Bilal Erdoğan: Acaba kaç tanemiz at biniyor?
22.09.2018 20:56 GÜNCEL

Dünya Etnospor Konfederasyonu Başkanı Bilal Erdoğan, "Çocuklarınızı geleneksel sporlarla muhakkak buluşturmaya çalışın. Burada bugün ok atanlar, burada bugün güreşleri izleyenler, bugün burada atlı sporları, gösterileri izleyenler, kendi hayatlarına acaba bunları katabiliyorlar mı? Bunun çalışmasını yapalım. Yani biz at üzerinde destanlar yazmış bir ecdadın torunlarıyız." dedi

Erdoğan, Aksaray Belediyesinin organizasyonu, Dünya Etnospor Konfederasyonu ile Okçular Vakfının desteğiyle "2. Kılıçarslan" temasıyla düzenlenen 33. Aksaray Ihlara Kültür Sanat ve Spor Festivali'ne katıldı.

"KÜRESELLEŞME, TEK TİPİ DAYATIYOR"

Festivalde konuşan Erdoğan, geleneksel sporlar, oyunlar, el sanatları ve müziklerin neden bu kadar önemli olduğuyla ilgili bazı kişilerin kendisine ulaştığını ve bu durumu sorduğunu aktardı.

Erdoğan, dünyada küreselleşme sürecini yaşandığını belirterek "Nedir küreselleşme? Dünyanın küçülmesi, mesafelerin kısalması. Dolayısıyla paylaşımın çok hızlanması. İnsanların birbirleriyle, milletlerin birbiriyle paylaşması ve maalesef bu küreselleşme sürecini Batı hegemonyasında geçirdiğimizden, Batı'nın bu küreselleşmeyle birlikte bir tek tipleşmeyi bize dayattığını görüyoruz." ifadelerini kullandı.

Dünya Etnospor Konfederasyonu olarak dünyanın bütün renkleri ve kültürlerinin güçlü olması, yaşaması ve var olması gerektiğini savunduklarını dile getiren Erdoğan, bu durumu geleneksel sporlar alanında yürüttüklerini söyledi.

Erdoğan, geleneksel sporların popülerleşmesi, daha çok oynanması ve izlenmesi gerektiğini vurgulayarak şu değerlendirmeyi yaptı:

"Hamdolsun üç yıldır yaptığımız çalışmalarda hem yurt içinde hem yurt dışında bu mesajın gitgide daha fazla karşılık bulduğunu görüyoruz. İşte inşallah ülkemizde de geleneksel sporlarımızı yeniden güçlendirdiğimizde bunun yanında geleneksel müziklerimizin, geleneksel yemeklerimizin, el sanatlarımızın, kültürümüzün diğer bütün unsurlarının da güçlendiğini göreceğiz çünkü geleneksel güreşlerimizde, halk ozanımızı aslında yaşatmış oluyoruz. Mehterimizde, bütün Osmanlı'nın o ihtişamını yaşatmış oluyoruz. Bunlar neden unutulsun? Bunlar neden sadece müzelik hale gelsin? Bunları evlerimizde, sokaklarımızda, mahallelerimizde, şehirlerimizde yaşamak zorundayız. "Çocuklarınızı geleneksel sporlarla muhakkak buluşturmaya çalışın. Burada bugün ok atanlar, burada bugün güreşleri izleyenler, bugün burada atlı sporları, gösterileri izleyenler, kendi hayatlarına acaba bunları katabiliyorlar mı? Bunun çalışmasını yapalım. Yani biz at üzerinde destanlar yazmış bir ecdadın torunlarıyız. Acaba kaç tanemiz at biniyor? At binmek sadece böyle kısıtlı bir elit kesimin sporu mu yoksa acaba bu Türk'ün sporuysa bütün Anadolu'nun sporu mu veya ok atmak? Sadece bugün ok atmakla bırakmayın, okçuluk sporunu benimsemeye çalışın. Çocuklarda dikkat dağınıklığını gidermede pedagoglar tarafından tavsiye ediliyor. Bu bizim kendi sporumuz. Başka bir yerden ithal edilmiş şey değil. Dolayısıyla ben bütün annelere babalara sesleniyorum. Çocuklarımız bugün burada eğleniyorlar. Bize ait olanlarla da eğlenmek mümkün. Bize ait olanlarla da zaman geçirmek mümkün. Sadece dışarıdan ithal ettiklerimize muhtaç, mahkum değiliz. Onlar da tamam. Biz Batı'nın kültürünü silmeye, yok etmeye falan kalkışmıyoruz ama bizim kültürümüzü yok etmeden, bizim kültürümüzü yaşatarak bunu yapmak zorundayız."