Banu Kanıbelli, BirGün Pazar'ın konuğu oldu: Anıları, bugüne konuk etmek gerekiyor…
08.10.2017 11:00 BİRGÜN PAZAR
Hatırlamaya yönelik eğilimim fazla. Bu yüzden de bunu dengelemek önemli benim için. Anıların olduğu geçmişe uzun ev ziyaretleri yapmaktan çok, onlar bugüne konuk olsunlar ve kendileriyle kısa ve anlamlı sohbetlerimiz olsun

BURAK ABATAY @abatayburak [email protected]

Felsefe, psikoloji ve müzik arasında kurduğu sıkı bağ, ürettiği müzikte de etkisi sıklıkla görülebilen bir müzisyen Banu Kanıbelli. Yaz ortasında çıkardığı yeni albümü Yer Gök ile yeniden müzikseverlerle buluştu.

Daha önce “Kar’a” adını taşıyan çocuk şarkıları albümünde yer alan zerafet bu sefer büyükler için Yer Gök albümünde karşımıza çıkıyor. Sakin, usul usul söylediği şarkılar ve umut vaat eden şarkı sözleriyle Kanıbelli, dinleyeni eşsiz bir yolculuğa çıkarıyor. 11 şarkının yer aldığı albümde şarkıların düzenlemeleri Baki Duyarlar, Başak Yavuz ve Selen Gülün imzalarına sahip. Cansun Küçüktürk, Riccardo Marenghi ve Alper Yılmaz gibi isimler de albümde Kanıbelli’ye eşlik ediyor. Türkiye’de caz müzik üretiminin canlandığı bugünlerde Yer Gök albümü de bizlere iyi bir malzeme sunuyor. Kanıbelli ile Yer Gök albümünü ve müziğini konuştuk.

■Bu albüm birbirinden güzel sürprizler sunuyor dinleyene. Sanırım birincisi de çok güzel bir kapak fotoğrafı olması. Albümle kesişen bir hikâyesi var mıdır?
Çok teşekkürler, kapağı ben de çok seviyorum. Albümle kesişen bir hikâyesi yok ama şarkıların içindeki renklerle ortaklığından bahsedebiliriz belki. Şimdi düşünüyorum da şarkılarda duyabileceğiniz yaşanmış veya kayıp olan, yaşanacak veya umut duyulana renk ver deseniz yine kahverengi ve mavi derdim. Fotoğrafta ise yer ve gök var, tam ortada da umuda vurgu yapan çocuk. Zamanı hafife alır gibi, rüzgârla oynuyor. Sanki gelecek olana yer açıyor. Bu soruya teşekkür ediyorum çünkü ne olmalı diye düşünürken, bu fotoğraf aklımıza geldiğinde, neden bir kerede ve tereddütsüz evet dediğimi şimdi daha iyi anlıyorum.

banu-kanibelli-birgun-pazar-in-konugu-oldu-anilari-bugune-konuk-etmek-gerekiyor-362790-1.

Müzik beni büyülüyor
■“İlk bisiklete binişler Ya da o ilk buluşma/ Gitarın telleri özgür Haziran sokaklarında” derken de, “İsimsiz ortak anlardan odalar/ Yoklukla sıvanmış, yaslandığın duvarlar içine girdiğinde duyduğun tek şey var/ Bilirim, anlarım” derken de şarkılarınızda çok ince, çok nazik tınılar var. Siz albümünüzü nasıl anlatıyorsunuz?

Müzik bir araya getiriyor ve bunu yapma biçimi beni büyülüyor. Yaşanmış olanı tüm canlılığıyla bugüne taşıyabiliyor, henüz yaşanmamış olanın işaretlerini içinde barındırıyor. Dile dökülemeyene kucak açıyor, paylaşılır kılıyor. Dünyanın farklı coğrafyalarından, zamanlarından insanları ve onlara ait duyguları bir araya getiriyor. Duvarlara, sınırlara, engellere, imkânsızlıklara rağmen bunu yapıyor. İnsan insana temasa, ruhumuzun bir başkasına dokunmasına, birbirimizi hissetmeye ve anlamaya ihtiyacımız var. Müzik bunu dolaysız ve kendinden güzelliğiyle yapıyor. Yan yana getiriyor, iyileştiriyor. Bu albümün arkasında, şarkılara, içindeki sözlere böyle bakan ve yazan, neden şarkı söylüyorum sorusuna verdiği yanıtta buna inanan biri var diye düşünebilirsiniz.

■Yer Gök albümünde yer alan şarkılardan hissettiğim ilk şey, sizin için hafızanın, anıların çok önemli olabileceği. Hafıza, hatırlamak, unutmamak... Sizin için neler ifade ediyor?
Gerçekten doğru bir gözlemde bulunmuşsunuz. Hatırlamaya yönelik eğilimim fazla. Bu yüzden de bunu dengelemek önemli benim için. Anıların olduğu geçmişe uzun ev ziyaretleri yapmaktan çok, onlar bugüne konuk olsunlar ve kendileriyle kısa ve anlamlı sohbetlerimiz olsun. Nitekim geçmişten anların ve onların tekrarlarının içinde kaybolacağınız bir cazibesi var. Beraberinde de bugünü, bu anı gözden kaçırmak mümkün. Oysa yaşadığımız anla kurduğumuz ilişkideki farkındalığımız çok değerli. Hem hatırlamak, hem bu anda olmak, hem de geleceği tasavvur etmek gibi üstesinden gelmek durumunda olduğumuz bir ustalık işimiz var.


■Lobna için, Berkin için yaptığınız şarkılar var. Hafıza sanırım yalnızca bireysel bir hafıza değil. Toplumsal hafızayı da diri tutmaya çalışıyorsunuz...
Toplumsal hafıza ile de aynı anlayışla ilişki kurabiliriz sanırım. Yaşadığımız toplumsal olayların bugün nasıl yorumlandığı, geleceğe nasıl aktarılacağını belirliyor. Tarihin tozlu ciltli kitapları içinde yazılmamış, okunmayı bekleyen nice insanlık gerçeği bulunurken o kayıp satırları merak etmemek imkânız. Günümüzde, toplumsal hafızanın kurgulanma biçimine, azımsanan, indirgenen ya da saptırılmış olana seyirci kalmak da aynı şekilde zor. Bir şarkı ne yapabilir? Berkin veya Lobna’nın gerçeğini sözünde ve müziğinde taşıması neyi değiştirir? Bir yanıt ya da mucize beklemek anlamsız olacaktır ama emin olduğum şey şu ki, müzik olduğu için bu mümkün olmuştur ve zapt edilmezdir. En azından o tozlu kitabın içine girmemiştir. Varlığı olmamasından, bir küçük şarkının özgürlüğü de umutsuz kalmaktan iyidir.

■Peki ya umut? Şarkılarınızdaki yeri nedir?
İçinde bulunduğumuz evden, yanında durduğumuz ve dışarı baktığımız pencereyi seçeriz. Penceresi olmayan bir evimiz de olabilir, o zaman da hayal etme kapasitemiz vardır. İşte bunun seçim olduğunun farkında olarak, mavi bir göğe bakan bir pencerenin yanında olmayı seçiyorum. Ve hele ki şarkı yapıyor ve söylüyorsam, sesim bu pencereden çıkmalı. Başkasına hakkım yok.

banu-kanibelli-birgun-pazar-in-konugu-oldu-anilari-bugune-konuk-etmek-gerekiyor-362791-1.Eğitim camiasından geliyorum
■Bugüne kadar hep çok iyi isimlerle çalıştınız. Bülent Ortaçgil ve Gürol Ağırbaş, (Şevket Akıncı). Bu albümde ise Baki Duyarlar, Başak Yavuz, Selen Gülün… Nasıl bir his?

Ben ağırlıklı olarak eğitim camiasından geldiğim ve başlangıçta sadece onların izleyicisi, dinleyicisi olduğum için bir anlamda ilk adımı atıp kapılarını çaldım. Karşılıklı birbirimize inanarak başladık ve ilerledik. Dostluğumuz devam etti. Tek kelimeyle şükran ve mutluluk duygusudur hissettiğim. Hem onlara, hem de hayata.

■Siz felsefeyi ve psikolojiyi de bilen ve bu alanlar üzerine çalışmalar yapmış birisiniz. Akademik kariyerinizin yaptığınız müziğe bir etkisi söz konusu mu?
Mutlaka var. Hayattaki tüm rollerimizin birbirine etkisi var. Benim durumumda psikoloji ve felsefe şarkıların içindeki fikirleri besleyen alanlar. Çocuk şarkıları dönemimde, psikoloji eğitimi almış, küçük çocuğu olan bir anne oluşumun ve eğitim sektöründe çalışmamın o şarkıların ortaya çıkmasına etkisi olduğu gibi, bu albümde de felsefe yüksek lisansı ve müzik nasıl birleştirir sorusuna aradığım cevap da şarkılar ve sözlerine etki etti. Albümdeki birkaç şarkı ve şarkıları birbirine bağlayan ev, duvarların yıkılması, masum, çıplak, oyun, teslim olmak gibi tekrarlayan temalar tamamen bu süreç içinde gelişti.

***

"Bütün imkânsızlıklara rağmen caz gelişiyor"
■Türkiye’de caz müzik üretimi için gözle görülür bir artış vardır demek doğru olur mu?

Bence de öyle ve ne mutlu ki öyle... Bütün imkânsızlıklara rağmen hatta... Ancak ‘Yer Gök’ her ne kadar caz kategorisinde yayımlanmış ve ben ağırlıklı olarak caz müzisyenleri ile çalışmış olsam da, kendimi daha fazla singer-songwriter (şarkıcı- şarkı yazarı) olarak görüyorum. Bu nedenle caz adına ahkam kesmek istemiyorum. Ama cazın kendi doğası içinde ne kadar özgür olabildiğini ve yüksek ifade gücü taşıyabildiğini biliyorum. İlgiyle ve severek izlediğim genç cazcıların, müziklerini bugüne duyarlılıklarıyla harmanladıklarını izliyorum. Müzikleri yaşadığımız zamanlara, yaşadıklarımıza karşılıklar bir bakıma. Nefes almamızı sağlıyorlar. İyi ki varlar. İyi ki müzik var.

***

banu-kanibelli-birgun-pazar-in-konugu-oldu-anilari-bugune-konuk-etmek-gerekiyor-362792-1.Kimdir?

Boğaziçi Üniversitesi'nde Psikoloji Lisans, ardından Mimar Sinan Üniversitesi'nde Etnomüzikoloji Yüksek Lisans dersleri aldı. Bilgi Üniversitesi Felsefe ve Toplumsal Düşünce Yüksek Lisans tezini ise müzik ve felsefe üzerine yazdı. Bülent Ortaçgil'in müzik direktörlüğünde ve Gürol Ağırbaş’ın düzenlemeleriyle “Kara” (1998) ve “Başka Dünya Yok” (2006) isimlerinde çocuklar için iki ayrı albüm çıkaran Kanıbelli, aynı zamanda eğitmen olarak da görev aldı. Çocuklar için şarkıların yanı sıra büyükler için caz kategorisinde “Bu Rüzgâr" (2013) ve "Yer Gök" (2017) adlı solo albümlerini yayımladı. Gezi Direnişi'nin sonrasında "Lobna'nın Şarkısı" single/dijital olarak 2014'te yayımlandı.