Barış için herkes
OSMAN ÖZTÜRK OSMAN ÖZTÜRK

güllerin bedeninden dikenlerini teker teker koparırsan
dikenleri kopardığın yerler teker teker kanar

dikenleri kopardığın yerleri bir bahar filân sanırsan
kürdistan’da ve muş-tatvan yolunda bir yer kanar

muş-tatvan yolunda güllere ve devlete inanırsan
eşkıyalar kanar kötü donatımlı askerler kanar

(Yokuş Yol’a-Turgut Uyar)

•••

Artık yalansız dolansız tek bir cümle bile kuramayan yandaşlara göre aralarında Sırp keskin nişancılar…

Siyasi hayatı sürekli komplo teorileriyle geçtiğinden beynindeki bütün nöronlar birbirine geçen Doğu Perinçek’e göre Amerikalı, İsrailli özel kuvvet komutanları varmış.

Cizre’de bir bodrumda hükümet güçlerinin kuşatması altında ölü, canlı, yaralı otuz insan, otuz can.

Yardıma giden ambulansları durduruluyor.

İçerde insanlar ölüyor, İçişleri Bakanı’yla görüştük, Vali’den izin aldık, zaten resmi görevliyiz…

Konuşma, derdini anlatma, diyalog çabası, feryat, figan.

Biz hiçbirini tanımayız…

Bir Reis, bir de Efgan!..

•••

Bizim İncilay’lar, Sadık’lar, Halis’ler…

Günlerdir “kürdistan’da, mardin-cizre yolunda” ambulansla kanıyorlar.

Devlete değil, insana, insan hayatının kutsallığına inandıklarından…

Acılarını kanayan bir gül gibi içlerine akıtarak…

Her şeye rağmen umutla ve sabırla.

En son Cumartesi günü gene Midyat girişinde durdurulmuşlar; saat 11.56 ey em.

Polisler ambulansın evraklarını alıp bilgisayara girmişler; saat 12.05 pi em.

Trafik sigortası bitmiş; saat 12.00, twelve o’clock.

Sonuç?..

Ambulansı bağlamışlar!..

•••

Televizyonlarda bir zamanlar Şakacı, diye bir program vardı.

Köy yoluna trafik lambası koymuşlar, biraz ilerde trafik polisleri, her zamanki gibi geçip giden köy minibüslerini durduruyor.

Ne oldu?..

Kırmızı ışıkta geçtiniz, mahkemeye çıkacaksınız!..

Mahkeme dediğin de, yol kenarındaki ağacın altında bir kürsü, bir sanık sandalyesi, bir de hakim.

Şu kadar TL para cezası…

Ayrıca da aracı bağlıyorum!..

Karar verilir verilmez polisler ellerindeki kazıkları minibüsün iki tarafında yere çakıyorlar, sonra da üzerinden geçirdikleri iplerle minibüsü hediye paketi gibi bir güzel bağlıyorlar!..

•••

Şakacı’nın minibüsü bağlaması komiklik olsun, diyeydi, bunların ambulansı bağlaması kötülük olsun, diye.

Ambulansın sigortası geçti mi, geçmedi mi, bilmem ama, benim bildiğim, sadece Kürtlerin değil Türklerin de sigortası atmak üzere.

Tamam, Kürtlere savaş, zulüm, şiddet bu topraklarda her daim prim yapar…

Tamam, ortalığa kan kokusu yayıldıktan bu yana en şedit AKP muhalifleri bile sutre gerisine çekildiler, MHP’liler, ulusalcılar, filan AKP’nin arkasına dizildi ama…

Görüntüye kanmamak lâzım.

Savaş uzadıkça içten içe bir huzursuzluk da giderek yayılıyor.

Patladığında Kürtleri mi hedef alır, AKP’yi m, hiç belli olmaz.

•••

Bir de, şu, Doğu Perinçek’in son söyledikleri.

Muhafazakârlarla Vatan Cephesi kurduk, hayatımın en mutlu dönemlerindeyim!..

AKP’li olsam duyduğumda fena halde ürkerdim.

Çünkü, her daim yanlış çöpü seçmek konusunda pek becerikli olan bu zâtın hayatında geçmişte de çok mutlu olduğu dönemler olmuştu.

Kırmızı kuvvetler mavi kuvvetlere iktidarı vermeyecek, İşçi Partisi barajı geçti, iktidara gelecek, Milli Hükümet kurulacak, AKP’liler İstiklal Mahkemelerinde yargılanacak, filan…

Sonuçta, her seferinde işler tepetaklak döndü!..

Hayır, Perinçek ne olsa paçayı kurtarır, gene sahne alır da…

AKP’lilere yazık olur!..

•••

Bir de, dikkatinizi çekiyordur, kapsamlı ve tutarlı bir programdan ve bir merkezden yoksun olsa da…

Böyle olması belki de daha iyi…

Özellikle de Barış İçin Akademisyenlere yönelik linç kampanyasından sonra…

Barış inisiyatifleri gerilemek bir yana giderek ilerliyor, yaygınlaşıyor, çeşitleniyor.

Sağlıkçılar, kadınlar, sanatçılar, edebiyatçılar, taraftarlar…

Barış İçin Herkes!..

Bu çarşamba Şişli Kent Kültür Merkezi’nde buluşuyor.