Barışın, emeğin ve çocukların yazarı Muzaffer İzgü
03.09.2017 11:41 BİRGÜN PAZAR
Onun bıraktığı aydınlık, devrimci edebiyat bayrağı hep dalgalanacak. İzgü, edebi eserleriyle, örnek yaşamıyla hep bizimle olacak

AYDIN İLERİ - Kütüphaneci-Yazar [email protected] @aydinileri

Mesleğim kütüphanecilik, uğraşlarım yayıncılık ve yazarlık gereği Türkiye’de düzenlenen büyük çaplı kitap fuarlarını gezen “Kitap Fuarı Gezgini” olarak fuarlarda görmekten mutluluk duyduğum isimlerin başındaydı Muzaffer İzgü.

Bilgi Yayınevi İmza standında okurların imza kuyruklarının azaldığı sakin anlarını kollayarak elini öpüp halini hatırını sorar ve o anı fotoğraflayarak ölümsüzleştirirdim. Benim için kitap fuarı demek Muzaffer İzgü demekti.

Onu hep mutlu anlarında görmeye alışmıştım; fuarlar, onun adına düzenlenen sempozyumlar, ödül törenleri...

Mutluluk anları Günsel İzgü’nün uzun süren hastalık ve tedavi sürecinde üzüntüye, kaygıya bırakmıştı. Eşini inanılmaz çok seven, eşine her an aşık, değer veren üzerine titreyen bir sevda insanıydı Muzaffer İzgü. Eşi Günsel abla Muzaffer İzgü’nün yaşam ve enerji kaynağıydı. Eşinin tedavi sürecinde söyleşileri, imza günlerini mümkün olduğunca kısa tutarak bir an evvel eşinin yanında olmaya gayret ederdi. Çok uzaklara, çok uzun etkinliklere gitmez olmuştu.

Sevgili Muzaffer İzgü ustayı İzmir Yeşilyurt/ Karabağlar’daki mütevazı evinde yazar dostlarım ile iki kere ziyaret ettik. İlk ziyaretimiz, 11 Şubat 2017 tarihinde zatürre tedavisi sonrası evinde dinlenen yazar büyüğümüze geçmiş olsun ziyaretiydi. İkinci ve son gidişimiz ölümünden 48 saat önceydi. Hem geçmiş olsun ziyareti hem de bir ödül sunumu içindi. Hastalığının çok ağırlaştığını, yorgun ve bitkin olduğunu görmek bizler için çok sarsıcıydı. Ziyarete giden yazar dostları tanıyor ama bitkinlik nedeniyle çok derin, uzun sohbetler olmuyordu.

İzgü’nün ona ödül sunumuz sonrasında fotoğraf için bize duracağımız yeri bile tarif etmesi, hasta yatağında bile bizlere karşı zarafeti çok önemliydi. Ağrıları çok olsa da hiçbir yerinin ağrımadığını söylemesi ailesini ve ziyarete gelenleri üzmemek içindi.

İlk ziyaretimiz 11 Şubat ile son ziyaretimiz 26 Ağustos 2017 tarihleri arasındaki altı aylık süreçte usta yazarın en büyük istediği “ölmek”ti . “84 yıl yaşadım, çok yorgunum, ölmek istiyorum” diyordu yatağında. Muzaffer İzgü, 11 Şubat 2016 günü eşi Günsel İzgü ile ölmüştü sanki. Eşinin ölümünden sonra okumayı ve yazmayı bırakmıştı. Eşinin ölümünden kendi ölümüne kadar geçen zamanda yeni bir kitap yazmadı. Okumadan ve yazmadan yaşayamayan bir yazar üretim hayatına noktayı koymuş gibiydi.
barisin-emegin-ve-cocuklarin-yazari-muzaffer-izgu-344957-1.
Eşine olan sevgisi ve ona kavuşma isteği ağır bastı. İzgü, ilham kaynağı, yaşam kaynağı, enerji kaynağı Günsel İzgü’ye kavuştu. Su akıp çatlağını buldu.

Annelerinin vefatından sonra Muzaffer Amca’yı hiç yalnız bırakmayan, hastalık döneminde İzgü’nün tedavisi için çok emek veren, bir olsun yanından ayrılmayan gelini Muhterem İzgü’ye ve oğlu Ahmet Şahin İzgü’ye ne kadar teşekkür etsek azdır.

Yazar dostumuz Yunus Bekir Yurdakul’un aileden biri gibi yazın dünyası için İzgü’nün sağlık durumu ile ilgili bilgi trafiğini sağlıklı yürütmesi, her zaman İzgü ailesinin yanında olması büyük bir vefa örneğidir. Bilgi Yayınevi’nin İzgü’nün moralini yüksek tutmak için ailenin yanında olması, onun adına “gülmece ödülü” düzenlemesi büyük incelik.

İzgü, bir röportajında, öldükten sonra kendisi için “Muzaffer İzgü doğdu, okudu, düşler kurdu, yazdı ve gitti” desinler diye vasiyet etmişti o vasiyete ek “okuttu, güldürdü ve sevdi” demek lazım.

Ülkemizin yazın dünyasının, okurların ve İzgü Ailesi’nin başı sağolsun.

Yazının her türünden eser veren ustanın emekten ve halktan yana yazdığı eserleriyle “haklının yanında olun” demişti.

Türkiye’nin geleceğinin okumayla aydınlık olacağını görerek; “Çocuk okuru olmayan bir toplumun yetişkin okuru olmaz” dedi.

Onun bıraktığı aydınlık, devrimci edebiyat bayrağı hep dalgalanacak.

İzgü, edebi eserleriyle, örnek yaşamıyla hep bizimle olacak.

Kitapları kütüphanelerde elden ele okunmaya devam edecek.