Anasayfa YAZARLAR Beşiktaş’ta Kagawa bonkörlüğü!

Beşiktaş’ta Kagawa bonkörlüğü!

Süreci doğru yönetmek için öncelikle ‘abartı’ tanımıyla başlamakta yarar var

Bir idealizasyon çabası olarak görülen abartı, gerçeği bonkörlük içinde kabullenip asıl olanı kabullenmemektir.

Kagawa’nın Beşiktaş’a transfer olmasının altındaki gerçekleri ve gelişen süre ile anlaşma şekilleri çokça tartışıldı. Bunun nedeni, kulüp olarak ciddi transfer zararlarına uğrayan Beşiktaş’ın artık finansal açıdan yönetilemez duruma gelmesidir.

Bir dernek ve sivil toplum kuruluşu kimliği olan kulübün, bu kadar büyük bir sorumsuzluğa maruz kalmasının altındaki nedenleri tüm kulüp üyelerinin ve taraftarların tartışması gayet doğaldır.

Sürecin gidişatındaki gerçek ise, kaçınılmaz olarak bir yönetim değişikliği ve Seba’nın ahlaki ve duygusal tepkilerinin kulübe geri gelmesinin sağlanmasıdır.

Bu konunun sürekli gündemde tutulması, Beşiktaş için var olma ve tarihsel kurgusundaki varlığını ve misyonunu kaybetmeme değerlendirilmesi üzerinde sürekli olmasıdır.

Buradaki finansal ve yönetsel zaafların oluşum gerçeklerinin ortaya koyulmasının ‘abartı’ olarak manipüle edilmesi kabul edilemez bir stratejidir (!).

“Böyle eleştiremezsiniz” ya da “Beşiktaş başkanını ibra etmemek olmaz” tarzındaki savunmalarla (!) eleştiriyi deforme etmeye çalışmak ve her şey ‘abartılıyor’ tarzındaki tepkilerle süreci tartışmadan ve gerçekleri ortaya çıkarmadan sekteye uğratmak Beşiktaş’a zarar verir.

Beşiktaş Antalya maçının sonuç ve oyun anlamındaki değerlendirilmesinin içeriği çok net bir başarıdır.

Bir idealizasyon kurgusu içine girilerek maç sonucunun ve oyununun bonkörlük içinde sosyal medya üzerinden tartışılması, gelecekteki birtakım olumsuzlukların ortaya çıkmasıyla hayal kırıklıklarının oluşmasına neden olabilecek kaygıları içerisinde taşıyor.

Hiç abartmadan Beşiktaş Antalya maçını incelersek:

Birincisi; yıllardır Avrupa Kupalarında oynayan ve çok iyi bir savunmacı olan Bülent Korkmaz’ın, hâlâ takım savunma prensiplerini oturtamamasıyla defans bloğu içinde sürekli arkaya adam kaçırmasındaki zaaf sadece Beşiktaş’a değil tüm oynadığı takımlara avantaj sağlıyor.

Bu tip takımlar için önemli strateji, savunma kurgusundaki taktiksel bütünlüğü sağlıyor. Bunun üzerinden şekillendirilecek hücum organizasyonları daha etkili sonuç verir.

İkincisi; Beşiktaş Cenk ve Talisca’nın gitmesiyle bir kademe düşmüştü. Sonrasında Pepe, Babel ve Quarisma’nın gitmesiyle bir kademe daha düştü.

Beşiktaş’ın elinde var olan ile süreç içinde şampiyonluğa oynamak sıkıntılı gözüküyor. Yönetim zaafları ile finansal yönetimdeki sorumsuzluk (Cenk hariç ki orada da strateji hatası var) bu oyuncuların gitmesine neden oldu.

Elinde var olan içerisinde Antalya maçına en iyi kadroyla çıkarak, yukarıda anlatmaya çalıştığım rakip zaafları kullanarak ilk yarıda ciddi sonuç elde etti.

Finansal çıkmazlar yüzünden Dortmund’un ve Kagawa’nın tüm şartlarını kabul ederek anlaşma imzalayan Beşiktaş, nerdeyse Kagawa’nın giden oyuncuların tüm açıklarını kapatacak ve takımı başarıya götürecek bir anlam yüklenmesiyle karşı karşıyadır.

Bu çok tehlikeli bir idealizasyondur.

Kagawa’nın geçmiş kariyeri çok başarılı bir içeriğe sahiptir.

Ama, 17 haftadır oynamayan bir oyuncunun 9 dakikasına bakarak ve neredeyse hiç zorlanmadan goller atması üzerinden bu kadar büyük idealler çizmek ciddi hayal kırıklıklarını içerisinde barındırır.

Bilimsel olarak 17 hafta oynamayan bir oyuncunun 90 dakika oynayacak süreyi yakalaması üç-dört hafta içerisinde mümkün olamaz.

Beşiktaş çok zorlu bir maç trafiğine giriyor, buradaki sonuçlar her şeyi belirleyecektir.

Yönetim üzerindeki eleştirel bakışa bu kadar mütevazi olmak ve Kagawa’ya bir o kadar anlam yükleyerek abartmak büyük çelişkidir.

Her olguyu gerçek değeri içerisinde eleştirmek gerekir. O zaman bir sonuç üzerine tartışma olanağı ortaya çıkar. Aksi, tüm bileşenler sorunun parçası olarak kalır. Bu da en çok bu süreçten nemalanan mutlu azınlığa yarar.

Artık Beşiktaş’ın doğru analizden başka kaybedecek hiçbir şeyi kalmamıştır.

BİRGÜN TV'Yİ YOUTUBE'DA TAKİP EDİN

10,942AbonelerABONE OL
- Reklam -

SON HABERLER

Geride kalanlar

Seçimler de geçti bakalım şimdi nefret tayfa ne yapacak. Son haftalarda artık yurttaşa...

G-20’ye doğru dünya ekonomisi

Küresel kapitalizm 2019’u bedbin bir ruh hali içerisinde geçiriyor. Fazla geriye gitmeye...

Şimdi başlıyor

Sandıklardan umut çıktı. İktidar, demokrasinin kırıntısı olarak elinde tuttuğu sandığı bir YSK tekmesiyle yıkmıştı....

Çarpıtılmış umut

Seçimlerin ardından sevinç içinde sokağa çıkan insanları izlerken içimde nedense tuhaf bir hüzün...

Besteci Aslıhan K

Genç bestecimiz Aslıhan Keçebaşoğlu (24) Sibelius Akademisi’ni kazandı, fakat 6 Temmuz’dan önce burs bulunabilmeli...

Kayıp olarak aranan kişi yakılmış halde bulundu

İzmir'in Bayındır ilçesinde, 6 gün önce kendisinden haber alınamayan Ali Merter Girgin'in (28) yakılmış halde...

Ekrem İmamoğlu’ndan İBB önünde bildiri okuyan personelle ilgili açıklama: Benim hiç kimseye bir kinim yok

23 Haziran'da yapılan İstanbul seçiminde yeniden İBB Belediye Başkanı seçilen Ekrem İmamoğlu, seçim...

İşten çıkarılan Aliağa Belediyesi işçilerinin son hakedişleri ödenmedi

İşten çıkarılan Aliağa Belediyesi işçileri 22 Haziran’da almaları gereken Mayıs ayı hak edişlerini...

“Halkı bilgilendirmek, bilinçlendirmek görevimizdir”

Aydın Karacasu Dereköy Mahallesi'nde jeotermale karşı bilgilendirme toplantısına katılan Aydın Tabip Odası...

Abbasağa Parkı’nı gökkuşağı renklerine boyayanlara faşist saldırı

Her yıl, sanatçı Kazım Koyuncu'nun ölüm yıl dönümünde gerçekleştirilen 'Kazım İsyandır' etkinliği...

Sonraki haber