trump’ın kendi partisi olan Cumhuriyetçi tabandan aldığı destek. Aynı ankete göre, Cumhuriyetçi tabanın desteği yüzde 80. Bu destekte önemli rolü seçmenin ekonomik durumdan memnum olması oynuyor.

Öte yandan seçmeninin Washington’ın yerleşik siyasetine karşı öfkesi 2016 seçimlerinde, oy verme davranışında etkili olmuştu. Hal böyleyken, yıllardır seçim propagandalarında, “bozuk Washington düzene karşı” çıktıklarını söyleyen Cumhuriyetçi yasa yapıcıların, kendini bu düzenin karşısında konumlandırarak oy alan Trump’ın karşısında konumlanmaları da mümkün görünmüyor.

Yeniden seçilebilir mi?
Aynı gerekçelerle, azil tartışmalarının Washington’ın yerleşik düzenine karşı Trump’a oy vermiş seçmeni yeniden harekete geçirmesi de olası. Trump ve ekibi, kendilerine karşı darbe yapıldığı, derin devletin iş başında olduğu gibi söylemleri uzun zamandır sahipleniyor. Seçmenin tüm bu olanları, Trump’a ve Cumhuriyetçi Parti’ye bir tehdit olarak görüp, Demokratlara karşı kenetlenmesi mümkün. Kimi analistlere göre Cumhuriyetçilerin 8 Kasım’da çoğunluğu ellerinde tutmaları, dahası 2020 seçimlerinde Trump’ın yeniden seçilmesi ihtimali de göz ardı edilmemeli.

Demokratların ikilemi
31 Ağustos’ta yayımlanan Washington Post - ABC anketine göre, azil konusunda ABD halkı ikiye bölünmüş durumda. Halkın yarısı azil sürecinin başlamasını isterken diğer yarısı da istemiyor.

Demokrat tabanın ise dörtte üçü Kongre’nin Trump’ı azle götürecek süreci başlatmasını istiyor.

Demokrat Senatörler Trump’ın olası azli konusunda hemfikir değil. Kimi Senatörlerin böylesi bir hamle için Manafort’un soruşturmasının sonucunu beklemekten yana olduğu biliniyor.

Demokratların Senato’da yeterli çoğunluğa ulaşamayacağı öngörüsünden hareketle, Washington Post, “Demokrat liderler anlamsız bir oylama yapacaklarına Senato’daki meslektaşlarını buna zorlamamayı tercih edebilirler” yorumunu yapıyor. Yani azil yolu Demokratlar için de dikenli.

Jim Kavanagh’ın CounterPunch’taki yazısından okuyalım:

“»Demokrat taban, Trump’ı ‘demokrasimizi’ tehdit eden Putin-Nazi şeytanının somut örneği olarak görmeleri için öfkelendirildiler.

»Demokrat yasa yapıcılar, kendi tabanlarından gelen azil talepleriyle yüzleşecekler.

»Eğer Demokratlar, bunun (Manafort ve Cohen soruşturmalarının) sadece finansal şamatalardan ibaret olmadığı, Mueller’in ‘Rusya tezgâhı’ soruşturmasıyla ilgisi olduğu konusunda ısrarcı olurlarsa, azil için çalışmaktan başka çareleri kalmaz.

»Demokratlar, Temsilciler Meclisi’ni yeniden alabilirlerse, anında azil duruşmaları başlar.

»Eğer azletmeye çalışır ve (Senato’da) başarısız olurlarsa, ki bu yüksek ihtimal, Clinton olayındaki Cumhuriyetçiler gibi aptal durumuna düşer, ulusun politik zaman ve enerjisini aptalca çarçur ettikleri için cezalandırılırlar.

»Tüm bu tartışmalardan sonra çoğunluğu ele geçiren Demokratlar şayet azil için harekete geçmezlerse, tabandan tepki ile karşılaşırlar.”

Azledilirse Pence gelir
Bu güne kadar hiçbir Amerikan başkanı görevden azledilmedi. Ancak Trump’ın azledilmesi ya da istifası durumunda, yerine Başkan Yardımcısı Mike Pence geçecek. Dinci ve aşırı sağcı politik fikirleriyle bilinen Pence’nin iktidarının da Demokrat tabanı memnun etmeyeceği ifade ediliyor.