Başbakan’dan çok ama çok önemli bir açıklama
MELİH PEKDEMİR MELİH PEKDEMİR

“Türkiye’de herhangi bir hak mücadelesine şiddetle karşı çıkan bir hükümet var.”

Bu söz ne zaman söylenmiş? 20 Ekim 2012 tarihinde.

Bu söz nerede söylenmiş? Elazığ’da Havalimanı yeni terminal binası açılış töreninde.

Bu sözü kim söylemiş? Recep Tayyip Erdoğan.

“Bu güzel ülkemizde işlerin artık geçmişle mukayese edilemeyecek derecede düzgün yürüdüğü ortada. Vicdan sahibi herkes artık bunu kabul ediyor. Türkiye’de herhangi bir hak mücadelesine şiddetle karşı çıkan bir hükümet var.”

Televizyonlardan aynen dinledik bu sözleri, eğer kaldırmazlarsa mesela Sabah gazetesinin web sitesinde, akparti.org sitesinde de yayınlandı. İnanmıyorsanız, google’a yazın bu cümleyi, “Başbakandan önemli açıklamalar” başlığıyla bulacaksınız.

Evet, çok ama çok önemli bir açıklamaydı:

“Türkiye’de herhangi bir hak mücadelesine şiddetle karşı çıkan bir hükümet var.”

İmza: Başbakan Recep Tayyip Erdoğan.

Bu da mı gol değil?

Buna da mı, “dil sürçmesi, sürçülisan, lapsus linguae” diyecekler?

Daha bir ay kadar önce “‘AK Parti’ – facia mı, dil sürçmesi mi?” diye sormuştum… Freud’un, dil sürçmesiyle, “başka” içgüdüler yanı sıra o kişinin saldırganlığını da dışa vurduğunu söylediğini, dil sürçmelerinin aslında bilinçaltının tezahürleri olduğunu ve dahası, dili sürçen kişinin, söyleyiverdiği o kelamla, aslında söylemek üzere olduğuyla ilgili bastırılmış bazı duygularını da ağzından kaçırdığını; kısacası psikanalizin dil sürçmesini aynen böyle açıkladığını hatırlatmıştım.

Tekrarlamaktan haliyle epey keyif alacağımdan ötürü bir kez daha yazacağım, ne demişti RTE?

“Türkiye’de herhangi bir hak mücadelesine şiddetle karşı çıkan bir hükümet var.”

Hay ağzına sağlık!

Yahu RTE’ye böyle hayır duası edeceğim hiç aklıma gelir miydi?

Ama kardeşim, öyle böyle değil, “Türkiye’de herhangi bir hak mücadelesine şiddetle karşı çıkan bir hükümet var!”

Bu veciz ve tarihi sözü tane tane, kelime kelime algılamaya çalışalım şimdi:

Birincisi, olay “Türkiye’de” geçiyor. Kesinlikle.

İkincisi, “şu” hak mücadelesine ya da “bu” hak mücadelesine değil, “herhangi” bir hak mücadelesine karşı çıkanlar var. Eh olabilir.

Üçüncü olarak, hemen sormak lazım: Kim karşı çıkıyor? “Hükümet” karşı çıkıyor.

İlla ki, sömürülmeme, eşitlik hakkı, düşünce, örgütlenme özgürlüğü hakkı, ana dilinde konuşma hakkı gibi “haklar” için mücadele edenlere mi? Yoo, sadece bunlar da değil, “herhangi” bir hak mücadelesini verenler söz konusu olduğunda…

Evet, “herhangi bir” konuda, diyelim ki şalgamı sevme “hakkın için” mücadele ediyorsun. Yoo, hayır! Bu hükümet var ya bu hükümet, herhangi bir hak mücadelesine karşı çıktığından, demek ki, buna da karşı çıkıyor.

Peki nasıl karşı çıkıyor? “Yahu içme miden bozulur” diye nasihat mi ediyor, işaret parmağını sallayıp “hımm, içme o şalgamı!” diye uyarıyor mu?

İşte burada dördüncü boyuttayız:  Herhangi bir hak mücadelesi verdiğiniz zaman, “hükümet”, azarlayarak, nasihat ederek değil, “şiddetle” karşı çıkıyor.

Bu şekilde beşinci boyuta geçtiyseniz, hayatın acı gerçekleri kafanıza dank etmiştir zaten. Bugüne dek AKP hükümeti ne yapmıştı ve ne yapıyor herhangi bir hak mücadelesi verenlere?

Şiddet kullanmıştı! Şiddet uyguluyor!

HES’lere itiraz ederek doğal yaşama hakkı mücadelesini veren Hopalılara, Gerzelilere şiddet uyguluyor, parasız eğitim hakkı mücadelesi için pankart açan gençlere şiddet uyguluyor, tersanelerde can güvenliği hakkı için mücadele veren işçi sendikalarına şiddet uyguluyor, savaşa karşı barış hakkı mücadelesi verenlere şiddet uyguluyor, okullarda süt ve tablet bilgisayar yerine neden ilmihal dağıtıyorsun diye soran öğretmelere şiddet uyguluyor.

Kısacası, hak mücadelesi verene “şiddetle karşı çıkan” ne yapması gerekiyorsa onları yapıyor. Ağzınızı burnunuzu kırıyor, burnunuzdan fitil fitil getiriyor, sürüm sürüm süründürüyor.

Neden? Çünkü herhangi bir hak mücadelesine şiddetle karşı çıkan bir hükümetimiz varmış, var işte!

Hükümetin başı aynen böyle diyor, böyle dedi, 20 Ekim günü Elazığ Havalimanı yeni terminal binası açılışında yaptığı konuşmasında.

Daha ne diyeyim? Şunu diyeyim:

Savcılara suç duyurusunda bulunuyorum; vallahi de billahi, yeminle, Başbakan, “Türkiye’de herhangi bir hak mücadelesine şiddetle karşı çıkan bir hükümet var” dedi.

Bu da mı gol değil savcı bey! Bu da mı lapsus linguae?