Başkanlık sisteminin sonuçlarından AKP'liler de şikayetçi: Bakanlara ulaşılamıyor
05.12.2018 09:20 SİYASET
Başkanlık sistemi, bakanların seçim bölgesi ve vekillere karşı sorumluluğunu ortadan kaldırınca bu durumdan sadece muhalefet değil AKP de payını almaya başladı. Partideki “bakanlara ulaşamama şikâyetleri” yandaş gazetelere konu olacak boyuta geldi

YAŞAR AYDIN [email protected]

Başkanlık sistemi, bakanların seçim bölgesi ve vekillere karşı sorumluluğunu ortadan kaldırınca bu durumdan sadece muhalefet değil AKP de payını almaya başladı. Partideki “bakanlara ulaşamama şikâyetleri” yandaş gazetelere konu olacak boyuta geldi

Başkanlık sisteminin sonuçlarından AKP’liler de mağdur oldu. AKP örgütlerinde ve milletvekillerinde bakanlara ulaşamama sıkıntısı var. Parti içi tepkilerin üzerine AKP kurmayları yeni bir çözüm buldu; Meclis grubuyla Bakan’ın koordinasyonu, görevlendirilecek bir bakan yardımcısıyla sağlanacak.

Yandaş gazete sayfalarında tartışılacak kadar alenileşen bu rahatsızlığa getirilen çözümün de çok fazla karşılığı yok.

Çünkü sadece bakanlar değil, bakan yardımcılarının da belirlenmesinde partinin rolü çok sınırlı düzeyde kalmış.

Saray’ın listesinden boşluk kalırsa onlar da dost akraba kontenjanı ile doldurulmuş.

Öte yandan bu yöntemi daha önce deneyenlerden aldığımız bilgiye göre, yardımcısının da bakandan pek farkı olmuyor.

HER ŞEY DEĞİŞTİ
24 Haziran seçimleri sonrası kabinenin Meclis dışından başkan tarafından atanması parti ile bakanlar arasında mesafeyi daha da açtı. Atanan bakanların daha önce olduğu gibi seçim bölgesinde etkili olma, örgütle iyi geçinme gibi zorunlulukları yok. Sorumlu oldukları tek isim Erdoğan. Doğal olarak ilk elden görevleri oradan gelecek talepleri karşılamak olarak belirliyorlar. Bu yüzden en büyük şikâyet kendi örgütlerinden, milletvekillerinden hatta genel merkez yöneticilerinden gelen öneri ve taleplerin sümen altı ediliyor olması. Bu şikâyet öyle yaygınlaştı ki Meclis koridorlarında hangi AKP’liye rastlasanız aynı cümlelerle ve kızgınlıkla süreci özetlemeye başlıyor.

KAPSAMA ALANI DIŞINDA
Şikâyetlerini yüksek sesle ifade eden AKP’liler sadece Süleyman Soylu ve Berat Albayrak’ın örgütle temasının kaldığını ifade edip ekliyorlar, “Onlar da kendi adamlarıyla.”

Partinin 16 yıldır neredeyse her kademesinde görev yapmış AKP’li bir ismin “Daha önceleri de bakanlara her dediğimizi yaptıramıyorduk. Ama en azından konuşabiliyorduk. Genel Kurul’da, kuliste ya da odasında yakalayıp dert anlatabiliyorduk. En azından seçim bölgesine gidince konuşuyorduk. Şimdi bırakın bir sorunumuzu çözmeyi ne yüz yüze ne de telefonla ulaşabiliyoruz” sözleri partide yaşanan ruh halini göstermeye yetiyor.

YURTTAŞ NE YAPSIN?
Taleplerini il-ilçe örgütleri ile seçim bölgesindeki vekille iletmeye alışık olan AKP seçmeni de yeni duruma alışmakta zorlanıyor. Parti kapısından eli boş dönenlerin homurtularına şu ana kadar Saray’a ulaşmış değil.

AKP’li milletvekili ve yöneticilerden gelen yakınmaları görünce ister istemez akıllara ‘bunlarda durum buysa yurttaş ne yapsın’ sorusu geliyor. O sorunun yanıtı aslında 16 yıllık iktidarda saklı. Seksen milyona hizmet vaadiyle başlanan yolculuk, önce AKP’lilere, sonra eski dostlara, en sonunda da aileye kadar daraldı.