‘Baskın: Karabasan’ın ilham kaynakları
ALKAN AVCIOĞLU ALKAN AVCIOĞLU

Son yılların en sıradışı Türk korku filmi ‘Baskın: Karabasan’ın yönetmeni Can Evrenol geleceği bir hayli parlak, genç bir yönetmen. Aynı zamanda da bir korku sineması düşkünü. ‘Baskın: Karabasan’la ilk uzun metrajını gerçekleştiren yönetmenle filmin ilham kaynaklarını ve kendisini etkileyen filmleri konuştuk.

Ateş Savaşı - La Guerre Du Feu (1981)

baskin-karabasan-in-ilham-kaynaklari-102655-1.
“Tersine bir bilimkurgu. Ron Pearlman’ın parladığı film. Bilimsel tahminler ve teorilere dayanarak çok detaylı bir şekilde 80 bin sene öncesindeki ilk insanların yaşayışını gösteriyor. Hiç konuşma yok. Özel olarak bir beden dili ve ilkel kelimeler geliştirilmiş film için. Mağarada yaşayan bir kabile. Medeniyet ve ahlak kavramlarından çok uzak, içgüdüsel yaşayan, yarı maymun, yarı insan gibi homosapienler. Hayatta kalabilmek için ateş her şeyden önemli. Mağaralarında sakladıkları ateşi çalmaya gelen başka bir kabile olursa, her an bir ölüm kalım savaşına uyanma riskiyle geceleri geçiyor... Filmin açılışında mağaranın içinde bütün kabilenin soğuktan korunmak için birbiriyle iç içe geçmiş uyudukları sahne Baskın’daki vahşiler (Baba’nın tarikatı) için büyük bir ilham kaynağı olmuştur bana. Bütünüyle sinemaya ve hayata bakışımı derinden etkileyen bir film.”

Çılgınlığın Ötesinde - In The Mouth of Madness (1994)

baskin-karabasan-in-ilham-kaynaklari-102656-1.
“Baskın aslında bir anlamda cinnet ile ilgili bir film. Delilik, kâbus ve insanın kendi zihinde kaybolması... Bu temaların müthiş bir gustoyla işlendiği bir b-film ‘Çılgınlığın Ötesinde’. Mahşer edebiyatından bir mihenk taşı. Lovecraft ve Stephen King klişelerinin sinemadaki en güzel resmi geçidi gibi. ‘Çılgınlığın Ötesinde’, ‘Cinnet - The Shining’ (1981) ve ‘Düş Kapanı - Dreamcatcher’ (2003) gibi filmler, Baskın’daki Remzi ile Arda arasında kalp gözüyle kurulan bağ için en büyük ilham kaynaklarımız oldu yazarken. Ama bu filmlerdeki kadar belirgin yapmayıp, daha muğlak bırakmak istedik biz.”

Yaratık Alien (1979)

baskin-karabasan-in-ilham-kaynaklari-102657-1.
“Yaratık’tan bahsetmeden olmaz tabii. Lovecraft edebiyatının zirvesidir, aslında Lovecraft’le alakası yok gibi gözükse de. Baskın’daki polis minibüsü ile ‘Yaratık’taki “ana gemi”yi yan yana koyup çok düşündük senaryo aşamasında. Baskın’daki polis minibüsü polislerin evi, namusu, beşiği ve mezarı olarak yorumlanabilir. Tıpkı ‘Yaratık’taki geminin bir “anne” ve mürettebatının onun “çocukları” olması gibi paralel ailesel simgeler kurduk biz de kafamızda.”

Ninja Scroll (1993)

baskin-karabasan-in-ilham-kaynaklari-102658-1.
“Baskın’la çok alakasız gibi gelebilir belki. Ama gelmiş geçmiş en sevdiğim filmlerden biri. Japon animasyonunu dünyada ilk patlatan 2-3 başyapıttan biri. Yakın planlarıyla, bazen çok hızlı bazen çok yavaş temposuyla, manyak kurgusuyla, sürreal ve şiirsel anlatımıyla izlediğim ilk günden beri hayal dünyamın en büyük devlerinden biri. Sapkın ve acımasız bir Red Kit çizgi romanı gibi.”

Hellraiser (1987)

baskin-karabasan-in-ilham-kaynaklari-102659-1.
“Baskın’daki ‘baba’ karakteri aslında rüyalarla bağlantısı açısından daha çok Freddy gibi bir iblis. Ama bu karakter tavır ve hal olarak daha ağır ve daha sakin, karanlık bir aile babası gibi olsun istedik. Esas olarak da ‘Hellraiser’daki Pinhead ve ‘Kıyamet - Apocalypse Now’daki Kurtz’ü kendimize örnek aldık. Ama ‘Hellraiser’ın üzerimizdeki etkisi sadece Pinhead karakteriyle sınırlı değil. Clive Barker’ın başyapıtı, korku, cinsellik ve aile mefhumlarının iç içe geçirişiyle, her zaman zihinleri kurcalayan bir kült klasik.”