Anasayfa KÜLTÜR SANAT Bienali işgal edelim!

Bienali işgal edelim!

Sanat yapıtlarını bir metnin içine gömebilirsiniz. Ya da yapıtlar tüm metinlerin üzerinde yüzebilir. Önce metinlerini tasarlayan ve yapıtlarını metnin içine gömererek bir arada tutan sanatçılar vardır. Ya da yapıtlarını metin denizinin akıntılarına, rastlantısal karşılaşmalara bırakan sanatçılar. Mutlaka her sanatçının kavramları vardır ama kavramlarla ördüğü anlatıların içine yapıtlarını gömenler ile yapıtlarını bir denizanası gibi kavramsal akıntılarla sürüklenmeye bırakanlar arasında fark vardır. Metne gömülü sergi düzenlemelerinde izleyiciler önceden metni bilemedikleri ve metnin içine giremedikleri için kendilerini dışlanmış gibi hissedebilirler. Yapıtlar sergi mekânına bir kurmacanın karakterleri gibi yerleştirilmişlerdir. İçine giremedikleri, bilmedikleri bir kurmacanın karakterleriyle karşılaşmışlar ama ne olup bittiğini anlamamış olabilirler. Ya da izleyici, sanatçının kendi metnine göre ilişkilendirdiği yapıtlar arasında kendi bağlantılarını kurabilir. Yapbozun parçalarını biraraya getirdikçe önceleri anlamsız gelen parçalı dünya anlamlı hâle gelecek ve kaostan düzen kotarmanın tadını çıkaracaktır. Ortaya çıkan anlamlı dünya sanatçının niyetinden çok farklı olabilir.


Yapıtları tek tek yorumlayıp yapıtlar arasında bağlantılar kurarak kendi anlatınızı oluşturmak çaba ister. Çoğunlukla metni önceden okuyup sanatçının yarattığı anlam dünyasında rahat bir yolculuğa çıkmayı yeğleriz. Sanatçının niyetine bağlı kalırsanız, sorunun çözümü için sanatçının size verdiği bir cevap anahtarınız olacak. Sorunla karşılaşmak ve kendi başınıza çözmek yerine cevap anahtarından doğru cevapları bulabilirsiniz. Ya da cevap anahtarını bir kenara bırakıp, tek tek yapıtlarla karşılaşabilir, bir duygulanım ve düşünme nesnesinin size sunduğu sorunları çözmeye girişirsiniz. Daha sonra anahtara baktığınızda verdiğiniz tüm cevapların yanlış olduğunu görebilirsiniz. Ama unutmayın, sanatta doğru cevap yoktur, sadece yorumlar vardır. Bir açık yapıt olarak sanat yapıtı, yorumlara açıklığıyla cevap anahtarını ihlal etmeye kışkırtacaktır zaten.

O yüzden sanat yapıtı ve yapıtların her yan yana gelişi yeni bir dünya imgesidir, bir ‘imago mundi’. Bildik bir dünyanın düşünce şemalarını terk etmeye davet eder sizi. Ya da bildik dünyayı görünür kılarak içinde bulunduğumuz ilişki ağlarına, kendimize dışarıdan bakmamızı sağlayarak hayatımızı bir düşünce nesnesine dönüştürebilir. Ve bu yüzden sanat yapıtlarının yer aldığı galeri mekânı bir şantiyedir. Sanatçıyla birlikte kendi inşanızı gerçekleştireceğiniz bir yıkım ve yapım yeri.

bienali-isgal-edelim-361769-1.Sanat günümüzde yıkımla, insanı yerinden yurdundan eden kentsel dönüşümle birlikte anılır olmuştur. Nerede yoksulların yaşadığı bir semtin nezihleştirilmesi varsa, orada önce sanatın ortaya çıkışına ve ardından konut fiyatlarının yükselişine ve semt sakinlerinin yerinden edilmesine tanık oluyoruz. Zaman içinde kurulan komşuluk ağları sanatın öncülük ya da eşlik ettiği nezihleştirme hareketiyle birlikte parçalanmakta ve geriye kutuların içinde ilişkisiz bireyler kalmaktadır. Ve bu yılki İstanbul Bienali’nin temasının ‘İyi Bir Komşu’ olması da bir o kadar manidardır. Sanatın komşuluk ilişkilerinin yıkılmasındaki suç ortaklığını örtbas etme çabası mı yoksa bir vicdan kanaması mı?

Sanat komşuluk ilişkilerini yıkılmasına eşlik ediyor ve yoksulları yerinden yurdundan ediyorsa yoksullar da nesneler olarak değil, failler olarak sanatı işgal etmeli ve sanatın kurduğu dünya imgesini yerinden etmeli. Bu zamana kadar yoksullar sanatta, bir nesne, betimlenecek ve yüksek fiyatlardan satılacak bir imge olarak yer bulmuştur. Kültürel sermayeden yoksun bırakılanların bu dengesizliği ancak işgal sırasında gidereceklerinden hiç kuşku yok. Hazır metinlerin içine yerleştirilerek edilginleştirilenlerin, dünya bilgisinden yoksun bırakılanların sadece öte dünya bilgisine ulaşmalarına izin veriliyor. Sergi mekânı, dünya bilgisinden yoksun bırakılanların kendi dünya imgelerini kurabilecekleri, şimdi ve burada dünyayı kavrayabilecekleri ve çözümlerini kendilerinin bulacağı kendi sorularını sorabilecekleri bir şantiyedir. Bienali işgal etmezsek, bizim adımıza soru sorup bizim adımıza yanıt veren egemenlerin bir yerleştirme nesnesi olmaktan kurtulamayacağız.

- Reklam -

SON HABERLER

Ankara ve İstanbul için son anket: ‘Yavaş ve İmamoğlu önde’

AREA Araştırma Şirketi'nin yaptığı son ankette Ankara’da Mansur Yavaş yüzde 44.3, Mehmet...

İsrail: Trump, Golan Tepeleri kararnamesini yarın imzalayacak

İsrail Dışişleri Bakanı Vekili ve Ulaştırma Bakanı Yisrael Katz, "Başkan Trump, yarın...

Erdoğan: Vatandaşın nabzını anketlerden çok meydanlarda tutuyorum

Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Tayyip Erdoğan, TGRT Haber'de yerel seçimlere ve...

“Bay Kemal konuşacak tabii. İşçinin, çiftçinin, esnafın, tüccarın derdini kim dile getirecek?”

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, "Nerede bir mazlum varsa bu kardeşiniz o...

Kupa Voley’de şampiyon Eczacıbaşı VitrA

Voleybolda AXA Sigorta Kadınlar Kupa Voley finalinde Eczacıbaşı VitrA, Fenerbahçe Opet'i 3-1...

CHP’den Demirören’e tepki: Amiral battı

CHP İzmir ve İstanbul İl Gençlik Kolları, CHP Lideri Kemal Kılıçdaroğlu’na haberleri...

Ağrı’da okullara kar tatili

Ağrı'nın Eleşkirt ilçesinde olumsuz hava koşulları nedeniyle taşımalı eğitim kapsamındaki okullarda eğitime...

Norveç’de batma tehlikesi geçiren gemi limana yanaştırıldı

Norveç'ın batı kıyısı açıklarında arıza yapan Viking Sky adlı turist gemisi, motorlarının...

“Sandıklara sahip çıkamamanın hiçbir mazereti olmayacaktır”

"Millet İttifakı Seçim Güvenliği Toplantısı", CHP'li ve İYİ Parti'lilerin katılımıyla Ankara Spor Salonu'nda...

Bakan Soylu’nun yardımcısı: Memlekette korku salmak isteyenler, düşün yakamızdan

Şırnak Valiliği ile Çocuk Oyunları ve Spor Kulüpleri Federasyon Başkanlığınca düzenlenen "Geleneksel...