Başbakanın gafları!..
FİKRİ SAĞLAR FİKRİ SAĞLAR
Bazen gerçeğe uymayan, sırıtan sözler, insanların başına büyük sorunlar açar...

Bazen gerçeğe uymayan, sırıtan sözler, insanların başına büyük sorunlar açar.
Bazen hamaset yapacağım derken öyle bir şey söylersiniz ki, o söz sizi hepten gülünç duruma düşürür.
Bunu yapan kişi şayet sorumsuz biriyse, sonucu sadece kendini ilgilendirir.
Ancak o kişi eğer ülke yönetiyorsa, o zaman yurttaşların işi bir hayli zorlaşır!..
****
Başbakan Kütahya’da yine malum “gaflarını yapmaya” devam etti.
Pazar günü durup dururken öyle sözler etti ki, ozanın türküsünde söylediği gibi insana  “hangisine yanayım!” demek kalıyor!..
****
Yaşadığımız bu günlere bakarak bir kez daha Rahmetli hocam Tahir Alangu’yu anmak isterim.
Alangu, yaşamda en fazla “ yarı cahil “ insanlardan korkulması gerektiğini söylerdi..
Bilenin bildiğinin, cahilin de bilmediğinin farkında olduğunu belirtir,
“yarı cahil ise bilmediği bilmez .” derdi!..
Bugün bu görüşün “somut örneklerini” başbakanın veciz sözlerinde görebiliyoruz…
****
Başbakan hamaset dolu konuşmasında TV’lerde yayınlanan “ Muhteşem Yüzyıl” dizisini dile getirdi…
Başbakana doğru bilgi vermemişler!..
Kendisinin de bazı şeylerin ayırdında olmadığı belli...
Bahsettiği “dizi”, “belgesel” değil!..
Belgesel olsaydı, eleştirdiği bazı şeyleri doğru diye algılayabilirdik.
Oysa bu bir dizi!.. Yani kurmaca!.
Buna rağmen dizinin senaristi ve yapımcıları, bilinen tarihe olabildiğince sadık kalmaya özen gösterdiklerini dile getiriyorlar!..
****
Dizi, Sultan Süleyman’ın “insani” yaşamını öne çıkarıyor…
Tarihsel duruşu bilinen bir padişahın sosyal yaşantısının öne çıkarılması insanları daha da cezbediyor…
Bunun ne sakıncası olabilir?..
Kaldı ki “Muhteşem Yüzyıl” dizisini, Ortadoğu, Balkanlar ve Türk Cumhuriyetleri'nde 150 milyona yakın kişinin izlediği tahmin ediliyor!..
Çeşitli ülkelerdeki değişik kültürlere hitap eden bu dizinin, öncelikle, Türkiye’nin sanatsal konumuna ne denli vurgu yaptığını görmek gerekir.
Bu durum, hem sanat açısından, hem de ticaret açısında önemli bir hamle olarak değerlendirilmeli.
Yetkililer, 2011 yılı sonu itibarıyla 10 bin 500 saat dizi ihracatı yapıldığını, karşılığında 100 milyon dolara yakın gelir elde edildiğini açıklıyor...
****
Uzun uzun bu konu üzerinde durmadan esasa gelmek gerekir.
Başbakan ve Partisi sanat ve sanatçıdan haz etmiyor.
Sanatın doğası olan muhalefetten çekiniyor..
Otoriter yönetime hevesli, biat kültüründen gelenler, var olan sanatın gücünü yok etmek ister..
Sanatın “avangartlığına” müsaade etmezler…
****
O nedenle, sanatın içine “tükürürler!.”
Heykelleri “ucube” diye yıkarlar…
Tiyatroyu kapatmaya çalışırlar…
Sanatçıya “sen kimsin be!” deme saygısızlığını gösterirler…
****
Sanatla kavgalarının altında yatan asıl meselenin acizliklerinin dışa vurumu olduğu açık!..
Sanata olan düşmanlıkları  duydukları “aşağılık kompleksinde” yatıyor!..
Söyledikleri, yaşadıkları karmaşık  ruh halidir!..
****
Başbakan aynı konuşmasında “sanata karşı duruşu” kadar vahim, bir başka söz daha etti.
Dizinin yapımcıları ve yayıncısı hakkında” yargıya talimat verdiğini” söyledi…
Hukukun üstünlüğüne inanmayan anlayışını bir kez daha sergiledi…
****
Bu ilk değil!..
29 Ekim de Ulus meydanında bayramı kutlamak isteyen  halkı da şikayet etmişti..
Savcılık soruşturma açtı…
BDP’lilerin dokunulmazlığının kalkmasını istemişti..
Fezlekeler Meclise geldi..
Şimdi de bu dizi!..
Bakalım ne zaman yargı gereğini yapacak?..
****
Tabii asıl “Deniz Feneri Davasını” unutmayalım!..
Başbakan bu davaya karşı çıktı..
5 yıldır dava açılmadı.
Ama, iddianameyi hazırlayan, Almanya da “yüz yılın dolandırıcılığı” olarak tanımlanan suçu bizde de ortaya çıkaran savcıların hakkında iktidarın talebi doğrultusunda dava açıldı…
Savcılar aklandılar..
Deniz Feneri Davası hala uykuda!..
Gelecekte bu yapılan haksızlıkları, yargıya yapılan baskıyı, “Yargı dünyası “nasıl açıklayacak?..
****
Yurttaş sessiz kaldıkça, Başbakan gaflarını sırlayacak!..
Ülkenin gündemini değiştirmek için doğru olmayan sözleri söylemeye, gözler önündeki gerçekleri saklamaya, Milliyetçilik yapmaya, sahte kahramanlıklara devam edecek!..
****
Ülkede iş, aş sosyal güvenlik sorunu almış başını gidiyor…
Bu günkü AKP düzeni korku ,baskı ve şiddet üzerine oturmuş!..
Halka cesaret vermek gerekir!..
Yarı cahillerden kurtulmak için mücadele edecek siyaset önderlerinin bilgili, birikimli, toplumdaki değişimi görebilen ve yurttaşa güven veren kişiler olmalı…
Cesaret çok önemli…
En azından “Muhteşem Yüzyıla” karşı çıkan habere yorum yapan yurttaşımız gibi düşünebilmeli…
Ne demiş o yurttaş;
“.. EVET, KANUNİ SULTAN SÜLEYMAN 30 YIL AT SIRTINDA YEDİ KITAYI ALDI AMA, SİZDE DERİ KOLTUKLARINIZDA BİR BİR BUNLARI YABANCILARA SATTINIZ. ADALET BUMU ERDOĞAN?”…