Basından sorumlu hayattan sorumsuz
Bülent Mumay Bülent Mumay

Okuduğunuz, izlediğiniz, duyduğunuz şeyler gerçek gibi gelmez bazen. Anlamak için defalarca çaba harcarsınız. Ama sonuç değişmez. Hâlâ çok gerçek ötesi, hâlâ epey anlamsız gelmeye devam eder. Hayatta sıkça karşılaştığımız bu duyguyu, yakın zamanda Başbakan Yardımcısı Numan Kurtuluş’un bir açıklaması hissettirdi bir kez daha.

CHP Lideri Kemal Kılıçdaroğlu, Danıştay’ın kuruluş yıldönümünde karşılaştığı Kurtulmuş’a, KHK ile geçmişleri ellerinden alınıp gelecekleri de ipotek altına alınınca ölüm orucuna yatan Nuriye Gülmen ve Semih Özakça’nın durumunu hatırlatmış. OHAL mağduru iki eğitimcinin aylardır eylem yaptığı, iki ayı aşkın süredir de ölüme yattığı meydana birkaç kilometre uzaklıkta ofisi olan Kurtulmuş, “Haberdar değilim” yanıtı vermiş.

basindan-sorumlu-hayattan-sorumsuz-286302-1.basindan-sorumlu-hayattan-sorumsuz-286303-1.

Ülkeyi yöneten isimlerden herhangi birinden söz etmiyoruz. Anadolu Ajansı ve TRT’nin patronluğunu yapan, basından sorumlu olan, üstüne üstlük hükümet sözcülüğü sıfatı taşıyan Kurtulmuş’un, Ankara’nın göbeğinde yaşanan trajediden haberi yokmuş. Ne kendisine bağlı basın kuruluşları haber vermiş ne de her hafta karşısına geçtiği gazetecilerden bu yönde soru gelmiş demek ki.

Nerden tutsanız, elinizde kalıyor. Keşke Kurtulmuş “Haberdar değilim” diyerek yalan söylemiş olsa. Bu bile daha iyi bir seçenek olurdu.

1283 hâlâ içinizde mi?

Atatürk’e hakaret olimpiyatları sürerken, Genelkurmay’ın sessizliği devam ediyor. Başbakan Binali Yıldırım’ın eleştirmesinden sonra yandaş gazeteler bile utangaç bir edayla da olsa meseleye yer vermeye başlamışken;
Genelkurmay’ın, ilk başkomutanına, ülkenin kurucusuna edilen hakaretlere tek kelime etmemesine ne diyeceğiz?

Cumhuriyet karşıtlığı gün gibi ortada olan Cübbeli Ahmet bile eleştirilere sessiz kalmamışken hele…

Belli ki Atatürk’e “firavun” diyen yazarı evinde ziyaret eden nikah şahidi, pardon Genelkurmay Başkanı Akar’ın bu meseleye dair söyleyeceği pek bir şey yok.

basindan-sorumlu-hayattan-sorumsuz-286304-1.

Rahmetli Türkan Saylan’a ettiği sözleri tekrarlamaya bile utandığımız Hasan Karakaya için başsağlığı mesajı yayımlayan Akar, dün Genelkurmay’ın sitesine bakın ne koydurmuş… İçinde Zübeyde Hanım’ın adının ve fotoğrafının yer aldığı bir Anneler Günü mesajı.

Ya paşa paşa kınayacaksınız ya da Harbiye’deki geleneksel yoklama gününde Atatürk’ün numarası okunurken “1283 içimizde” diye bağırtmayacaksınız.

Ay inanmıyorum-2017

Tam olarak neyimiz olduklarına bir türlü karar veremediğimiz, bir gün “stratejik ortak” ertesi gün “ortak düşman” ilan ettiğimiz ABD ve Rusya’nın YPG himayesi, Ankara’nın kimyasını bozmuş gibi görünüyor. Gördüklerine inanamaz, müttefik saydıklarının yaptıklarını onlara yakıştıramaz hale geldi devletimiz.

ABD ziyareti öncesi “Virgül değil, nokta koymaya gidiyoruz” diyen Cumhurbaşkanı, gazetelerde çarşaf çarşaf yayımlanan, YPG’ye ABD’den ağır silah fotoğraflarına rağmen “Gelen haberleri dedikodu mesafesinde görmek istiyorum” dedi.

basindan-sorumlu-hayattan-sorumsuz-286305-1.

Fotoğraflara inanamayan Erdoğan, geçtiğimiz günlerde üniformalarına YPG arması takan Rus ve ABD’li asker fotoğraflarını da Putin ve Trump’a göstereceğini söylüyordu. Verdikleri destekten haberleri yokmuş gibi.

Neyse, umarız bu görüşmelerde her iki süper gücün lideri Erdoğan gibi fotoğraflar için “Dedikodu mesafesinde görmek istiyoruz” demezler.

Saman alevi bile havuzun Trump aşkından daha uzun

İktidara yakın gazeteler, Obama’nın görev süresi biterken açık açık Trump’a destek vermiş, rakibi Hillary Clinton’a FETÖ meselesi nedeniyle cephe almışlardı. “Yetmez ama Trump” başlıklı köşe yazıları da gördü bu gözler, “Yaşa be Trump” manşetleri de...

Ne diplomasi ne uluslararası ilişkilerin dinamiklerini biliyorlardı. Şunu sanıyorlardı, ABD’de başkan değişince tüm kartlar yeniden karılacak. ABD, bölgede Türkiye’den yana tavır alacaktı.


basindan-sorumlu-hayattan-sorumsuz-286307-1.
Bekledikleri gibi olmayınca, olamayınca havuz medyasının Trump aşkı çok sürmedi haliyle. Aynı köşe yazarlarından “Obamalaşan Trump”, “Trump yönetimindeki Obama artıkları” ifadeleri gelmeye başladı.

Keşke ABD’nin IŞİD’le mücadele için YPG’yi seçmesine kafayı taktıkları kadar, Türkiye’nin neden tercih edilmediğine kafayı yorsalar…

Yargısız değil ön yargılı infaz!

Çay toplayıcısı, cüppe önü ilikleyicisi olduğu aşikâr, hukukçu kimliği tartışmaya açık Danıştay Başkanı Zerrin Güngör, başında olduğu kurumun kuruluş yıldönümünde konuşmuş. Karşısında devlet büyüklerini görünce kendini tutamamış besbelli, vermiş mehteri. OHAL ve KHK’lerle ilgili başvurulara kapıyı kapatan Danıştay’ın başkanı, şöyle konuşmuş:

“KHK’lerin amacı, devletin kurumlarını terör örgütü mensuplarından arındırmak ve demokrasiyi korumak olup kişilerin hak ve özgürlüklerine, amaç dışında herhangi bir sınırlama getirilmemiştir.”basindan-sorumlu-hayattan-sorumsuz-286306-1.

KHK’ler on binlerce insanın bir gecede işinden, ekmeğinden, geçmişinden, geleceğinden edilmesi yetmemiş belli ki. Danıştay Başkanı’nın ağzından on binlerce insanın tümü, bir çırpıda terörist ilan edildi. Yargının tepesi, yargısız hüküm vermeye başlamışsa ne diyeceksiniz… Ahmet Telli’nin “Su Çürüdü”sünden başka…