Beyoğlu Sineması’na kart desteği büyüyor
08.08.2017 09:49 KÜLTÜR SANAT
Sadakat Kartı projesi fikrinin sahibi Cem Altınsaray, borçları ödeyip Beyoğlu’nda sinema kültürünün nefes alıp verdiği bir merkez yaratmak istediklerini söyledi

HÜLYA ÇAM

Beyoğlu’nun simgelerinden olan 28 yıllık Beyoğlu Sineması’nın borçları nedeniyle kapanmasını önlemek için yaşama geçirilen ‘Beyoğlu Sineması Kartı’ satışları sanatçıların desteğiyle devam ediyor. Sadakat Kartı fikrinin sahibi Cem Altınsaray, BirGün’e değerlendirmelerde bulundu.

Proje birinci ayını doldururken ilk iki taksiti ödeyebilecek kadar satış gerçekleştirdiklerini ama hâlâ ciddi borçları olduğunu belirten Altınsaray, “Sıcaklardan, mevsimden ve gündemin çok hızlı akıyor olmasından dolayı satışlar düştü. Eylülden itibaren sıfırdan başlıyormuş gibi çalışmamız gerekiyor. Yeni bir dinamizimle, ayağa kaldırmamız gerekiyor kampanyayı. Başarabilirsek Filmekimi’ne doğru nefes alacağız” dedi.

beyoglu-sinemasi-na-kart-destegi-buyuyor-332729-1.

Ünlü isimler de kart satışlarına verdikleri desteğin yanı sıra, sosyal medyada “Ben kartımı aldım, sen de aldın mı?” sorusunun yer aldığı videolar aracılığıyla katkıda bulunuyorlar. Bu destekle ilgili Altınsaray şunları söyledi: “Bu sinemanın kendine ait seyircisi var. Buraya ilk günden beri sahip çıkan, bizimle bu mücadeleyi paylaşan, yıllarca bu sinemada filmler izlemiş insanlar... Ancak bu kadarla yetinmek istemiyoruz. Burayı, borçları kapattığımız takdirde, ayakları üzerinde duran, bir daha bu şekilde borca batmayan bir işletmeye dönüştürebilmemiz için buraya daha önce hiç gelmemiş olan seyircileri de çekmemiz gerekiyor. Sinemanın ruhunu koruyarak, bağımsız sinemanın kalesi kimliğinden ödün vermeden, daha önce burada hiç film izlememiş, hatta adını bile duymamış insanların gelip bu sinemada film izlemelerini sağlamamız şart. Bu yüzden de oyuncu arkadaşların desteği çok önemli. Çünkü onların sesi bizimkinden çok daha uzak yerlere ve kitlelere ulaşabiliyor” diye konuştu.
Borçların kart satışıyla kapanmayacak kadar büyük olduğu yönündeki iddiaları sorduğumuzda ise Altınsaray şu yanıtı verdi: “Borç için tam olarak şu kadar diye bir rakam veremem çünkü çok fazla yere ait ve çok dağınık bir borç durumu var. Baştan beri yazılıp çizildiği gibi 1 milyona yakın bir meblağ olduğunu söyleyebilirim. Muhtemelen bu iddiada olanlar, hayatta hiçbir mücadelenin peşine düşemeyecek olan insanlar. Büyük ihtimalle halihazırda toplanan parayı ve şimdiden kapatılan borcu da ödenemez olarak düşünmüşlerdir en başta.”

Bastırdıkları 5000 karttan 3000 kart sattıkları takdirde borcun kapanacağını belirten Altınsaray, tüm kartların satılmasıyla kasada para da kalacağını ve sinemaya yatırım yapabileceklerini söyledi.

Sinemanın kurtulması için halen kaç kart satılması gerektiği bilgisi kartın satış sitesi beyoglusinemasikarti.com adresinden de görüntülenebiliyor.

Onur Ünlü desteği
Eylül’den itibaren sürpriz etkinliklerin de olacağını söyleyen Altınsaray, “Burayı sadece bir sinema gibi değil, sinema tutkusunun her boyutuyla yaşandığı, bir nevi kültür merkezine dönüştürme hayalimiz var. Sinema kültürünün nefes alıp verdiği bir yer yaratmak istiyoruz” diyerek ilk müjdeyi de bize verdi.

Onur Ünlü’nün son filmi ‘Kırık Kalpler Bankası’nın ilk gösterimi Beyoğlu Sineması’nda 10 Ağustos akşamı, 18:45 ve 21:45’te peş peşe iki seansta yapılacak. İki gösterim arasında Onur Ünlü seyirciyle bir söyleşi gerçekleştirecek.

***

beyoglu-sinemasi-na-kart-destegi-buyuyor-332728-1.

‘Sanat eserleri değil şimdiki Beyoğlu ucube’

Ünlü sanatçıların Beyoğlu Sineması içinde kurulan bankodan kart satışını bizzat gerçekleştirdikleri etkinliğin sanatçı ayağı Sevinç Erbulak ile şimdilik sona erdi.

Destek projesinin kendisi için aktivite olmadığını belirten Erbulak, kendisini projenin bir parçası olarak gördüğünü söyledi.

Projeyi BirGün’e değerlendiren Erbulak, “Şimdiki Beyoğlu ile benim yirmili yaşlarımdaki Beyoğlu arasındaki gözle görülür fark, o estetik anlayışın bugün böyle bir ucubeye dönüşmüş olması. Gerçek ucubenin ne olduğunu şu anda görüyoruz. Bir yapıyı tersine dönüştürmemiz gerekiyor. Sanat eserleri bir ucube değil ama şu anki Beyoğlu bir ucube. İçindeki en önemli değerlerden biri olan Beyoğlu Sineması, Ses, Atlas da tersine dönüştürülmeyi hak ediyor. Biz bu kurumları yaşatmakla yükümlü bir kuşağız. Keşke buraya gelip destek veren sanatçılar olarak sadece sanatlarımızı yapabiliyor olsak ama artık negatif anlamda o kadar çok etken var ki hangi birine gönlünü bırakacağını şaşırıyor insan. Dolayısıyla bunun bir parçası olmaktan çok büyük bir mutluluk duyuyorum. Umarım bir işe yarar” dedi.