Baltalar elimizde
EVRİM COŞAR BİLGİN EVRİM COŞAR BİLGİN

İsveç’te devlet kasasına gelir akıtan üç büyük kaynakta ciddi bir daralma yaşanıyor bu sene. Devletin maden şirketi LKAB ile enerji şirketi Vattenfall ve İsveç Merkez Bankası alışılageldiği oranda yüksek gelirler sağlayamıyor. Son on yılda, bu üç gelir kalemi tam tamına 135 milyar kronu devletin kasasına koymuştu. Sosyal devletten ödün vermeyen İsveç için devlet şirketlerinin, devlet kasasına ve ülkenin ekonomi bakanına her sene önemli bir kaynak olduğu biliniyor. Halkına hizmet götürmek için devlet bizzat kendine ait şirketlerle çok büyük kârlar elde edip kaynak oluşturuyor. Almanya’da da yatırımları olan devletin enerji şirketi Vattenfall, kendi başına son 15 senede, 65 milyar kronu “bu halk için harcanacak para” diye, bütçeye gelir kaleminden yazdırdı.

2014 Eylül seçimlerinde iş başına gelen sol azınlık hükümetinin şanssızlığı olacak; devlet şirketlerinin bu dev kaynaklarından eser yok bu yıl. Sosyal Demokratlarla Çevre Partisi’nin sol azınlık hükümetinden önce İsveç’te iktidarda olan sağ blok koalisyonu, özellikle enerji şirketi Vattenfall’ı doğru adamlarla yönetemedi. Üst üste yapılan yatırım hataları sonucu Vattenfall, bu sene devlet bütçesine tek kuruş katkı koyamayacak. Şirketteki deliğin ne boyutta olduğu henüz kesin değil ama görünen o ki bir zamanların enerji devi zarar ediyor. Diğer taraftan İsveç Merkez Bankası, faiz oranlarının eksilere inmesinden dolayı sıkıntıdayken LKAB şirketi için ise “Düşen maden fiyatlarından dolayı terliyor” yorumları yapılıyor.

Sol azınlık hükümeti öncesi, sağcıların iki kez arka arakaya seçim kazanmasıyla çok sıkı darbe yiyen devlet şirketlerinin hepsi, örneğin 2010’da 37,6 milyar kron gelir sağlarken 2014 sonunda devlete 18 milyar kron gelir getirebildiler. Durum böyle olunca şimdi iktidarda sağ blok partilerin desteğiyle oturan sol azınlık hükümetinin çok şeyi toplaması gerekiyor. İsveç’in solu kaynaksızlıktan böyle bunalmışken attıkları bir adımla şaşırttılar.

Bazı iktidarlarda “Meselesi olmaz” ama mesele bir orman alanı. İsveç’in Gotland Adası’ndaki Ojnare Ormanlarından kireç çıkartılmak isteniyor. İsveç’in özel girişimcilerinden oluşan maden endüstrisi, Ojnare Ormanı’nın içinden ilk etapta 250 hektarlık bir alanda maden çıkartılması için izin bekliyor. Bu iş için patronlar ellerini ceplerine atmaya çoktan hazırlar. Ormanın içindeki kireç yatakları 2005’ten beri dönüp dönüp hükümetlerin önüne konuluyor. Çevreciler, Ojnare Ormanı’nı koruyabilmek için hep tetikteydiler çünkü bütçe sıkıntısı çeken sol hükümetin, “Irkçı parti oylarını yükseltti, yatırım lazım” diye aklı kayar deniyordu.

Başbakan Stefan Löfven ve Çevre Partisi’nden Başbakan Yardımcısı Åsa Ramson elde yok avuçta yokken bu işe noktayı koydular. Ojnare Ormanları için kesin karar çıktı. Şimdi artık maden şirketlerinin de polisin de hatta çevrecilerin de işi çok zor. Sol azınlık iktidarı, Ojnare Ormanı’nı ‘milli park’ kapsamından çıkardı. Koruma altında olan Ojnare Ormanı’nı ve Bäste Bataklığı’ndaki bütün bölgeyi, Natura 2000-çevresi olarak adlandırdığını duyurdu. İsveç maden şirketlerinin bölge için hevesi yarım kaldı. Natura 2000-çevresi; bir Avrupa Birliği tanımlaması. Bir alanın Natura 2000-çevresi olması bölgede yaşayan hayvan ve bitki türlerinin “özel, değerli ve dokunulmaz” olmalarından dolayı listelenmesi ve Avrupa Komisyonu’na bildirilmesi demek oluyor. Ojnare Ormanı millilikten kurtuldu. Artık çevreciler de ormana girip öyle istedikleri her ağaca sarılıp eylem koyamayacaklar.